Son Haberler
Anasayfa / Etiket Arşivi: isa çolaker

Etiket Arşivi: isa çolaker

BİLMEM BU GURBETLİK NE KADAR UZAR

                 Bir şiirinde Orhan Veli böyle söyler. Böyle tanımlar gurbetin zor yanını. Gurbetin tanımına da uygun bir mısradır. Eskiler gurbete yad el demişler, yabancı yer demek istemişler. Doğrudur. Gurbetçilik diye bir kavramımız vardır. Gurbetçi yurt dışını (Almancı) anlatırken, gurbetçilik yurt içini anlatır olmuş. Yani biz gurbetçilik yapıyoruz. Amasya’da mukim olmak, gurbetçi olmamıza neden oluyor. Otuz yıla yakındır Amasya’dayız. Seksenli ... Devamını Oku »

KÖTÜLÜĞÜN EDEBİYATI

  Edebiyat, merhamet ve vicdanın ifadesidir. Öyle de olması gerekir. Bazı edebiyat erbabının icraları, edebiyatın kötülük yolundaki taşlarını döşemektedir. Bunu şiir, roman, hikâye yoluyla yapanlar olduğu gibi, karikatürize edenler de mevcuttur. Bu yapılanlara kötülüğün edebiyatı diyebiliriz. Aşağıdaki ifadeleri gördüğünüz zaman, bana katılacağınızı düşünüyorum. Aslında edebiyat kötüye düşmandır, âmâ bu tipler kötülüğe neferdirler. Metinleri gördüğünüz de hakikatin ışığını da görmüş olacaksınız. ... Devamını Oku »

TÜKENMEMEK İÇİN

                 İnsan tükenmez diyorlar ama modern insan tükeniyor.Tükenmek bir meta meselesi olmaktan çıktı. Artık insan da tükenir oldu. Kendine zaman ayırmayan,ruhuna yatırım yapmayan, ortama girmeyen, sanata ve bedenine sahip çıkmayan bireyler tükenme meselesiyle karşı karşıyadır. İnsan kendine yük olur mu, evet olur. Nefsine ve fiyakana dikkat etmezsen, senin de nur topu gibi tükenme sürecin olur. Tükenmek kelimesini sadece bir ... Devamını Oku »

SEZAİ KARAKOÇ ÜSTÜNE

– Sezai Karakoç’un ileriye bakan yönü, düşünce ufukları, düşünce karakteri ve öngörüleri üzerine bir şeyler yazmaya karar verip bütün kitaplarını baştan sona okuyunca ve daha da önemlisi bütün konuşmalarını sırayla dinleyince (Yüce Diriliş Partisinin internet sitesinde yer alan toplam 250 saat civarındaki 198 konuşma) böyle bir düşünceye vardım. Genel olarak da Sezai Karakoç şair kimliğiyle tanınıyordu. Bu, mütefekkir Sezai Karakoç’a ... Devamını Oku »

ÇOCUKLUĞUMUZ

Çocukluğumuz/Sezai Karakoç Annemin bana öğrettiği ilk kelime Allah, şahdamarımdan yakın bana benim içimde Annem bana gülü şöyle öğretti Gül, Onun, o sonsuz iyilik güneşinin teriydi Annem gizli gizli ağlardı dilinde Yunus Ağaçlar ağlardı, gök koyulaşırdı, güneş ve ay mahpus Babamın uzun kış geceleri hazırladığı cenklerde Binmiş gelirdi Ali bir kırata Ali ve at, gelip kurtarırdı bizi darağacından Asyada, Afrikada, geçmişte ... Devamını Oku »

KUN SENFONİSİ

Kûn Senfonisi / ع AYN Yalnız bir ağaçtım, orman uzaklardaydı Direndiğim kadar dileniyordum toprağa Uzaklardaydı yağmur, sen uzaklardaydın Baharın açmaya çiçek sunmadığıydım Yaprakların yeşilden yüz bulmadığı Allah’tan gayrı kimseler dokunmuyordu nüveme Kuşların mâsivâ saydığıydım. Sen susuyordun, rüzgâr susuyordu Kime dokunsam göğsümden su yontmuyordu Terli bir ağaç oluyordum arsızca koşuyordum Rahmetinden hadîkalarımı aşan nehirlerden akıyordum Savaşlar geçiriyordum sakat atlarla Âmâ bir ... Devamını Oku »

DOSTA DOĞRU

İçimde uzayan her yol, Çıkar gider dosta doğru. Menekşe, nergis, ıtır, gül, Kokar gider dosta doğru. Zamanım yoğrulur gamla, Birleşir sabah akşamla. Ilık kanım damla damla, Akar gider dosta doğru. Gel bende gör, sen gel beni, Durduramaz engel beni. Görmediğim bir el beni, Çeker gider dosta doğru. Beynim fırın, bağrım tandır, Yanarım hayli zamandır. Sevgim bir yavru ceylandır, Çeker gider ... Devamını Oku »

FERYADNAME

Endülüs’e Ağıt (Feryadnâme) Çıkan iner, kalkan düşer, her yükselişin var bir sonu Niçin bunca gurur maldan, mülkten, adtan sandan insanoğlu. Oluşta ne var ki olduğu gibi dursun, hiç değişmesin. Sen de gök gibisin, bir gün masmavi güneşlik, bir gün bulutlu. Bu dünya kime kalmış, yaramış ki kalsın yarasın sana da. Yok hiçbir çizgisinde bu yeryüzünün ölmezlik rengi ve ölmezlik kokusu ... Devamını Oku »

KURT VE LAMBA

Sezai KARAKOÇ Babamdan dinlemiştim: “Çocukluğumuzda oturduğumuz şehir Zülküfül Dağı’nda idi. Evimizin bitişiğinde ufak bir ağılımız vardı. Bir kış, baktık ki arada bir hayvan eksiliyor. Bir, iki, üç. Bunun üzerine babam, durumu anlamak için geceleri ağılda beklemeğe karar verdi. Bir gece, bir elinde petrol lâmbası, öbür elinde de bir sopa, beklerken, ağılın giriş yerinden içeriye bir kurdun daldığını görür. Meğer ağıla ... Devamını Oku »

YAŞAMA DAİR

                 Yaşama dair sözü olmak bir meseledir. Yaşamak da kolay değildir. Doğum yaşamın arifesi olsa da, yaşamak ölüm kadar sahicidir. Yaşamak herkesin harcı da değildir. Yaşamak bazen, değerlerin takibidir. Yaşamak, yaşamayı denemenin de adıdır. Cahit Zarifoğlu, Yaşamak adlı şirinde yaşamayı tanımlayamaz:” Neden diye sormayın hemen. / Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz. Derken aslında yaşamanın felsefesini yapmıştır. ... Devamını Oku »