Son Haberler
Anasayfa / afilli

afilli

PANDEMİDE ZAMAN:USUL USUL

  18 Nisan 2020 Kemal Sayar Pandemi zamanı diye bir şey var. Ağır aksak ilerleyen, yavaş akan bir zaman. Günlerin birbirine karıştırıldığı, bugünle yarın arasında önemli bir fark olmadığı, yavaşladığımız, durağanlaştığımız bir zaman. Bu zaman, kendini oyalama kabiliyeti olmayan insanlar için çok sıkıcı bir süreç haline gelebilir. Fakat bütün mesele de zaten insanın kendini oyalayabilmesindedir. Pascal’in çok sevdiğim bir sözü ... Devamını Oku »

HİÇ GÜLMEYEN ADAM

Bir zamanlar pek çok evlere, hizmetkârlara ve türlü zenginliklere sahip bir adam varmış. Günün birinde vadesi dolmuş ve ardında genç bir oğul bırakarak bu dünyadan göçüp gitmiş. Gün gelip de oğul yetiştiğinde, babasından kalan mirası; malı, mülkü, olanca zenginliği bitirene kadar eğlenceye, yeme içmeye, raksa, cömert hediyelere harcamış. Ta ki kendi yanında çalışanlarla birlikte çalışmaya başlayacak ölçüde yoksullaşana kadar. Yıllar ... Devamını Oku »

EDEBİYAT ÇETELERİ

27 Nisan 1995 Önce şu bir gerçek: İnönü Cumhuriyeti’nde, ‘iktidarın’ kayırdığı sanatçılar olmuştur! Atatürk’ten sonra, bir sanat ve kültür devri başlattığını ilân eden İnönü totaliterliği, üç ayrı edebiyatçı grubunu tek partinin nimetlerinden yararlandırıyordu: Aralarında hiç geçinemeyen bu gruplardan ilki, Ataç, Garipçiler (Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rifat), Milli Eğitim Bakanlığı etrafındaki Sabahattin Eyuboğlu, Vedat Günyol, Azra Erhat, Ha- likarnas Balıkçısı, ... Devamını Oku »

TÜRKÜ HİKAYESİ

Yaşar Küçük hocamın derlemesi “GADİROĞLU” Gadiroğlu, aslen Şalpazarı nın Kabasakal köyündendir. Gadiroğlu nun maceraları yaylacılık geleneği ile yakından ilgilidir. Başından geçenlerin çoğu yayla yollarında cereyan etmiştir. O yıllarda Beşikdüzü Uğuz köylüleri ile Eynesil’e bağlı Ören köylüleri arasında MERA kullanımı yüzünden anlaşmazlık vardır. Uğuzlular , Gadiroğlu nun nüfuzundan yararlanmak isterler. Örenliler, Uğuzluların bir tabancasını almıştır. Uğuzlular, tabancayı almak için Gadiroğlu nu ... Devamını Oku »

NİÇİN EDEBİYAT OKURUZ?

Edebiyat, tarih, coğrafya dersleri okutmakla güdülen gayelerden birisi de, gençlere, millet ve yurt sevgisi aşılamaktır. Bu işin hiç yalan söylemeden, gerçekleri değiştirmeden yapılması gerektir. Çünkü yalancılık üzerine kurulmuş yurtseverlik olamayacağı gibi, gerçeklerin değiştirilmesinden de hiç bir erdem doğmaz. Çocuklar, kendi edebiyatlarını ve tarihlerini okurlarken düşünürler, muhakeme yaparlar, sevinirler, kızarlar, beğenirler, tenkit ederler; fakat sonunda bütün zaferler ve bozgunları ile iyi ... Devamını Oku »

ASLAN SÜTÜ

“Aslanın vücudu, yediği hayvanlardan mürekkeptir”. Valery’nin, şairin, kendinden önce gelen şairlerle ilgisini anlatan bir sözü. Fakat bu söz, şiir dışı alanlarda da geçerli. Hele devletler arasındaki tek prensip bu, fiilen. Aslanın vücudu böyle. Ama ruhu? İşte o, tam kendine mahsustur. Aslan, her şeyden önce kendini ormanların başı olarak bilir. Buna inanır ve bunda samimîdir. Demek ki aslan olmanın birinci şartı, ... Devamını Oku »

GENÇLİK VE AHLAK

  (H. Nihal ATSIZ) Milletlerin temeli ahlâktır. Ordu, bilgi, teşkilat gibi şeyler ahlâktan sonra gelir. Gerek Türk milleti olsun, gerek başka milletler olsun, ahlâkça yüksek oldukları zaman büyümüşler, ahlâk sağlamlıkları bozulduğu zaman da çürüyüp dağılmışlardır. Roma, İran, Bizans, İspanya’daki Gotlar, Araplar ahlâklarının bozukluğu yüzünden battılar. Dünkü Fransa, ahlâk bozukluğu yüzünden devrildi. Türk tarihinde geçirilen sarsıntıların baş sebebi de ahlâkın gevşemesidir. ... Devamını Oku »

DİL MESELESİ

“Dil meselesi Gazi’nin yanlış yaptığı iki işten biridir. Ancak o müthiş gerçekçiliğiyle daha sonra yanlıştan dönmüştür. Fakat sonra gelenler sanki o bu işten vazgeçmemiş gibi kaldığı yerden devam ettiler. Ben ilkokulun üçüncü sınıfındayken ilk önce Osmanlıca-Türkçe kılavuz geldi. Bundan sonra böyle bir dil konuşulacak denildi. Biz ufacık çocuklar bu işi alaya aldık. O zaman Cumhuriyet Halk Partisi diyecek yerde ‘Kamul ... Devamını Oku »

SAVAŞ ALEYHTARLIĞI

  (H. Nihal ATSIZ) Savaş için mutlak olarak, iyidir yahut kötüdür diye bir hüküm yürütülemez. Milletin kuvveti iyi hesaplanmadan, millet savaşa hazırlanmadan girişilen, mağlubiyetle biten savaşlar kötüdür. Fakat yabancıların elinde tutsak yaşayan urukdaşları kurtarmak, milleti daha zengin ve güçlü bir hale getirmek, bir ülküyü veya bir dini yaymak için girişilen savaşlar, zaferle biten savaşlar şüphesiz iyidir. Tarihte savaşsız büyümüş bir ... Devamını Oku »

İDEAL DEVLET

  Gelelim dindarlığa (huşû’). Âlemi yaratan bir Tanrı olduğunu, bütün işleri idare ve kontrol eden İlahî varlıklar bulunduğunu söylemek, Tanrı’yı ve İlahî varlıkları yüceltmek (ta’zim), onlara dua (sala) etmek, onları tespih ve takdis etmek, insanın bu tür şeyleri yaptığı, bu dünyada hayatta peşinden koşulan nimetleri terk ettiği ve bu yolda sebat ettiği takdirde ölümden sonra elde edeceği büyük nimetlerle mükâfatlandırılacağına, ... Devamını Oku »