Son Haberler
Anasayfa / yazılarım / YOLA CONİYLE ÇIKMAK

YOLA CONİYLE ÇIKMAK

 

                Yola coniyle çıkarsan, baştan kaybetmiş olursun. 15 Temmuz darbesi, yeni bir politik satışın adı olmuştur. Halkımız, 15 Temmuzda coni ve işbirlikçisi hainleri derdest etmiştir. Darbenin yıldönümünde durum budur. Bu halk coniyi ve onun işbirlikçisi itleri hak ile yeksan etmiştir. Fetöcü hainler ve onların sivil işbirlikçileri o kadar kendilerinden emindiler ki, vatsapp grubu kuracak kadar sıradan bir sonuca inanıyorlardı.  Yani darbe başarlı olacak ve Reis gidecekti! Olmadı. Halk oyunu bozdu. Allah bu necip milleti yine şehitlerin bedenleriyle korudu. Yüzlerce şehit, binlerce gaziyle birlikte hain oyun akamete uğradı. Gavurla iş tutmak bu coğrafyada sevilmez, tıpkı 27 mayıs darbesinde olduğu gibi. Abd ve İngilizle iş tutan hainler kabak gibi ortada kaldılar!

On beş temmuz ihanetinin bize verdiği politik zararı ve ihanetin faturasını konuşmalıyız artık. Zararın neresinden dönersek kârdır! Darbenin ilk ve öncelikli zararı gençliğimize çıkardığı faturadır. Tıpkı on iki eylül gibi, genç bir kuşak heba olmuştur. Bir nesil fetönün elinde, abd’ye peşkeş çekilmiştir. Hem okumuş hem yazmış de binlerce genç coniye yem olmuştur. Devletten, milletten koparılan insanımız, kardinal kılıklı bir fetö haydutuna feda edilmiştir. Yazık ki, ne yazık! Bunların ailelerine açtıkları sosyal yara da cabası! Kibir, ego abidesi binlerce fetöcü memlekete verdikleri zararın faturasını ödemek için cezaevindedir. Dolayısıyla toplum dışına itilmişlerdir.  Khk’yla atılanlar da sokağa çıkamaz hale gelmiştir. Dün sokağa hava atan haydutlar, politik eleştiriden kaçmak için evden bile çıkamaz hale gelmişlerdir. Bu da gayet doğaldır.

Hain darbe kardeşliğimizi de vurmuştur. İnsanlar fetöcü avına çıkmıştır. Doğrudur. At izi it izine de karışmıştır. Bunu yapan da fetöcülerdir. Karısının telefonuna baylok yükleyen alçak, izini kaybettirmek isteyen ezik cemaatçidir. Sevgili eşine bunu yapan devletine neler yapmaz? Öyle de olmuştur. Takiyye, yalan, kumpas, muta, dolap, abidik gubidik hepsi bunlarda mevcuttur. Bunları gören toplum; insan inşa eden tarikat ve cemaat bilincinden soğumuştur. Diyanet bu konularda devreye girerek, himmeti zekata ya da hizmeti de dayanışmaya tevdi etmelidir. Duyguları kirletilen milletimiz, yeniden kuruluş kodlarına dönecektir. Bunun için geç değildir. Çünkü cimadat aklı boş durmamakta, gönül erleri koduyla insanımızı devşirmeye devam etmektedir. İşimiz kolay değil. Çünkü karşımızda yerli coniler var.

İşgalin gizli ve ardıl bir zararı da görünmektedir. O da devşirilen ve ailelerinden koparılan şakirtler meselesidir. Onlarca fetöcü birey hala örgütten ve beddua seanslarından çekindiklerinden olsa gerek, hain örgütü bırakamamaktadır. Örgütte onları gelen parayla beslemeye devam etmektedir. Muhalefetin kontrollü darbe palavrası ve cemaatin işkence palavrası hain tabanı diri tutmaya dönüktür. Geleceğin gençleri bu yolla iradeleri teslim alınmaktadır. Örgütün çalışma sistemi de, masonik bir kafayla ve çok gizli çalışmaktadır. Birey yok, teslim alınan ve batıya pazarlanan feda ruhlar vardır. Mesela mit tırları meselesindeki ihanet ancak bir vatan hainliği sonucunda olur. Çünkü abd elçiliğinin aranması buna iyi bir delildir.

