Son Haberler
Anasayfa / yazılarım (sayfa 3)

yazılarım

EVLENMEYECEKSEN GEL

                  Televizyonlarda dönen evlilik programları aslında evlenmemek üzerine kodlanmıştır. Onun için “evlenmeyeceksen gel” diyorum. Türk kültürüne ve aile yapısına saldırıyı örgütleyen programlar, tam bir evlenmeme ve evlendirmeme programlarına dönüşmüşlerdir. Formatları ve aslı ecnebi olan programlar, bizim aile mahremiyetimize saldırı formatında kurgulanmışlardır. Atv, star, flaş, show tv kanallarında dönen evlilik programları tam bir “evlenmeyeceksen gel” programlarıdır. Programların ana katılımcılarına baktığınız ... Devamını Oku »

YAVAŞ KENT

                  Şehir üzerine kafa yoranların yavaş kent diye bir kavramı vardır. Belli hususiyetleri taşıyan yerlerin bu kavrama haiz olduğuna inanırım. Amasya, bu hususiyetlerin epey kısmını taşıyan  yaşanası bir şehirdir. Oldukça sakin, suç oranı düşük, dingin bir şehir olan Amasya yavaş kent olma özelliğini çoktan hak ediyor. Şehrin yavaş kent olma özelliğini birkaç bakımdan kaçırmasına üzülüyorum. Şehri yavaş kent yapan ... Devamını Oku »

DİN Mİ, KÜLTÜR MÜ?

                  Türk modernleşmesinde bu soruyu soran birçok insan var. Dini kültürden uzaklaştırmak ya da kültürü dinin içine hapsetmek mümkün değildir. Din kültürün ana unsurlarındandır. Bazıları dini kültürün yerine ikame etmeye çalışıyor. Bu da mümkün değildir. Çünkü din ontolojik ve inanca dayalı bir alandır. Kültürse oldukça seküler ve dünyevî bir anlayış toplamıdır. Peki ne yapacağız? Özellikle kültürün vasati çerçevesini belirleyeceğiz. ... Devamını Oku »

SELAM OLSUN

                  Selam olsun. Allahın sıfatına muhatap olanlara selam olsun. Selamın hürmetine ve güzelliğine inanırım. Neye selam edersek, selam ettiğimiz kadar mutlu oluruz. Kuranda en çok kullanılan kelimelerden birisi de selamdır. Ayetlerin başında, yemin bahsinde geçen selam böyledir. Bize selam eden Rabbimize de şükürler olsun. Güzel selam veren, selim adamlara da selam olsun. Selamın çevre anlamı ve dünyası da o ... Devamını Oku »

SIRLARA ERMİŞ ESRAR DEDE

                  Osmanlı mutasavvıf ve tezkire yazarı. 1748’de İstanbul Sütlüce’de doğdu. Asıl adı Mehmet’tir. Küçük yaşından itibaren tasavvuf muhitinde yaşadı. İyi bir tahsil gördü; Arabî, Fârisî, Lâtince ve İtalyanca öğrendi. Mevlevîliğe intisap etmesinden önceki hayatı bilinmemektedir. Şeyh Gâlip’in Galata Mevlevihânesine girdi. Hocasının terbiyesi altında yetişerek “Dede”liğe yükseldi. Esrar Dede, güzel huyu, edep ve olgunluğu ile kısa zamanda kendisini hocasına sevdirdi, ... Devamını Oku »

HOMEROSTAN KARL MARKS’A ŞİİRİN TÜRK TARİHİ

Gün gelip de Türk tarihinin şiirle ihyası uyarınca bize Allah’ın takdirinden bir Türk Denizi nasip olunca o denizi Türkeli dört bir yanından kuşatacak. Olacak mı bunlar? Olacaksa, şimdiden bunları söylemenin ne âlemi var? Kapitalizm iptilasından dünya mest-i bitâb haldeyken ve kimler kimlere yaranmak uğruna ne taklalar, ne parendeler atarken neler yazmaktayım ben? Hâlâ nedir usanma bıkma bilmeyip ısrarla yazıya geçirmekten ... Devamını Oku »

BİRLİĞİN GÜCÜ

Bin yıllık ömrüm olsa, ömrüm boyunca konuşmam ve yazmam nasibimde varsa, hep müslümanların birleşmesinden, bir araya gelip şuurlu birliklerini oluşturmalarından bahsederim. Bundan bıkmam ve yılmam. Çünkü: bundan daha büyük bir dava bilmiyorum. Tüm faaliyetim, islamın bir savunması ve bu savunmanın özü de, Müslümanların uyanıp dirilmeleri, birleşmeleri ve kendilerini dış aleme karşı koruma gücüne ermeleri yönündedir zaten. Eğer Müslümanlar, tüm olarak, ... Devamını Oku »

DİVAN TAHTINDA BİR AMASYALI

                  Amasyalı olduğu aşikar bir çok edebiyat erbabı vardır. Kaynaklarda pek görülmeyen Nebzî’yi Amasya kamuoyuna ilk defa duyuruyoruz! Şair ve edip bir kişilik olan Nebzî, Amasya doğumlu bir şairimizdir. Tezkirelerde ve birçok edebiyat muhitinde adı geçmeyen şairimiz, yerelde de pek üzerine konuşulmamış bir kişiliktir. Bir çok Amasyalı edip  gibi Amasya’da bir süre kaldıktan sonra, gençlik döneminde (on beş yaşında) ... Devamını Oku »

KELİME İŞLERİ

                  Rahmetli dil ustası, Refik Halid Karay’ın dil işleri adlı bir denemesi vardır. Öğretmenler de kelime ustası olmak zorundaır. Özellikle edebiyatla iştigal edelerimizin, kelime ve dil işlerinde serbest olmadığını düşünenlerdenim. Kuşkusuz her insan, seçtiği kelimeler kadar insandır. Bu hususta hocaların daha sorumlu ve dikkatli olmak zorunda olduklarını biliyorum. Biz kelime işlerinden sorumluyuz. Neyi okuruz,neyi yazarız? Hangi kelimeleri seçerek konuşuruz, ... Devamını Oku »

SÜMBÜL GİBİ BİR ADAM

  Amasya, Anadolu sufiliğinin merkezi olmuş bir şehirdir. Bir çok Osmanlı ulema ve udebası bu şehirden neşet etmiştir. Bu irfanın şahsi takibini yapmakta bizim görevimizdir.Sümbül Sinan, konuşacağımız Halvetiyye yolunun yolcusu bir alimdir. Asıl adı Yusuf olan zat, 1475-1480 Merzifon’da doğmuş, Isparta-Borlu’ya göçmüş, sonrasında İstanbul’a yerleşmiş bir velidir. Sünbüliyye tarikatının kurucusudur.(Sünbüliyye, Halvetî geleneğinden  türemiş bir tarikattır.) Zamanla Sümbül Sinân diye şöhret ... Devamını Oku »