1.Türk Dili: Akif,ali emre,alaz kitap Kurt kanunu,kemal tahir,ketebe Beş şehir,ahmet hamdi Tanpınar,dergah 2.Türk Halk Edebiyatı: Köroğlu destanı,fuzuli bayat,ötüken Selvi boylum al yazmalım,cengiz Aytmatov,ketebe Hayat güzeldir,mustafa kutlu,dergah 3.Dil Edinimi: Türkçenin mantığı,hüseyin rahmi köktaş,ketebe Aşkın yedi hali,bişnev,sinan yağmur,kapı Diriliş neslinin amentüsü,sezai karakoç,diriliş 4.Ses Bilgisi ve Diksiyon: Kökses teorisi,hüseyin rahmi ... Devamını Oku »
ENKAZ DİLİ
Tabii afetin dili, enkaz dili olamaz. Büyük bir depremle sarsıldık, doğrudur. Bunun dili, mutedil, sakin, sorun çözücü, yatıştırıcı olmalıdır. Pek de böyle olmadı. İnsanımız savaşta kullanılacak bir dil kullanıyor. Enkazı kaldırırız, depremin yaralarını sararız ama kırılan gönül dilini kuramayız. Afet de ahlakıyla gelir. Afet sonrası kullanacağımız dili, afet anında kullanırsak, ortaya bugünkü enkaz dili çıkar. Halbuki biz şu ... Devamını Oku »
ANGUT
Umudu kalmamış kuşlara baktım ay altında göz kapayan atlara bir damla yağımdan ben bunu yaktım uzattım, umutsuz kuşlara baktım Umudu kalmamış kuşlara baktım sevmekten taranmış sık saçlarına rastlasam çevirip bir soracaktım tenhaydı, umutsuz kuşlara baktım Umudu kalmamış kuşlara baktım diyecek hiçbir şey kalmamış gibi susuz ve acıydı öyle bıraktım ağladım, umutsuz kuşlara baktım Umudu kalmamış kuşlara baktım ben şuncacık şair ... Devamını Oku »
AKLIMA DÜŞTÜĞÜNDE
Aklıma Düştüğünde Sen aklıma düşünce ellerim tutuşuyor ellerim Sen aklıma düşünce yetmişinde ihtiyar Küçük bir sokakla arkadaş, biraz daha yaşasa sanki kıyamet kopacak Sen aklıma düşünce Parmak izlerinden tanınıyor; parkta reddedilmiş bir âşık Teşhis ediyorum çiziklerde o amansız veremi Sen aklıma düşünce Berlin’de dazlaklar saçlarını uzatıyor Sağdıcı oluyorum gelinler at üstünde Sen aklıma düşünce rütbesi sökülmüş babalar Yeniden dönüyor evlerine ... Devamını Oku »
TÜRK KIZLARI TÜRK GENÇLERİ
Birden, yolun ötesinden hanımlar koptu. Koyu yeldirmelere bürünmüş, başları beyazlarla örtülü, çift çift geliyorlardı. Üç muhib musahâbemizi kestik. Bakıyorduk. Kafilenin önünde tâzeler kol kola yürüyordu. En güzel boylusu ortada idi. Muhibbimiz nisâî, bu beş kız mevkibine erguvânî gözlerle, baktı baktı baktı: “Ah talihsiz bikrler!” dedi. Türk kızlarına bir nişan halkası kadar yaraşan bu unvânı pek münasip bulduğumuz için susduk. Neden ... Devamını Oku »
NAMIK KEMAL
Yakın tarihimizin en büyük şahsiyeti olan Namık Kemal hakkında şimdiye kadar yazılan eserlerde birbirine pek aykırı görüşler ileri sürülmüştür. Büyük bir adam hakkında, birbirine benzemeyen mütalâalar yürütülmesi tabii ise de vatana hizmet etmiş, milliyet uğruna çalışmış, millet ve hürriyet için her cefaya katlanmış yüksek ahlâklı bir insanı bu meziyetlerinin zıddı ile görmek tamamıyla hususi maksatlarla hareket etmekten başka bir şey ... Devamını Oku »
YILBAŞI ÇAVUŞU
YILBAŞI ÇAVUŞU Çocukluğumun geçtiği küçük ilçemizde genel olarak mutlu bir yaşantımız vardı. Öyle ya; ülkemiz bir cihan savaşı geçirmişti, savaşta başarılı olmuş, düşmanları yurdumuzdan dışarı atmış, bağımsızlığımızı korumuştuk. Cihan Savaşından çıkalı hemen hemen 10-15 yıl geçmişti. Savaş bizleri yoksul ama gururlu bırakmıştı. Belki inanılmaz ama babası veya eşi harpte şehit düşmüşler bile bir buruk sevinç içindeydi, ilçemizde epey de gazi ... Devamını Oku »
PADİŞAHLARIMIZ
HüseyinNihalAtsız Sultan Vahdettin: Osmanlı pâdişâhlarının en talihsizidir. Bu yüzden kendisine hâin damgası vurulmuştur. Fakat hâin değil, bütün Osmanlı pâdişâhları gibi vatanseverdir. Veliaht iken Almanya’ya gittiği zaman, batı cephesinde ateş hattı siperlerini gezmiş, herhangi bir umulmadık tehlikeye karşı başını eğmesi söylendiği zaman: “Türk başı düşman karşısında eğilmez!” cevabını vermiştir. Zekî ve otoriter bir pâdişâhtı. İttihatçılardan nefret ediyordu. Fakat Talât Paşayı çok ... Devamını Oku »
ÜZÜMCÜ
Büyükada’da, Temmuz ibtidası. Öğle üstü. Güneşin eriyip toprakları, yaprakları kavrayıp kavurduğu, yalayıp parlattığı bir gün. Gökten dökülen sıcak, yanakları yakıyor göğüsleri eziyor nefesleri tıkıyor. Elle tutulabilir bir alev haline geliyor. Ortalık gözleri kamaştıracak derece aydınlık… Karşıdaki çamlar yanık, siyah bir leke gibi duruyor. Bu kadar nura dayanamayan gözler sönüyor ve kapanan göz kapakları altında kımıldanmak istemiyordu. Yer, gök ... Devamını Oku »
NESRİN ÖĞRETMEN
Nesrin Hanım, diğerlerinden farklı bir öğretmendi. Sanki ders işlemez öğrencilerine oyun oynatır, bulmaca çözdürür, zevkli yarışmalar yaptırırdı. En çok da doğru cevabı bulma, yanlışları ayıklama yarışmaları yaptırırdı. Her öğrencisinde söz alma isteği uyandırır, her öğrencisini mutlaka dersin merkezine doğru çekerdi. Kız erkek, köylü kentli, iyi giyimli, kötü giyimli ayrımı yapmadan herkese yakın durmaya çalışırdı. Hatta köyden geldiği güneşte yanmış yüzünden, ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları
