Son Haberler

RAMAZANNAME

  Eski edebiyatımızda ramazannameler vardır. Benim yazacaklarım da biraz farklı da olsa, onun nesre döküleni olacaktır. Ramazanın bir medeniyet iradesi olduğunu unutmadan yaşayalım. Eğer ramazan gündelik yaşamınızı değiştirmiyor, insanlarla ilişkinize yansımıyorsa orada bir ramazanlık mesele değil, medeniyet sorunu vardır. Demek ki biz ramazan medeniyetini kuramamışız. Aleni oruç yiyen nasıl Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorsa, ramazanı yaşamına uyarlamayan da onun bir hâl ... Devamını Oku »

EDEBİYATTA İLKLER

1. Mensur şiirin ilk örneklerini Servet-i Fünun döneminin en önemli sanatçılarından Halit Ziya Uşaklıgil “Mensur Şiirler” adlı eserinde vermiştir. 2. Türk edebiyatında mensur şiir türündeki bazı eserler şunlardır: - Halit Ziya Uşaklıgil = Mezardan Sesler. - Mehmet Rauf = Siyah İnciler - Yakup Kadri = Erenlerin Bağından, Okun Ucundan - Ruşen Eşref Ünaydın = Damla Damla - Sabahattin Kudret Aksal ... Devamını Oku »

ETME EYLEME

daha allah ile cihan yok iken biz anı var edip ilan eyledik hakka hiçbir layık mekan yok iken hanemize aldık mihman eyledik kendisinin ismi henüz yok idi ismi şöyle dursun cismi yok idi hiçbir kıyafeti resmi yok idi şekil verip tıpkı insan eyledik allah ile burda birleştik noktai amaya girdik yerleştik sırrı küntü kenzi orda söyleştik ismi şerifini rahman eyledik ... Devamını Oku »

857

İslâmın beklediği en şerefli gündür bu: Rum Konstantaniyye’si, oldu Türk İstanbul’u! Cihana karşı koyan bir ordunun sahibi, Türkün genç padişahı, bir gök yarılır gibi, Girdi Eğrikapı’dan kır atının üstünde; Fethetti İstanbul’u sekiz hafta üç günde! O ne mutlu, mübarek bir kuluymuş Allah’ın! Belde-i Tayyibe’yi fetheden padişahın, Hak yerine getirdi en büyük niyazını: Kıldı Ayasofya’da ikindi namazını! NAZIM HİKMET İşte o ... Devamını Oku »

ÇOCUĞUN DÜŞÜ

Çocuk hayâl ediyor: Bulut olaydım keşke ne güzel olurdu annemin göğünde yitmek Çocuk hayâl ediyor: Bir kuş olaydım keşke ne güzel olurdu annemin saçına konmak Çocuk hayâl ediyor: Su olaydım keşke ne güzel olurdu annemin sesine karışmak Çocuk hayâl ediyor: Çiçek olaydım keşke ne güzel olurdu annemin sevincinde açmak sedat umran Devamını Oku »

KEDİ MERSİYESİ-ME’ALÎ

Mersiye-i Gürbe I Çıkdun elden n’edelüm ansızun eyvâh pisi Yandun ölüm odına derd ile nâ–gâh pisi Hasretâ şîr-i ecel buldı sana râh pisi N’edelüm âh pisi n’eyleyelüm âh pisi II Kanı ol bebr bakışlu kanı ol şîr-i zaman Kanı ol virmeyen aslan ile kaplana eman Kanı ol oldugı evde komıyan hîç sıçan N’edelüm âh pisi n’eyleyelüm âh pisi III Katı ... Devamını Oku »

DEĞERLER EĞİTİMİ Mİ ? “NE DERLER EĞİTİMİ” Mİ?

Doğan Cüceloğlu bir seminerinde yere bir parça ekmek koymuş ve “Bu ekmeğe basabilecek birisi var mı?” diye sormuş salondakilere. Hiç ses çıkmamış tabiki. “Sahneye gelip bu ekmek parçasına basana 100 dolar vereceğim” diye devam etmiş. Salondan yine çıt yok… Fiyatı artırarak 5000 dolara kadar getirmiş. Bu sırada salonda bulunanlardan birisi, “Hocam, istersen 500 bin dolar ver, yine bize o ekmeği ... Devamını Oku »

NEFSİMMİŞ MEĞER

  Yıllardır kendimi, güyâ tanırdım; Sanık ben, yargıç ben, hep aklanırdım. Şeytanı, en büyük düşman sanırdım; Ondan da beteri.. Nefsimmiş meğer… Gönlümü, hevâya kaptıran oymuş, Şuûru şehvete saptıran oymuş, Tutkuları, putlar yaptıran oymuş, En sinsi düşmanım.. Nefsimmiş meğer… Övgü dolu sözlerine kanmışım; ”Kalbin temiz” demiş, gerçek sanmışım. Hakk’ı ancak, zor günümde anmışım, İçimdeki nankör.. Nefsimmiş meğer… Öyle sevdirmiş ki,dünyayı bana; ... Devamını Oku »

POETİKA MESNEVÎSİ

  Fuzûlî’nin Türkçe Dîvanı Mukaddimesi İlimsiz şiir temelsiz duvar, benzetmesi Eski Edebiyat’ın Dîvan Dîbâceleri Klâsik şâirlerin şiir düşünceleri Şiire ve şâire dâir birçok metin var Mesnevî ve tezkirelerde, dîvanlar kadar Kimisi manzum söylenmiş, kimisi mensur Deryâdan habersizlik, bize özgü bir kusur Ziyâ Paşa’nın Şiir ve İnşâ Makâlesi Garb’a ve halka giden Yeni Aydın’ın sesi Şiirsel mi şiirsel, Makber Mukaddimesi Say ... Devamını Oku »

OSMANLI KASİDESİ

  OSMANLI KASİDESİ o saydam duvardır ki böler var olanlarla artık olmayanları bulutlu bir sessizlikte yaşlarını sonsuza tamamlayanları evrende çoğul yıldızlarıyla samanyolları sayılır düşünceler dönerler dururlar dönerler dururlar ne başları bellidir ne sonları nurdan bir ağaç sayılır mevlânâ ney pırıltılarıyla aralıksız anlaşılmaz bir yerinden aydınlatır gönül kandili sönmüş olanları bir dağ sayılır kaynar koca mimar sinan camdan kubbelerinde güneş parçalanır ... Devamını Oku »