Geldi geçti ömrüm benim şol yel esip geçmiş gibi Hele bana şöyle geldi şol göz yumup açmış gibi İşbu söze Hak tanıktır bu can gövdeye konuktur Bir gün ola çıka gide kafesten kuş uçmuş gibi Miskin âdem oğlanını benzetmişler ekinciye Kimi biter kimi yiter yere tohum saçmış gibi Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm Yiğit iken ölenlere gök ... Devamını Oku »
AKİF GÖZÜYLE JAPONLAR
Sorunuz, şimdi, Japonlar da nasıl millettir? Onu tasvire zafer-yâb olamam, hayrettir! Şu kadar söyleyeyim: Din-i mübinin orada, Ruh-u feyyazı yayılmış, yalınız şekli: Buda. Siz gidin, saffet-i İslam’ı Japonlarda görün! O küçük boylu, büyük milletin efradı bugün, Müslümanlıktaki erkan-ı sıyanette ferid; Müslüman denmek için eksiği ancak tevhid. Doğruluk, ahde vefa, va’de sadakat, şefkat; Acizin hakkını i’laya samimi gayret; En ufak şeyle ... Devamını Oku »
AKİF BU ŞİİRİ KİME YAZDI?
Lisân-ı pâk-i Nebî’den yalanlar uyduruyor: Sıkılmadan da “sevâb işledim” deyip duruyor! Düşünmedin mi girerken şerîatin kanına? Cinâyetin kalacak zanneder misin yanına? Sevâb ümid ediyor ha! Deyin ki nâmerde: Sevâbı sen göreceksin huzûr-ı mahşerde! Tepende gezdirecek ra’d-ı intikamını Hak, Ki yıldırımları beyninde kaynayıp duracak. Yakandan inmeyecek dest-i kahrı husrânın. Nasıl iner ki, önünden kaçıp da nîrânın, Civâr-ı nûr-ı nübüvvette mültecâ bulsan; ... Devamını Oku »
GARDAŞ DEFİNEYİ NEREDEN BULDUN?
Mısır satıyordun iki yıl evvel Gardaş defineyi nereden buldun? Baktım defterine vergi ne gezer Gardaş defineyi nereden buldun? Haber verse idin müzemiz vardı Kumandan kaymakam kazamız vardı Yoksa muhtarımız azamız vardı Gardaş defineyi nereden buldun? Okuma görmedin kırk sene yattın Bir ekmeğe kırk yıl taklalar attın Eroin mi sattın, esrar mı sattın Gardaş defineyi nereden buldun? Seni de beni de ... Devamını Oku »
GAZEL
Sînede evvel ne muhrik ârzûlar var idi Lebde ser-keş âhlar âteşli Hûlar var idi * Böyle bî-hâlet değildi gördüğüm sahrâ-yı aşk Anda mecnûn bîdler divâne cûlar var idi * Ben bu gün bir nev-bahâr-ı hüsn ü ân seyreyledim Tarf-ı destârında sünbül gibi mûlar var idi * Sen yine bir nev-niyâz âşık mı peydâ eyledin Kûyuna yer yer dökülmüş âb-ı rûlar ... Devamını Oku »
ÖĞÜNSÜN
Üç günlük fani dünyada Ölmeden gülen öğünsün Beş vaktını da kazaya Koymayıp kılan öğünsün Deryalarda oynar kayık Kimi sarhoş kimi ayık Dünya fani insan konuk Demlerin süren öğünsün Metin Karac’oğlan metin Yöğrük derler aşkın senin İnsan insanın kıymetin Sağlıkta bilen öğünsün. Karacaoğlan Devamını Oku »
GAZEL
Hak sûretidir âlem-i imkân ile âdem Bundan güzeli nerde ki, cennette mi sandın * Her yer ne güzel menba’-ı hüsn, insân güzeli Sen de bu cemâli, hûrî gılmânda mı sandın * Her yerde, fakat ârifin kalbindedir Allah, Yoksa sen onu arz u semâvâtta mı sandın * Dünyâ diyerek geçme sakın, burdadır her şey Mîzân ü sırâtı mutlaka orda mı sandın ... Devamını Oku »
ESENLİK BİLDİRİSİ
Bir şehrin urgan satılan çarşıları kenevir kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir Duygular paketlenmiş, tecime elverişli gövdede gökyüzünü kışkırtan şiir sahtedir gazeteler tutuklamış dünya kelimesini o dünyadan, o şiirden öcalmalı demektir Ölüm gelir, ölüm duygusuna karşı saygısız ve zekâ babacan tavrıyla tiksinti verir söz yavan, kardeşlik şarkıları gayetle tıkız ... Devamını Oku »
HOCALIM OY HOCALIM
Bu dağların qoynunda yaşıl bir kənd varıydı, Əlvan saray, güllü bağ, gen aynabənd varıydı. Neçə dodağı şəkər, söhbəti qənd varıydı, Neçə incəbel gözəl, zülfü kəmənd varıydı. Yoxdu daha, nağıldı, İtdi, batdı, dağıldı. Mənim şirin qafiyəm, mənim üçcə hecalım, Xocalım, ay Xocalım! Ağzından alov saçan silahlar yedi səni, İştahalar, nəfslər, tamahlar yedi səni. Bağışlanmaz, yuyulmaz günahlar yedi səni, YAKUP SELİMHAN Göydə ... Devamını Oku »
ERCİŞLİ EMRAH’DAN
Seherde uğradım ben bir güzele Dedim sarhoş musun söyledi yoh yoh Ağ elleri boğum boğum kınalı Dedim bayram mıdır söyledi yoh yoh * Dedim ala nedir dedi gözümdür Dedim şeker nedir dedi sözümdür Dedim alma nedir dedi (y)üzümdür Dedim öpeyim mi söyledi yoh yoh * Dedim inci nedir dedi dişimdir Dedim kalem nedir dedi kaşımdır Dedim onbeş nedir dedi yaşımdır ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları