Son Haberler

GÖNÜL

Sofuyum halk içinde tesbih elimden gitmez Dilim marifet söyler, gönlüm hiç kabul etmez Boynumda icazetim, riya ile taatim Edişem ayruk yerde, gözüm yolum gözetmez Söylersem marifeti saluslanırım kati Miskinliğe dönmeğe, gönlümden kibir gitmez Hoş dervişem sabrım yok, dilimde ezkarım çok Kulağımdan gireni, hergiz içim işitmez Görenler elim öper tac ü hırkama bakar Şöylece sanırlar beni zerrece günah etmez Dışımda ibadetim, ... Devamını Oku »

YAZMANIN TAŞRA SICAKLIĞI

                  Taşrada yazmak, okumak, mukim olmak zordur. Ana akım okuma ve yazma yerlerinden uzak olanlar, ne demek istediğimi iyi anlarlar. Amasya’da tarihi süreçte bunun istisnasıdır. Her daim okuru ve yazarı olan yer Amasya’dır. Geçmişi ve geleceği okuryazar alanı olan Amasya, zamanla bu yetkinliğini kaybetti! Bu demek değil ki, kimsecikler yazmıyor. Yazan dost ve arkadaşlarımız da var. Şehzadeler kentinin yüzünü ... Devamını Oku »

EY AŞIKLAR

Âşıklar sâdıklar işitmiş olun Hakk’dan geldim yine Hakk’a giderim Mevlâsından gayrı kimi var kulun Hakk’dan geldim yine Hakk’a giderim   Biz’isteyen kişi Hakk ile olsun Rûz-ı ezel ahdin ri’âyet kılsın Kulun Efendi’si yanında bulsun Hakk’dan geldim yine Hakk’a giderim M.Hüdâyî K.s Devamını Oku »

IŞIK DOĞUDAN GELİR

                  Üstat Cemil Meriç’in bir kitabının adı budur. Taraf olma konusunda köşeli düşünceleri olan üstat böyle söyler. Ben de böyle düşünüyorum. Gerçekten ışık doğudan gelir. Medeniyet üzerine epey retorik yapan usta, aslında zihinsel dünyasına da ışık tutmaktadır. Onun düşüncelerini tanımak için, kısa ve veciz şekilde belirttiği aforizmalara bakmakta fayda var. Günümüz insanı Meriç’i anlamakta zorlanıyorsa, bunda kabahat yazar da ... Devamını Oku »

SEVGİLİM HAYAT

  Yüzüme bak ve yüzümü hırpala yüzümü değiştir, dağlı bir anlatım bırak sen her hafta oğlunu leğende yıkayan hayat yaban, diri memelerinden ısırmak dudaklarındaki tuzu dudaklarıma almak için çok oldu tepelere vurdum kendimi bulutlara karıştım ve karanlık kahvelerde tıraşı uzamış adamlardan huylarını öğrendim senin. Mahmur bir tohumdun delikanlı bağrıma. Ve hatırlıyorum lokavt vardı bezgin fabrika düdüklerinin dizlerine yatırılmış olan sabah ... Devamını Oku »

TERSİNE ÖĞÜT(TARİZ)

  Her nere gidersen eyle talanı Öyle yap ki ağlatasın güleni Bir saatte söyle yüzbin yalanı El bir doğru söz söylerse inanma Kime iyi desen darılır söğer Merhamet zamanı değildir meğer Yanında birini kesseler eğer Bir hançer de sen vur sonra utanma Üç parmak noksan ölç ölçersen kile Tatlı söz konuşma bir kimse ile Dört kuruşa sekiz kuruş et hile ... Devamını Oku »

EY BÜLBÜL-Ü ŞEYDA

Ey bülbül-ü şeyda yine efgâna mı geldin, Azm-i gül edüp zârıyla giryâna mı geldin.     Pervâne gibi âteşe daim cân atarsın, Evvelde bu aşk ödüne sen yâna mı geldin.   Yağmur gibi yağarsa belâ sen baş açarsın, Can vermeğe dost yoluna sen kurbâna mı geldin.   Herşey çalışır bir sıfatı eyleye mâ’mur, Sen cümle sıfat ilini vîrâna mı geldin. ... Devamını Oku »

TEK HECE

Var mı beni içinizde tanıyan? Yaşanmadan çözülmeyen sır benim. Kalmasa da şöhretimi duymayan, Kimliğimi tarif etmek zor benim… Bülbül benim lisanımla ötüştü. Bir gül için can evinden tutuştu. Yüreğine Toroslar’dan çığ düştü. Yangınımı söndürmedi kar benim… Niceler sultandı, kraldı, şahtı. Benimle değişti talihi bahtı, Yerle bir eylerim tac ile tahtı, Akıl almaz hünerlerim var benim… Kamil iken cahil ettim alimi, ... Devamını Oku »

Kediler mangalın altında uyurdu Biz küllenmiş ekmekler yerdik razı İnanmış adamların övüncüyle Sabırla beklerdik geceleri Şimdi hiçbirinden eser yok   Gitti o geceler o cenk kitapları Dağıldı kalelerin önündeki askerler Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi Sezai Karakoç Devamını Oku »

MERZİFONLU İBRAHİM CUDİ EFENDİ

  Merzifonlu İbrahim Cudi Efendi, son devrin tanınmış şair ve muallimlerindendir. Kasım 1850’de Merzifon’da doğdu. Trabzonlu Cûdî Efendiyle karıştırılmamak için “Merzifonlu” olarak da anılır. Asıl adı İbrâhim Cûdî’dir. Son Asır Türk Şairleri’nde şiirlerinden parçalar mevcuttur. Merzifon’da başladığı tahsilini idame etmek üzere, gittiği İstanbul’da  II.Meşrutiyet’ten sonra açılan Meclis-i Meb‘ûsan’a  Amasya mebusu seçilince İstanbul’a döndü. Rûmî 1328’de (1912-13) Gelenbevî İdâdîsi’ne edebiyat, Mercan ... Devamını Oku »