Son Haberler
Anasayfa / yazılarım / MERHAMETİN YENİDEN İNŞASI İÇİN 

MERHAMETİN YENİDEN İNŞASI İÇİN 

Pocket
Bookmark this on Google Bookmarks

                                  

Eğitim, emek isteyen bir uğraştır. Fiziki, manevi ayağı olan eğitim, ikisi bir aradalık ister. Eğitimin maddi ayağında epey gelişme olmasına rağmen; manevi ayağı ya da merhamet ve vicdan tarafında gözle görünür bir aksama mevcuttur. Beşerin maddi ihtiyaçlarını vererek eğittiğinizi düşünebilirsiniz. Okul, sıra, bina, öğretmen, ders, test vb. Bunlar eğitimin maddi dünyasıdır. Alışılagelen tarafımız eğitimin ahlak ve maneviyat kısmıdır. Vicdan ve merhamet eğitimini önemsemiyoruz. Buna ruhun ıslahı da diyebiliriz.

Merhamet ya da vicdan eğitimi uygulanabilir bir ahlak terbiyesidir. Bu eğitim de aileden başlar. Anne baba sevgisi, aile terbiyesi dediğimiz aslında bir ahlak eğitimidir. Beşerî ahlakın yanında manevi bir terbiye de gerekiyor. Doğa, insan, beşer, eşya ilişkisi de bunu kapsar. En büyük mürebbi vicdanımızdır. Okul tek başına insan eğitmez. Çocuklarımıza Allah, vatan, din, dil, insan sevgisi eğitimi vermeliyiz.

İnsan terbiyesi için aile eğitimi de şarttır. Ailenin vicdan ve merhamet eğitimi doğuştan başlamalıdır. Sevgi, saygı tek taraflı olmamalıdır. Sevilen, sayılan bir talebe; sevmeyi, merhameti de öğrenecektir. Aile sevgisini almış bir öğrenci, mutlaka merhamet ve sevgi gösterisinde bulunacaktır. Toplumda göreceli bir acımasızlık var. Bunun nedeni, eksik vicdan eğitimidir. Kediyi, nebatı sevmeyi evde öğrenen öğrenci hiçbir surette bitkiye saldırmaya kalkışmaz. Çiçekleri koparın yazsanız da o çiçek koparmayacaktır.

Merhamet vicdan eğitimi sadece duygusal bir saygı değildir. Acıma da değildir! Bunlar yeter sebepler olsa da merhamet ve vicdan rahmani bir duygudur, fıtraten bir ahlak unsurudur. Bedeni ahlak eğitimse; fıtri ahlak vicdan ve merhamet terbiyesidir. Ahlaki eğitim bir yönüyle nesnel olsa da başka bir açıdan ruhi veya özneldir. Vicdan ve merhamet aşkın eğitimidir aslında. Yani aşksız bir eğitim müfredatımız var. Sev sev dedikçe saldırganlaşan bir nesille karşı karşıyayız. Buna Z kuşağı deyip de geçemeyiz. Z kuşağı tanımı meseleleri örtemez. Hocasını döven, dalga geçen, arkadaşına mobing uygulayan talebenin fıtri ahlakı eksiktir.

Beşerî eğitimi tamama ermiş bir öğrenci niye fıtri ahlak meselesi yaşamaktadır? Bu sorunun cevabı eğitim meselemizin çözüm alternatifinde gizlidir. Kız kıza kavga eden, arkadaşına söven, ebeveynlerini hiç gören öğrenci eğitiminin manevi nüvesini almamış bir kişiliktir. Din, dil, felsefe, ahlak dersleri ehlince ve tedavi mantığıyla verilmelidir. Din dersine biyoloji, felsefe dersine kimya, dil dersine önüne gelen öğretmen girmemelidir. Bu çoklu yapı talebeleri mağdur etmektedir. Sosyal derslerini uygulamalı hale getirmeliyiz. Drama, müzik, felsefe, ahlak, mantık atölyeleri açılmalıdır. İnsan eğitimi görsel bir şova değil, muhtevalı bir mistik eğitime dayanmalıdır. Derslerimizin fiziki niteliği kadar, manevi ve mistik bir hava da olmalıdır. Çocuklara ahlaki ve terbiye unsurlarıyla yaklaşmalıyız.

Modern eğitimin merhamet ve vicdan eğitimi kadar, sevgi ve yücelik unsuruna da ihtiyacı var. Sevgi, saygı, adam yerine koyulmak, aynı zamanda okulun da meselesidir. Katı olmayan bir disiplin kuralım derken, şımarık ve görgüsüz bir talebe grubu yetiştirmemeliyiz. Bugünkü durum budur. Özgüveni terbiyesizliğe dönüştüren insan, merhamet ve vicdan yoksunudur. Hiyerarşi, düzen, intizam düşmanı olan bu gençlik, ileride vatanı da mide ile savunur hale gelecektir. Kısaca her şeyi imkân gören bir nesilden, her şeyi varlık meselesi gören bir yüce kişiliğe geçilen insan inşa etmeliyiz. Vicdan ve merhamet kuşağı dediğimiz bu yeni nesli nasıl kuracağız? Ahlakierimizin önemli şahsiyetlerinden örnekler göstererek, yaşanmış ahlaki tutumlar yaşatarak, ahlaki dayanışmasını güncel erdemlerini göstererek. Bunun için kötü bir rakibimiz var, Sosyal medya. Bunun mutlaka kayıt altına alınması lazım. Cinsel objeye teslim olan değil, insaflı ve sulhsever bir kişilik vasfına ihtiyacımız var.

Tüm bunları yapmak için de öncü kuşakların örnekliği gerekiyor. Aile, öğretmen, devlet, muhalefet, iktidar kötülük kaynağı olmamalıdır. Temiz, vicdanlı, merhametli bir toplum inşa etmek ön koşuldur. Toplumsal sıkıntılarımız arttıkça, vicdan ve merhamet eğitimi eksiliyor. Mevlâna, İmam Gazali, İbni Haldun, Yunus, Veysel vb. önder kişiliklerin metinleriyle kuracağımız ilişki bizi merhamet ve vicdanın yeniden ihyasına götürecektir. Merhametli,, vicdanlı nesiller yetiştirmek dileğiyle Veysel usta ne söyler:”Okudum mektepte vardım bir ere/Bir elif okudum çok cevap çıktı/Bir elif üç nokta geldi bir yere hü/Ezber ettim andan dört kitap çıktı hü/Mürşid-i kamilden dinledim kandım hü.”

isa çolaker

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*