Son Haberler
Anasayfa / Etiket Arşivi: şiir

Etiket Arşivi: şiir

KENT KARANTİNA ALTINA ALINMALIDIR

  Kent karantina altına alınmalıdır Halk kekre kokulu uysallık hastalığına yakalanmıştır Sahte tanrılar, uyduruk şarkılar ırlamakta Ve işçi kızlar iç donlarını sahnelere fırlatmaktadır Konforun merkezini gösteren haritalar Evrensel reklamcıların ellerindedir artık Markalar yoksulların nabzında atmaktadır Mezar taşlarını deviriyor rüzgar Eviçlerine savruluyor sokaklar Eviçleri televizyonlara Halk, bileği taşlarına kör bıçaklar gibi yaslanmaktadır Kent karantina altına alınmalıdır Bütün sokaklar çıkmaz sokaklardır artık ... Devamını Oku »

ŞİİRİN SULARINDA GEZERKEN

  “Çün İstiklal buldun saltanatta/Adalet eyle daim memlekette” Devlet büyüklerimizden açtığımız şiir incilerimizi Orhan Gazi’nin sosyal muhtevalı dizeleriyle sürdürelim. Saltanata hakim olduğunda, bir başka anlatımla, yönetici olduğun zaman adaletten ayrılma diyor şairimiz. Devlet adaletle kaimdir demeye getiriyor. Öyle değil mi? Adaletin hakim olmadığı yerde istiklal ve istikbal kaygısı vardır. Yani sultanın hükmü de, adaletle oluşur. Yönetimin esası adalettir diyen ve ... Devamını Oku »

O ANLAMADI

  Lodostur, esince sert eser, dedim Üşürsen yüreğin buz keser, dedim Yabanla gezersen yâr küser dedim Dediklerim oldu, o anlamadı. Umuttur her eve tüten bacalar Çürük tekne sığ suda da bocalar Çileden çıkaran bu “acaba”lar Beni de tüketti, o anlamadı. Erinde-gecinde havuz boşalır Ortada kupkuru bir yalak kalır Sevgi azaldıkça göğsün daralır Dedim… dedim amma o anlamadı. Umut bağlanmaz ki ... Devamını Oku »

HAKİKAT

Çıktım erik dalına anda yedim üzümü Bostan ıssı kakıdı der ne yersin kozumu. Kerpiç koydum kazana, poyraz ile kaynattım Nedir diye sorana, bandım verdim üzümü. İplik verdim çulhaya sarıp yumak etmemiş Becit becit ısmarlar gelsin alsın bezini. Bir serçenin kanadın kırk katıra yüklettim Kırk çift dahi çekmedi kaldı şöyle yazılı. Bir sinek bir kartalı kaldırdı urdu yere Yalan değil gerçektir ... Devamını Oku »

ARİF OL

Arif ol kim bilesin esrarını Bu gözünle göresin envarını Heşt Bihişt’den fariğ ol can terkin ur Bunda bul yari bugün ko yarını Kim ki bunda bulmak ister yarini Varsın ol hep yare versin varını Yarini yarına koyan kimseler Bellidir terk idemez ağyarını Her kim ağyara uyup yari kodu Ta ebed görmeye ol dildârını Yare yar olmak gerek yar isteyen Yar ... Devamını Oku »

AŞK

Çarh-ı denîden itme recâ-yı atâ abes Peymâne-i nigûndan ümîd-i safâ abes * Zâtın dürr-i kemâl ile tezyîne eyle sa’y Yohsa libâs-ı devlet ile ittika abes * Cây-ı kenâr-ı bâm-ı hatır-nâkdir sakın Bâlin-i câhe ârzû-yı ittikâ abes * Ma’cûn-ı lâ’l-i yârdedir sıhhat tabîb Dil-haste-i muhabbete itme devâ abes * Senden gelen cefâyı gönül hep vefâ bilür Ey şûh terk it eyleme ... Devamını Oku »

NAAT

Efendimsin cihânda i’tibârım varsa sendedir Miyân-ı âşıkânda iştihârım varsa sendedir Benim feyz-i hayâtım hâsılı rûh-ı revânımsın Eğer ser-mâye-i ömrümde kârım varsa sendedir Veren bu sûret-i mevhûma revnâk reng-i hüsnündür Gülistân-ı hayâlim nev-bahârım varsa sendedir Felekden zerre mikdâr olmadım devrinde rencîde Ger ey mihr-i münevver âh u zârı varsa sendedir Senin pervâne-i hicrânımın sen şem’-i vuslatsın Beher şeb hâhiş-i bûs u ... Devamını Oku »

DOST

Öyle lâ-kaydım sıkılmam çarhdan görsem sitem Ger cihân yansa yıkılsa göñlüme gelmez elem Ben ezelden her umûrum Hakk’a tefvîz eylerem Çün müsâvîdir baña her nîk ü bed kahr u kerem Dost medhinden ne hâsıl zemm-i düşmenden ne gam Fâriğ ü âzâdeyim birdir yanımda medh ü zem * Çık aradan sen yed-i kudretdedir her hayr u şer Çekme tedbîr-i umûr içün ... Devamını Oku »

HAK YOL

Kamu dilde ma‘nî vardur bilene Cümle yolda Hak bulındı bulana Her nefesden yol açukdur Tanrı’ya Kim anabildiyse Anı bî-riyâ Kamu dilde vardurur ma’nî sözü Görene gizlü değül ma’nî yüzü Ma’nî ehli ma’nînin kadrin bilür Kande ki bulsa ana rağbet kılur Çok acâib çok garâib nesneler Söylenür dilde neler vardur neler Ma’nîyi bir dilde sanman siz hemân Cümle diller Anı söyler ... Devamını Oku »

GERİ GELEN MEKTUP

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse… Ey sen ki kül ettin beni ... Devamını Oku »