Son Haberler
Anasayfa / yazılarım (sayfa 3)

yazılarım

KÖKLERİN İZİNDE

                  Osmanlı bakiyesi Cumhuriyet çocukları olarak, köklerin izinde olmalıyız. Giresun’da yayınlanmış İzler dergisinin izini sürmüş bir yayını konuşuyoruz. İzler dergisinin latinize edilmiş hali olan kitap;sevgili Mustafa Çulfaz kardeşimizin himmetiyle prestij bir yayına dönüşmüş. Ahmet Hamdi Öğütçü ağabeyimiz de bize ulaklık yaptılar,sağolsunlar. Atlas boy olan kitap tam bir hulasa metinler toplamı olmuş. Kitaba takdim yazan İhsan Hakyemez Beyefendi, tam bir ... Devamını Oku »

DİL ACI, KALEM TUTUK, GÖNÜL BURUK

                  Nekroloji yazıları yürek acıtıyor. Ölen bir dostun ardından yazmak gerçekten çok zor. Neden daha çok muhabbet edemedik, neden daha çok birlikte olamadık, neden daha çok kadir kıymet bilmedik diye hayıflanıyor insan. İçimizi büyük bir pişmanlık kaplıyor. Her şeyin tadı kaçıyor böyle böyle. Ne söylesek boş, pencereden baktı geçti Mehmet Hopal. Ölüm üzerine yazmak kolay değil ama, bir cesaret ... Devamını Oku »

NE İŞİMİZ VAR SİYASETİ?

                  Politika üretmeyen, siyasetsiz adamların en popüler cümlesi budur. Aslında  siyasetsizlik kokan da bir cümledir. Ülken için bir şey  yaptığında, ne işin var kardeşim, boş ver diyenlerin klasik cümlesi budur. Biraz da tembellik içeren bir cümledir.Ne işimiz var demek, hiçbir iş yapmayalım demektir. Dünya siyasetinden çekildiğimizden beri, bu cümleyle kayıtlanmış ezikler var:Beyrut’ta, Suriye’de, Libya’da, Kafkasya’da, Balkanlarda ne işimiz var ... Devamını Oku »

AYASOFYA HİTABESİ

Gençler!.. Ayasofya üzerinde çok lâf ettik! Ama lâfta bile onu tasarruf edebilmiş, mülkiyetimiz altına alabilmiş değiliz! Bana öyle geliyor ki, yalnız mânayı anlasak, yalnız onu yerine getirebilsek, Ayasofya’nın kapıları sabır taşı gibi çatlar, kendi kendisine açılır. İsterse açılmasın; ondan sonra herşey, küçük bir tatbikat işinden ibaret kalır. Biz kimden, neyi istiyoruz. Yemen’den Viyana’ya Fas’tan Kafkasya’ya kadar en aşağı 10 milyon ... Devamını Oku »

GÖZÜNAYDIN AYASOFYA

                  Mekanlara özgünlük katan şey, yüklendiği tarihsel misyondur. Amasya’daki Sultan Bayezit Camisi gibi, Ayasofya Camisi de bir misyona sahiptir.Ayasofya,sadece bir cami değildir. Doğu Roma İmparatoru Fatih’in fetih sembolüdür. Bayezit Camii nasıl selatin camisiyse, Ayasofya Camisi de fethin anahtar mekanıdır.Gençliğimiz Ayasofya açılacak, zincirler kırılacak sloganıyla geçti. Demek ki Ayasofya, tarihsel bir değere sahipti.Ayak oyunlarıyla ve sahte bir imzayla kapatılan Ayasofya, ... Devamını Oku »

MİLLİ TETEBBULAR MECMUASI ÜZERİNE NOTLAR

      “İslâm medeniyetine ve Türk harsına ait, din, ahlâk, hukuk, iktisat, lisâniyât, bedîiyât, fennîyât, bünye-i içtimâiye-i tetkikât” alt başlığı ile çıkan derginin müdürü Köprülüzâde Mehmed Fuad’tır. İstanbul’da Âsâr-ı İslâmiye ve Milliye Tetkik Encümeni tarafından Mart/Nisan 1331 – Teşrînisâni/Kânunuevvel 1331’de (MayısHaziran 1915-Ocak/Şubat 1916) tarihlerinde basılan dergi iki ayda bir neşrolur. Rauf Yekta, Martin Hartmann, Barthold ve Ziya Gökalp derginın ... Devamını Oku »

KENDİNİ BİLMEK

                  Hakikatin kapısından geçmenin yolu, kendini bilmektir. İletişimin de ilkelerinden olan kendini bilmek, zor  ve meşakkatli bir yoldur. İnsan kendini arayan bir varlıktır.İnsanın kendisi olmasına engel, yine kendisidir. Kendi olma hali, basit bir arayışın da adı değildir.Kendini bilmekle geçer insan ömrü.İnsan arayışı olan bir varlıktır.İnsanın arayışı üzerine, onlarca eser kaleme alınmıştır.Filozofik eserlerin çoğu, bu arayış adına yapılır.Kendini bilmek zor ... Devamını Oku »

EDEBİYAT NEYE YARAR?

                  Çok sorulan bir sorudur, edebiyat neye yarar?İçinde çıkar barındıran bir soru!Rahatsız edici  de. Cevap isteyen de bir soru. Edebiyat işlevseldir. Her ne kadar eğlence aracı, fikir ya da anlama bütünlüğü olarak görülse de. edebiyatın neye yaradığı sorusu, hep tartışıla gelmiştir.Edebiyata yarar değil de, onun size ne kattığına bakarak anlam vermek, daha doğrudur.Buradan baktığınızda, edebiyat; sorumluluk isteyen, insanları geliştiren, ... Devamını Oku »

KAHT-I RİCAL

                  Eskilerin; yancılığa, torpile, liyakatsizliğe verdiği isim kaht-ı ricaldir. Bugün, tavassut ve tabasbusla anlatılan durum. Aslında devlet bürokrasisi liyakate dayanır. Liyakatin en büyük düşmanı yine kaht-ı ricaldir. Senin adamın, benim adamım meselesi budur. Modern devlet nizamı, liyakatsiz sadık tiplerden ziyade, üretken ve çalışkan insanlar üzerinden yükselir.Paralel devletçikler ya da sovyetik memur sadakati, kaht-ı rical neticesinde oluşur. Buna parti adamlarıyla ... Devamını Oku »

SEKÜLERİN DİYANETLE İMTİHANI

                  Diyanetin savunulması gerektiği günlerdeyiz. Cumhuriyetin dinle imtihanında önemli bir yer tutan DİB, ağır bir saldırı altında. Aslında saldırı DİB’e değil, İslam’a yapılmaktadır.Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu kurum, imansız kesimlerin saldırılarına muhatap olmaktadır.Dine açıktan vuramayan kesimler, dolaylı olarak DİB üzerinden saldırıyorlar.DİB’i savunmak da bize düştü! Aslında kurum, merdivenaltı müslümanlığın panzehiri olarak örgütlenmiştir. Ama bugün yaşadıklarımız, DİB’i savunmayı gerektirmektedir. T.D.K, T.B.M.M.,T.T.K ... Devamını Oku »