Son Haberler
Anasayfa / yazılarım / ŞİİRİN ATLASINDA GEZERKEN

ŞİİRİN ATLASINDA GEZERKEN

 

                Şairlerin şiirlerini gezerken , sizi sürükleyen dizeler vardır . Şiir antolojilerini atlas olarak düşündüğünüz zaman , aklınızda kalan kalıcı dizeler vardır . Ben onlara tekerleme ya da aforizma olmuş (vecize )mısralar gözüyle bakarım . Mutlaka bir yere de not almışımdır . Ne zaman kullanacak olsam , şairin o dizeleri mutlaka aklıma düşer . Şairi o şiirlerinden hatırlarız desek yeridir ! Bunlar kolay ve berceste dizeler de olabilir !Olsun . Tekil olarak güçlü dizeler olmasa da , mana ve duygu yoğun mısralar olduğunda okuyucu hem fikirdir sanırım . Yoksa ilgili dize ve dörtlükler niye dillerde ve yazılarda çoğalsın ki ? Her şairi kalıcı ve özel kılan böyle dizeler olduğunu da düşünüyorum . Her ozanın kelimeleri olduğu kadar , ses getiren böyle dizeleri de vardır . İnternetteki favori mısralar bunlar olsa gerek .

Aslında bu dizlerin anlama ve yorumlama tuzağı olduğunu da düşünmüyor değilim ! Her şiir okuru bu dizelere farklı manalar ve vazifeler de verebilir . Çok da önemli değil . Tıpkı klasik şiirimizin müfred , bercestesi gibi bu dizeleri anlama ve yorumlama çabaları hoşuma gidiyor . Bu tarz şiirleri en çok kullanılan şairlerimizin başında Attila İlhan gelir . Şiirin mana imkanlarını en iyi ve has kullanan şairlerimizden olan İlhan , her uzun şiirinde böyle mısralar bırakmıştır . Elde Var Hüzün şiirinde Attila İlhan , ..”elde var hüzün ..” dizesini slogan gibi kullanır ve tarihe bırakır : “hayat zamanda iz bırakmaz/ bir boşluğa düşersin bir boşluktan / birikip yeniden sıçramak için / elde var hüzün .” Hüzünlü insanın meseleler karşısındaki sorun çözücülüğünü anlatan dizeler sanki . Severim hüzünlü insanları . Şair yaşamın zorluklarını hüzünle aşalım diye , elde var hüzün nakaratını yapıyor . Hüznün şifa olduğunu belirtmeyeçalışıyor . İlk bakışta mana yoğunluğu yok gibi gözüken şiir parçası , elde var hüzünle sanki şiir topuna dönüyor .

Şiirleri vecizeye dönüşen şairlerimizden birisi de Necip Fazıl Kısakürek ‘tir . Üstadın her dizesi ayrı bir mana ve his toplamı olmasına rağmen , şiirlerinden den akla kazınan mısralar epey fazladır . Çile şairi , her dizesini bu iştiyakla yazdığını belirtmesine rağmen , benim aforizmal bulduğum mısraları , genelde , mesaj yüklü dizelerdir .“Anladım işi , sanat Allah ‘ı aramakmış / Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış…” dizeleri , onun bu tarz şiirlerine çok iyi bir misaldir . Edebiyat ve sanatı imanla ilişkilendiren usta , şiirin kutsalın hizmetinde olması gerektiğini bu manalı tanım gibi mısralarla anlatır . Sanki sanat edebiyat üslubunu anlatan kelimeler bileşiği mısralar . Az söz , çok mana . Benim tam da tekerleme dediğim aforizma ( vecize ) dizeler bunlardır .

Bir başka güçlü ozan  dizeleriyle sürdürelim şiir atlası yolculuğumuzu . Nazım Hikmet ‘ in mısraları da güçlü ve protest kelimelerle yüklüdür . Belki de kısa ve politik manaya en yatkın şiirler onundur . Onun için şiirlerinden bolca vecize mısraları ve kalıcı alıntı şiirleri çıkmıştır . Şiirleri sesli ve güçlü bir mana içerdiği için , bir çok şiirinde kalıcı mısra vardır . Davet adlı şiirinde ülkesine ve insanımıza duyduğu hasreti ve özlemi anlatırken ruhumuza kazınan şu özgürlük dizelerini yazmıştır : “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / ve bir orman gibi kardeşcesine, / bu hasret bizim… ” Şiirin tümünde Orta Asya ‘ dan geliş ve yurt tutma sevdamızı canlandıran şair , şiirin hitamında , okuyucuya bir davet yapar . Gayet kardeşçe ve insanca olan bu dizeler artık vecize olmuş , dilden dile dolaşmaya devam etmektedir . Ağacın çokluğu ve insanın yalnızlığı bu kadar mı anlamlı anlatılır . Hem de tezatla!

Şair Erdem Beyazıt da politik şiirlerinden birinde kalıcı vecize dizeleri bırakmıştır .Sana , Bana , Vatanıma , Ülkemin İnsanlarına Dair adlı uzun soluklu şiirinin bir yerinde sözü kadınlarımıza getirir ve şöyle seslenir : ”Kadınlar bilirim ülkeme ait / Yürekleri Akdeniz gibi geniş, soluğu Afrika gibi sıcak/ Göğüsleri Çukurova gibi münbit /…Yaslandın mı çınar gibidir onlar sardın mı umut gibi.” Bir çokpolitikacı tarafından da seslendirilen bu dizeler , kadınımızı en iyi ve açık anlatan vecizeler toplamı gibidir .Yürekleri Akdeniz , soluğu Afrikalı gibi olan emekçi ve değerli değerli kadınlarımız , ne güzel teşbih edilmişler . Yine Çukurova gibi üreten ve ana olarak çocuk yetiştiren dirençli kadınlarımız . Kocasını umutla ve özlemle bekleyen namus timsali anlarımız . İki üç mısrada Anadolu ‘ yu ve kadınını anlatan şair muhayyilesi .

Şiir atlasımızın sayfasını son bir şair ve şiiriyle süsleyelim . Şiirleri sesli ve politik bir ozanla bitirelim . Ahmet Arif , kavga ve politik şiirleriyle ünlü şairimiz , her şiirinde sosyal bir yaraya parmak basar ve çözüm kararlığını belirtir . Hasretinden Prangalar Eskittim şiiri başlığıyla birlikte ufkumuza yer etmiş popüler dizelere sahiptir . Yani şiirin başlığı tekerleme olmuş bir haldedir : “Seni anlatabilmek seni, /  Namussuza, halden bilmeze, /  Kahpe yalana.” Özellikle “…namussuza , halden bilmeze , kahpe yalana …” dizeleri bir çok şarkıya söz olmuş metinlerdir . Tıpkı Attila İlhan ‘ın “ ben sana mecburum” başlığı gibi , “hasretinden prangalar eskittim” başlığı da aforizma olmuştur . Vecize tadında dizeleri yorumladığımız yazımızı  , dillere pelesenk olmuş bir anıt şiir dörtlüğüyle  bitirelim : “Mona Roza, siyah güller, ak güller / Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak / Kanadı kırık kuş merhamet ister / Ah, senin yüzünden kana batacak / Mona Roza, siyah güller, ak güller .” Üstat Sezai Karakoç ‘ un başlığıyla adlaşmış şiiriyle bitirirken ; şiir , umut dolu günleriniz olsun . Şiirle kalın .

Günün sözü : Hiçbir taklidin şaheser olma şansı yoktur .

İsa Çolaker

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>