Son Haberler

DÜLGER BALIĞININ ÖLÜMÜ

Hepsinin gözleri güzeldir. Hepsinin canlıyken pulları kadın elbiselerine, kadın kulaklarına, kadın göğüslerine takılmaya değer. Nedir o elmaslar, yakutlar, akikler, zümrütler, şunlar bunlar?… Mümkün olsaydı da balolara canlı balık sırtlarının yanar döner renkleriyle gidebilselerdi bayanlar; balıkçılar milyon, balıklar şan ü şeref kazanırdı. Ne yazık ki soluverir ölür ölmez, öyle ki, büzülmüş böceklere döner balık sırtının pırıltıları. Benim, size ölümünü hikâye edeceğim ... Devamını Oku »

ECİR VE SABIR

  Çocuğun cenazesi evden çıkarılırken validesi Behiye Hanım: “Ah yavrum Cemalim… Anam babanı bırakıp nerelere gidiyorsun?…” feryat ve figaniyle avazı çıkabildiği kadar bağırdı bağırdı. Iztirabının aksi duvarlara tesir eden bu canhıraş feryatlar ana kalbinde çıra gibi yandı tutuştu. Fakat o ebedi firkat yarasına devasaz olamadı… Şuursuzca bir şiddetle etrafına saldırarak birkaç cam kırdı. Haykırmaktan sesi kısıldı, nihayet yere düştü bayıldı. ... Devamını Oku »

İSA ÇOLAKER HOCAMA

İSA ÇOLAKER HOCAMA Geçenlerde Mevlana’yı yazmıştınız ya İsa Hocam… Mevlana’yı… Hepimizin adını bildiği Mevlana’yı. Ama okumadığımız… okuyamadığımız… okutmadıkları… *** Mesnevi’yi okumuş kaç vatandaş vardır dersiniz? (Ben de dahil) Vazgeçtim ortalama vatandaştan, kaç aydın okumuştur Mesnevi’yi? Kaç entelektüel? *** Çoğumuz Mevlana’yı Elif ŞAFAK’ın “AŞK” kitabından “öğrendik.” Hani şu Mevlana’yı ve Şemsi anlatan AŞK romanından… Bence çarpıcı bir kitaptı. Okuyanı Mevlana’ya yaklaştıran… ... Devamını Oku »

PERİLİ KÖŞK

Sermet Bey döndü, arkasındaki bekçiye, – İşte bir boş köşk daha! Dedi. Küçük bir çam ormanının önünde beyaz, şık bir bina, mermerdenmiş gibi göz kamaştıracak derecede parlıyordu. Tarhlarını yabani otlar bürümüş. Bahçesinin demir kapısında büyük bir “Kiralıktır” levhası asılıydı. Bekçi başını salladı: – Geç efendim, geç!… Orası size gelmez. – Niçin canım? – Demin gösterdiğim evi tutunuz. Küçük ama çok ... Devamını Oku »

KAŞAĞI

AHIRIN avlusunda oynarken aşağıda, gümüş söğütler altında görünmeyen derenin hüzünlü şırıltısını işitirdik. Evimiz iç çitin büyük kestane ağaçları arkasında kaybolmuş gibiydi. Annem, İstanbul’a gittiği için benden bir yaş küçük olan kardeşim Hasan’la artık Dadaruh’un yanından hiç ayrılmıyorduk. Bu, babamın seyisi, yaşlı bir adamdı. Sabahleyin erkenden ahıra koşuyorduk. En sevdiğimiz şey atlardı. Dadaruh’la birlikte onları suya götürmek, çıplak sırtlarına binmek, ne ... Devamını Oku »

KAĞNI

  Bir tarla meselesi yüzünden Savrukların Hüseyin, Arkbaşı’nda Sarı Mehmet’i vurdu. Otuz evli köy birbirine girdi. Şaşırdılar. Herkes korku içinde candarmaların gelmesini bekliyordu. Halbuki karakol buraya altı saat uzakta idi; köyden kimse cinayet haberini götürmedikçe on beş gün bile uğramazlardı. Bu; köylünün aklına en geç geldi; ondan sonra köyün ihtiyarları kahvede Hüseyin’in babası Mevlüt Ağa’nın etrafına toplandılar. Sarı Mehmet’in bir ... Devamını Oku »

HİMMET ÇOCUK

Elvanlar’da ihtiyar bir kılavuz aldık. Köy kısmen yanmış, peri­şan, herkes fersiz ve şaşkın gözlerle kamyon denilen cana­varın bî-lüzum (lüzumsuz) gürültüsüne bakıyordu. Herkesin ruhunda sonu gelmeyen meşakkatin, açlığın, her günün giz­li felaket ihtimallerinin yuğurduğu yeis (ümitsizlik) ve lakaydî (kayıtsızlık) vardı. Onun için kimse Uşak’a kadar gelmek iste­miyordu. Parayı ne yapacaklardı? Ne alırdı ki? Yalnız zayıf yüzlü bir ihtiyar halsiz bir sesle: ... Devamını Oku »

ESKİCİ

Vapur rıhtımdan kalkıp da Marmara’ya doğru uzaklaşmaya başlayınca yolcuyu geçirmeye gelenler, üzerlerinden ağır bir yük kalkmış gibi ferahladılar: “Çocukcağız Arabistan’da rahat eder” dediler, hayırlı bir iş yaptıklarına herkesi inandırmış olmanın uydurma neşesiyle, fakat gönülleri isli, evlerine döndüler. Önce babadan yetim kalan küçük Hasan, anası da ölünce uzak akrabaları ve konu komşunun yardımıyla halasının yanına, Filistin’in sapa bir kasabasına gönderiliyordu. Hasan ... Devamını Oku »

ETKİLİ KONUŞMANIN ABC’Sİ

                  Etkili İletişim ,Konuşma Eğitimi derslerini yıllardır veren birisi olarak ; iyi konuşmanın bir reçetesi olduğunu düşünmüyorum .  Belirli kuralları ve yöntemleri de içerdiğini anlayabiliyorum . Etkili iletişim , istek ve arzu isteyen bir yolun adıdır . Neyi ve nasıl iletişeceğinizi  öğrenerek bir yol haritası yapabilirisiniz . Yani iletişimin bir kodlama olayı olduğunu anlamamız lazım . Kendi iletişim becerilerinizin ... Devamını Oku »

ZEKANIN GÜCÜ

                     Günlük yaşamda zeki insanların farklılığına inanırım. Bunların zeka parıltılarını da sözel güçlerini gösteren fıkralarından da anlarız. Entelektüel çıtaları yüksek olan bu insanların filozofik tarafı da burasıdır. Edebiyat, sanat, bilim dünyasının önde gelen insanları, bu zekalarını ünlü söz, fıkra ya da aforizmaları yoluyla gösterirler. Bu yazımızın çatısını onların fıkraları ya da nükteleri oluşturacaktır.Kendi adıma ben,bu fıkra ve anekdotları ... Devamını Oku »