Son Haberler
Anasayfa / afilli

afilli

NASİHATNAME’DEN

Alev Alatlı’dan Çok Farklı Bir Yazı Nasihatname bölümündeki o muhteşem yazı Ey, Oğul! Gençsin. Uslanmış ömrün 21.yüzyılın ilk çeyreğine denk geldi. Aklını formatlayan, zamanın hâkim doğruları. Sen sen ol, alâkalı delillerin bütününe vakıf olmadığında, aklının çıkarımlarına güvenme. Her daim gerekli, velâkin yeterli değildir akıl. Ey, Oğul! Her şeyi anlamaya kalkan, öfkeden ölmeyi göze alır derler. Bilesin ki, akılla anlaşılamaz, pergele, ... Devamını Oku »

LİSELİLER İÇİN 100 KİTAP

1- Kur’an-ı Kerim ve Meali 2- Fıkhu’s-Sire- Muhammed Gazali 3- Rahmet Peygamberi- Nedvi 4- Riyazüs Salihin- İmam Nevevi 5- Büyük Türkçe Sözlük- Mehmet Doğan 6- Mekke Dönemi ve Medine Dönemi- İhsan Süreyya Sırma 7- Yunus Emre Divanı 8- Mesnevi- Mevlana 9- Safahat- Mehmet Âkif Ersoy 10- Yusuf’un Üç Gömleği- Abdullah Yıldız 11- Bu Ülke- Cemil Meriç 12- Devlet Ana- Kemal ... Devamını Oku »

BİR DURUŞ, BİR GİDİŞ

“Dünya nereye gidiyorsa biz de oraya gidiyoruz”. Süleyman Demirel’e atfedilen bu sözün hangi seviyedeki kaç kişiyi zehirlediğini bilmiyorum. Bildiğim bu sözün zehirli olduğudur. Zehirlidir zira: Tarih diye bir kavramla tanıştığımızdan beri gözlemimiz kavimler arasında dikkati hak edenlerin umumun (çeşitli kavimlere mensup çoğunluğun) gidiş tarzına kapılanlar değil, kendi yolunu takibe çabalayanlar olduğu yolundadır. Yani kendini herkesin gittiği yere gitmekten öte bir ... Devamını Oku »

ÜSKÜP

ÜSKÜP Yavuz Bülent BAKİLER Üsküp’te muhteşem Fatih Köprüsü Geçtim karşısına durdum. Bir sigara yaktım efkârlanarak İnceden Rumeli Türküleri tutturdum. Arkamda bir büyük sanalı meydan Kulağını vermiş beni dinliyor – Meydanı dedim, nerde Burmalı Camiin? – Ne ben söyleyeyim, ne sen bir şey sorf Bir yanım istanbul, bir yanım Bursa… Çeşmeler, kubbeler, kervansaraylar… insan, bir de vatanın sevdalısı olursa Ağlar Üsküp’te ... Devamını Oku »

UNUTMAYACAĞIZ

Bizim gibi düşünmeyenlerin fikirlerine, kanaatlerine saygı gösteririz. Fakat samimî olmaları şartıyla… Büyük ülküleri, millî davaları gündelik ve aşağılık siyaset oyunlarına karıştıranların kanaati hürmete lâyık değildir. Çünkü bu kanaat esasen kanaat değildir. Duygunun, düşüncenin, vicdanın mahsulü değildir. Bu, menfaatin emrinde olanların emirle veya telkinle ortaya attığı bir iddiadır. Efendisinin buyruğu ile bugün bunu söyliyen adam, yarın onun tam zıddını söylemekten de ... Devamını Oku »

VATAN

Daha dün bizim olan yerleri yabancı bir seyyah gibi dolaşan Falih Rıfkı Atay’ın “Rumeli’yi Unutalım” diye yazdığı yazıyı niçin okuma kitaplarına geçirerek yıllarca ortaokul çocuklarına okuttuk? Kurtuluş Savaşını kaybedip İzmir ve Trakya’yı elden çıkarsaydık o zaman da İzmir’i unutalım mı diyecektik? Hakikatları olduğu gibi görelim; Millî ülküler taarruzidir!… Başka milletlerle dostluk yapacağız diye millet uyuşturulamaz. Dostluklar milletlerden ziyade dışişleri bakanları ... Devamını Oku »

RESİMSİZLİK VE NESİRSİZLİK

Milliyetimizi kendime göre, idrak ettiğimden beri dilimden düşmeyen bir cümle budur: “Resimsizlik ve nesirsizlik” (Bu) iki fecî noksanımız olmasaydı bizim milliyetimiz bugün olduğundan yüz kat daha kuvvetli olurdu… Resimsizlik yüzünden cedlerimizin yüzlerini göremiyoruz. Ah bu ne fecî hicrandır! Eski şehirlerimizi göremiyoruz; yanmış yahut yıkılmış nice binalarımızı göremiyoruz; eski kıyafetlerimizi göremiyoruz; o kıyafetlerin asırlar arasında yavaş yavaş nasıl tekâmül ettiklerini anlayamıyoruz; ... Devamını Oku »

SEZAİ KARAKOÇ ÜSTÜNE

– Sezai Karakoç’un ileriye bakan yönü, düşünce ufukları, düşünce karakteri ve öngörüleri üzerine bir şeyler yazmaya karar verip bütün kitaplarını baştan sona okuyunca ve daha da önemlisi bütün konuşmalarını sırayla dinleyince (Yüce Diriliş Partisinin internet sitesinde yer alan toplam 250 saat civarındaki 198 konuşma) böyle bir düşünceye vardım. Genel olarak da Sezai Karakoç şair kimliğiyle tanınıyordu. Bu, mütefekkir Sezai Karakoç’a ... Devamını Oku »

KURT VE LAMBA

Sezai KARAKOÇ Babamdan dinlemiştim: “Çocukluğumuzda oturduğumuz şehir Zülküfül Dağı’nda idi. Evimizin bitişiğinde ufak bir ağılımız vardı. Bir kış, baktık ki arada bir hayvan eksiliyor. Bir, iki, üç. Bunun üzerine babam, durumu anlamak için geceleri ağılda beklemeğe karar verdi. Bir gece, bir elinde petrol lâmbası, öbür elinde de bir sopa, beklerken, ağılın giriş yerinden içeriye bir kurdun daldığını görür. Meğer ağıla ... Devamını Oku »

KURUCULAR MECLİSİ

Hüseyin Nihâl ATSIZ 1040 yılında kurulan “Batı Türkeli”nin yani Türkiye’nin cumhuriyet çağı gerçekten bir cumhuriyet değildir. 14 Mayıs 1950’de gerçek bir cumhuriyet kurulmuş ve meşru bir hükümeti iş başına gelmişse de bu hükümet, devlet idaresini gayrı-meşru bir hükümetten devraldığı için büyük güçlükler içindedir. Bu güçlükler yeni hükümetin beceriksizliğinden yahut işlerin çapraşıklığından değil, meşru hükümetin gayrı meşru hükümete halef olmasından ve ... Devamını Oku »