Son Haberler

YOLCU YOLUNDA GEREK

                  Yol fikri edebi bir meseledir. Yoldaş, haldaş olmak bir tutumdur. Edebiyatçılar yol fikrine uzak insanlar olmamışlardır. Yol üzerine onlarca deyim, atasözümüz vardır. Yolsuz olmak, yolu izi kaybetmek, yoldan çıkmak gibi. Yol, düzen ve intizam  gerektiren bir yapının adıdır. Kompozisyon da, biraz yolda olmayı gerektirir. Çünkü içinde düzen ve intizam barındırır. Yol fikri gitmeyi ve bulmayı da hatırlatır. Şair ... Devamını Oku »

HAK YOL

Kamu dilde ma‘nî vardur bilene Cümle yolda Hak bulındı bulana Her nefesden yol açukdur Tanrı’ya Kim anabildiyse Anı bî-riyâ Kamu dilde vardurur ma’nî sözü Görene gizlü değül ma’nî yüzü Ma’nî ehli ma’nînin kadrin bilür Kande ki bulsa ana rağbet kılur Çok acâib çok garâib nesneler Söylenür dilde neler vardur neler Ma’nîyi bir dilde sanman siz hemân Cümle diller Anı söyler ... Devamını Oku »

MERAKLISI İÇİN YÜZ DOĞU KLASİĞİ

  Kitap- Necip Asım Bostan- Şeyh Sadi Şirazi Gülistan- Şeyh Sadi Şirazi Mantiku’t-Tayr- Feridüddin Attar Pendname- Feridüddin Attar İlahiname- Feridüddin Attar Merhaba Hüdhüd- Feridüddin Attar Amak-ı Hayal- Filibeli Ahmet Hilmi Hicaz Seyahatnamesi- Nabi Seyahatname- Evliya Çelebi Seyahatname- İbn Battuta Salaman ve Absal- Molla Cami Tuhfetu’l-Ahrar- Molla Cami Lüccetu’l Esrar- Molla Cami Baharistan- Molla Cami Tutiname- Süleyman Tevfik Banu Cihan- Süleyman ... Devamını Oku »

ÖĞRETİM ELEMANLARI VE ÖĞRETMENLERİN ÖNERDİĞİ KİTAPLAR

1 Türkçenin Zenginlikleri, İncelikleri, Doğan Aksan 2 Dil ve Kültür, Mehmet Kaplan 3 Huzur, A. Hamdi Tanpınar 4 Türkiye’nin Maarif Davası, Nurettin Topçu 5 Türk Dili Tarihi, A. Bican Ercilasun 6 Anna Karanina, Tolstoy 7 Yunus Emre Divanı, Yunus Emre 8 Kayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust 9 Karamazov Kardeşler, Dostoyevski 10 Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken 11 Kültür ... Devamını Oku »

PAYDAŞLARIMIZLA BERABER YAŞAYABİLMEK

  İnsan tabiatta paydaşlarıyla yaşıyor. Börtü böcek, balık ve nebat  bunlara dahildir. Yeşilırmak nehri bu kentin markasıdır. Yıllardır yaşanan mutad balık ölümlerine bir türlü dur diyemedik! Bunu durdurmak bu kadar zor mudur? Ölenler can değil midir? Kim yapar bu balık katliamını? Duyarlı olan kurumlarımız nerdedir? Çevre ve Şehir il müdürlüğü ne yapar? Failleri niye bulamaz? Buldu da, biz mi duymadık? ... Devamını Oku »

HAZİRANDA GİDENLER

                  Her ölüm bir yaprak dökümüdür. Haziranların birinde kaybettiğimiz iki şair de, güzel insanlardı. Abdurrahim Karakoç ve Cahit Zarifoğlu’ndan bahsediyorum. Haziranların birinde kaybettiğimiz iki ayrı ustadan söz etmek istiyorum. İkisi de şiirin bir cephe ustasıydı. Milli ve dini damardan yazan iki ünlü ustadan konuşmak istiyorum. Duyarlılıkları dolayısıyla düşünce havzaları aynı olan şairlerimizin, imge ve hayal unsurları ayrıdır oysa. Zarifoğlu ... Devamını Oku »

GERİ GELEN MEKTUP

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse… Ey sen ki kül ettin beni ... Devamını Oku »

TÜRKİYE’M

Ey nazlı sevgilim, ey cânım benim Güzeller güzeli vatanım benim Cümle değerlerim yatar sînende Sensin en mübârek mekânım benim. Tecelliye kaynak ilâhî emir Rızıklar, nimetler hep senden gelir Mukaddes mâbetler sende yükselir Yayılır bağrında ezanım benim. Çocukluk geçmişim dünde saklıdır Bu günüm, yarınım sende saklıdır Ki senin her şeyin bende saklıdır Ocağım, otağım, divânım benim. (Abdurrahim Karakoç) Devamını Oku »

İNCİTME

Gönül çalamazsan aşkın sazını Ne perdeye dokun ne teli incit Eğer çekemezsen gülün nazını Ne dikene dokun ne gülü incit Bülbülü dinle ki gelesin coşa Karganın namesi gider mi hoşa Meyvesiz ağacı sallama boşa Ne yaprağını dök ne dalı incit Bekle dost kapısın sadık dost isen Gönüller tamir et ehli dil isen Sevda Sahrasında Mecnun değilsen Ne Leyla’yı çağır ne ... Devamını Oku »

TAKSİM

  Bana Mevlâna’yı Yunus’u verin Mecnun’u, Leyla’yı size bıraktım. Kırk yıldır susuzum, bir tas su verin Irmağı, deryayı size bıraktım. Talipli değilim şöhrete, şana Makamı, rütbeyi yük etmem cana Dostluk, sevgi, şefkat yetişir bana Dövüşü kavgayı size bıraktım. Zaman yoktur ekip, biçip sürmeme Ham topraktan haram mahsul dermeme Bir tek gönül kâfi gelir girmeme Konağı, sarayı size bıraktım. Çokta değil, ... Devamını Oku »