Son Haberler
Anasayfa / Etiket Arşivi: öykü

Etiket Arşivi: öykü

DELİ

Deli Yüksek bir mahkemenin başkanıyken ölmüştü. Pürüzsüz yaşamı bütün Fransa adliyesince sevgiyle anılan çok iyi bir başkandı. Avukatlar, genç üyeler, yargıçlar onun iki parlak ve derin gözle aydınlanan iri, beyaz ve zayıf yüzünü yerlere kadar eğilerek büyük bir saygıyla selamlarlardı. Ömrünü, haksızlığı kovalamak ve zayıfları korumakla geçirmişti. Hırsızlarla katillerin ondan amansız düşmanı yoktu. Çünkü ta ruhlarının içinde onların en gizli ... Devamını Oku »

ARABALAR BEŞ KURUŞA

Akşam, caddelerin kalabalık zamanında, köşe başına bir kadınla bir çocuk gelirdi. Siyah bir çarşafa bürünen kadın elleriyle çarşafını yüzüne kapatır, yalnız iki siyah göz, sokağın yarı aydınlığında, parıltısız, önüne bakardı. Çocuk yanında ayakta dururken o çömelir, küçük bir çuvaldan birtakım oyuncaklar çıkarırdı: Bunlar bir değneğin ucuna takılmış bir çift tahta tekerlekti. Tekerleklerin üzerinde, iki yuvarlak tahtanın arasına çivilenmiş dört çubuktan ... Devamını Oku »

AYRAN

Köyden istasyona giden yol, eriyen karlarla diz boyu çamurdu. İki mızrak boyu yükselen güneş, tarlaları hala örten karların üzerinde pırıltılarla ve göz kamaştırarak yanıyor, fakat yoldaki pis su birikintilerine vurunca donuk sarı bir renk alıp boğuluyordu. Kocaman ve altı çivili kunduralarını çıplak ayaklarına geçirmiş olan küçük Hasan, sağ koluna aldığı güğümü, ara sıra dinlenerek sürüklemeye çalışmaktaydı. Bazan sol elindeki çinko ... Devamını Oku »

HİKAYECİLER VE HİKAYELERİ

                                                            1.Sevim Burak: Ah Yarab, Yehova İdi Adı, Yanık Saraylar. 2.Leyla Erbil: Diktatör, İncik Boncuk. 3.Fürüzan: İkinci  Yaz Şarkıları, Sevda Dolu Bir Yaz. 4.Sezai Karakoç: Geç Kalan Adamın Öyküsü, Kiralık Bir ... Devamını Oku »

HAZİNEDEKİ PASLI TENEKE

Bir yokmuş, iki yokmuş, üç yokmuş… Eski günlerde yeryüzünün bir ülkesinde hiçbişey yokmuş. Hiçbişeyi olmayan bir ülkenin bir padişahı varmış. Bu padişahın da bir hazinesi varmış. Bu hazinede o ulusun en değerli bir emaneti korunurmuş. Atalardan kalan bu emanetle o ulus övünürmüş. “Hiçbişeyimiz yoksa da, atalarımızdan bize böyle bir emanet kaldı” diye avunurlar, yoksunluklarını, yoksulluklarını unuturlarmış. Atalardan kalan emanet, bir ... Devamını Oku »

YOLDAN GEÇEN ÖYKÜ

           Günlerden Pazar. Hava sıcak mı sıcak… Haziran’ın son günleri… Tele­vizyon programlarında iş yok; sen hastanede nöbetçisin, üstelik bugün benim doğum günüm. “Yoldan geçen ilk öyküyü çevireceğim.” dedim ken­di kendime. “Bakalım, ne çıkarsa şansıma!” Öyle yaptım. Geçen ilk öy­küyü çevirdim; açtım sokak kapısını, girdi içeriye.   “Nasılsın, adın ne senin? diye sordum.   “Bir Yaz Gecesi ... Devamını Oku »