Son Haberler
Anasayfa / yazılarım / OKUMAK İPTİLADIR

OKUMAK İPTİLADIR

Pocket
Bookmark this on Google Bookmarks

Okumak var olmaktır. Okuduğunuz zaman yaşadığınızı anlarsınız. Okumak sadece bir eylem değildir. Bireysel bir hadise de değildir. Okuduğunuz zaman evrenin bir parçası olduğunuzu bilirsiniz. Yani evren okumanın yüzüdür. Okumak, bir bütünlük gerektiriyor. Okuduğunda evrenin bir parçası olduğunuzu da hissedersiniz. Bu yorumlara afaki diyebilirsiniz ama birçok okur bunu hisseder. Okumak biraz da hissetmektir.

Okumaya en basitinden başlamak gerek. Mesela göz atarak okuyabilirsiniz. Afiş, prospektüs, trafik okumaları böyledir. Başlangıç için yararlı bir okumadır. İlk faz okuma budur. Basittir, sıradandır, okuryazarlığın abc’sidir. Olsun. Buradan başlayalım. Sonra okumanın başka evrelerine geçeriz. Dikkatli, güdümlü, inceleyerek, atlayarak vb. okuyalım da mesele yok. Bu evre ilk bakış okumasıdır. Herkes de yapabilir. İyi bir başlangıç okumasıdır. İndeks, dizin, fihrist okumayı da buraya sokabiliriz. İlk okumadaki bu çeşitlilik sizi korkutmasın. Ortalama bir okur buralardan geçer.

Önemsediğim ikinci okuma, atlayarak veya göz atarak okumadır. Elinize kitabı alıyorsunuz, başlıyorsunuz sayfaları çevirmeye, istediğiniz sayfada durup bakıyorsun. Basit okumanın ikinci durağıdır. Pıtır pıtır sayfa çevirirsiniz. İstediğiniz sayfaya bakar, göz atar ya da okursunuz. Öz, kısa bir okumadır. Çok da güncel bir okumadır. Yazar-okur okuması hiç değildir. Biraz avam okumasıdır. Olsun, okuyoruz ya. Mesele okumaktır. Okumayı yokuşa sürmek, dikine tıraş etmektir. İnsanı okumadan uzaklaştırmayalım. Kitaba mesafeli değil, kitaba yakın durma okumasıdır. Kitabı çok da kutsamadan içselleştiren bir okuma çeşididir. Çok da yapılır.

Bir başka okuma çeşidimiz de inceleyerek okumaktır. Akademik okumanın başlangıcıdır. Dinlenerek okursunuz. Sıralı, acele etmeden göreceli bir okumadır. Bilim adamını okuması budur. Soğuk bir okuma çeşidi olmasına rağmen, oldukça ayrıntılı ve ileri bir okuma çeşididir. Alt okuma grupları bunu anlayamazlar. Biraz da reddederler. Ben buna, yarı aydın okuması diyorum. Orta sınıf bir okumadır. Nihai okumanın bir öncesidir. Yarı entelektüel bir okumadır. Bu okur, fasılalı bir şekilde okur, git geli olan bir okur tipidir. Okumanın bu çeşidi gelecekteki soluklu ve uzun okumanın bir arifesidir. Okudukça da ilerlersiniz. Sıkıcı değil, akıcı bir okumadır.

Okumak uzun ve yorucu bir süreçtir. Fark etmeden ilerlediğimiz okuma türleri, sizi başka okuma evrelerine iletecek, siz bambaşka bir okur olacaksınız. İyi bir okur bunu hisseder. Sesli, sessiz, özgür, bilgi odaklı, inceleyerek okuyan bir okur, bir süre sonra bunların toplamı bir okuma serüvenine ulaşacaktır. Okuma listesi yapacak, türlere göre okuyacak, okur gruplarına katılacak ve nihayetinde de yazmaya evrilecektir. Yani okumak bir süreklilik ister. Eleştirel bir okur olan şahsiyet, günün sonunda okumanın zirvesine ulaşmış olacaktır. Romanla romanı, hikayeyle hikâyeyi, mealle meali karşılaştırabilecek olan bu okur bile hitama erdim diyemez. Çünkü okur olmak, halin sonu değildir. Okumanın sonu yoktur dedikleri de budur. Okudukça okuma açlığı çekersiniz. Bir daha okur, bir daha yazarsınız. Onun için okumanın bir hal olduğunu düşünenlerdenim. Okuma gruplarına da bunun için olumlu bakıyorum.

Her bir okur bir dünyadır. İnsan okudukça bir evren sahibi olur. Durmak yok okumaya ve yazmaya devam. “Okumak, iki ruh arasında aşıkane mülakattır.” diyen Cemil Meriç ne güzel söylemiş. “Okumak iptiladır, müptelalara selam olsun” diyen Tarık Buğra, sizi iyi bir okur olamaya namzet görmektedir. Okumayı, yazmayı, düşünmeyi yaşama ilkesi haline getirmeliyiz. Elif okudum ötürü diyen Yunus bizi anlamaya ve inanmaya davet etmektedir. Okumak böyle bir güzelliktir. Okumanın bir şekilde elektronikleştiği günümüzde okur kalmak ve okumak bir ayrıcalıktır. Pdf, World, eksel, e-kitap, yapay-zekâ okumaları artık sıradanlaşan okumaya delalet ediyor. Yani okumak ayağa düştü! Okuyamayanı dövüyorlar… Biz de ayrıntılı okumaya ağırlık vermek durumundayız. Okuma ve yazmaya ortak edilen bir yapay-zekâ durumu var. Bunu da olumlu yönetebilirsek, tutmayın okuru derim. Yazan bir zekâ ve çeviri yapabilen bir alet-okurla karşı karşıyayız. Okur yazarın ortakları da çoğaldı. İyi mi kötü mü oldu, zaman gösterecek. Ama okumak ve yazmak her zaman kazanacak. İyi okumlar.

 

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*