15 temmuz ihanetinin belirgin vasıflarından birisi de, topluma getirdiği kaotik ortamdır. İnsanlar ya da özelde muhafazakarlar, birbirine güvenemez hale getirilmişlerdir. Fetöcü çetenin diğer tarikat ve cemaatlere de sızmaya çalıştıklarını düşünürseniz, durum daha vuzuha kavuşmuş olur. Renkten renge girmekte pek mahir olan örgüt, iftira dahil kullandığı suçlama araçlarıyla onlarca müslümanı bühtan altında bırakmıştır. Selam-Tevhit, Hablemitoğlu, Danıştay saldırısı vb. bunlara iyi bir misaldir. Artık bu örgütten zarar görmeyen toplum kesimi kalmamıştır. Dolayısıyla cemaat diyemeyeceğimiz bu necis yapı, şeytanlaştırmadığı ve ötekileştirmediği bir toplum veya kanaat önderi kesimi bırakmamıştır. Aziz Yıldırım, Cübbeli Ahmet Hoca örneği gibi.

Temmuz ihaneti, bizi batının açık saldırı odağı haline de getirmiştir. İşgal sonrası batı suskunluğu bunun açık delilidir. Nato, abd, almanya saldırısı bunun açık örneğidir. Anayasa referandumu sonrası yaşadığımız açık emperyalist saldırılar da devamıdır. Kontrollü darbe ne kadar fetö lafıysa, darbeye inanacak deliller yok, o kadar Alman lafıdır! Fetöcü trollerin her tiviti bir mermi gibidir. Adlarını coni ismi yaparak kimliksizleşen alçaklar, aslında bu milletin bir kamburu olmuşlardır. Milletten topladıkları himmeti, abd düşünce kuruluşlarına veren bunlar değil mi? Ne denli bir saldırıyla karşı karşıya olduğumuzu siz düşünün.

Yüz elli dokuz ülkede aktif olarak ciaya çalışan cemaat, bir tek Türkiye’ye çalışmadı. Çünkü onlar için vata; ha kanada ha abd fark etmiyordu. Kimliksiz olan cemaatin ülkesini jurnallemesi de doğaldır. On binlerce fetöcü hain, fendisi olan ülkelerden vatandaşlık ve hızlı oturma izni almadı mı? Bu ne şiddet, bu ne celal? İnsan, kölesine bu kadar mı hızlı sahip çıkar. Bir sene süren oturma izni bir günde fetöcü haine verilmedi mi? İsimlerini devid, hans, corc yapan ezik hainlere bu doğal değil mi? Fulleri, Merkeli, Villersi bunlara sahip çıkmıyor mu? Evet, sahip çıkıyor. Çünkü köle efendi ilişkisi mevcuttur. Mesele, ortak Türkiye düşmanlığıdır. Gavurla iş tutan gavurdur. İtikadına ve imanına güvenimin kalmadığı bu adamlar, adaletin pençesinden kurtulamayacaklardır. Acıma, acınacak hale gelirsin. Türkiye sevgisi imandandır. Devlet başa kuzgun leşe diyerek, deaş, pkk, dhkpc, fetö gibi tüm terör unsurlarıyla sonuna kadar mücadele edilmelidir.

15 temmuz ihaneti aynı zamanda, dağılan ve yok edilen liyakatsizliğin adı olmuştur. Devleti ele geçiren fetöcü grup liyakati ortadan kaldırmıştır. Yargıda, poliste, üniversitede, askeriyede vb. hayati kurumlarda kendinden başka kuş tanımamışlardır. Bunlara biat eden üniversite elemanı anında yükselmeye ve çalıp çırpmaya namzet hale gelmiştir. Hızla kariyer yapma, gofff doktoralar, çalınan yaşamlar, acil dil sınavı geçme, anında yükselme fetöcü gelenek olmuştur. Tüm bunları da verilen haram mamayla yapmışlardır. Devletin ekonomik imkanları yancı fetöcülere para ve kariyer olarak geri dönmüştür. Uymayanlara da avuç yalama ve iftira-kumpas düşmüştür. Kamu tekrar toparlanmalı, yapılandırılmalıdır. Gasbedilen yaşam ve kariyer hakları geri verilmelidir. Biliyorum zor ama, yapmak zorundayız. Çünkü fetöden mağdur bir gençlik geliyor ve öfkeliler! Referandum sonuçları bunun işaretidir! Adaletsiz sınavlar ve çalınan gelecekten mağdur binler var. Tek başına 2010 kpps’si bu yerli gavurlara hizmet etmiştir. Öğretmen formasyon tüccarlığını bile akademik alanda bunlar yapmıştır. Acil restorasyon gerekiyor. Çalınan yaşam geri gelmez ama, iade edilen haklar vicdanları rahatlatır.

Sonuçta: Yeni işgal ve darbeler olmaması için, güçlü bir millet ve özgürlüğüne düşkün bireyler yetiştirmek zorundayız. İnsan düştüğü yerden kalkar, fetö gençliği istismar etmişti. Biz de buraları iyi imar etmek zorundayız. İrfanı ve vicdanı hür nesiller için haydi ileri.

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>