Son Haberler
Anasayfa / yazılarım / MUHABBET VAR DİNLERSEN

MUHABBET VAR DİNLERSEN

 

                “Dert söyletir, kalem yazdırır” der, İbrahim Tenekeci. İnsanı muhabbet besler, düşünce yazdırır. Muhabbetsiz bir yaşam düşünemiyorum. Pandemik günler, evde muhabbetin arttığı günler oldu. Ruhun gıdası muhabbettir. “Benim ağam sudan soğuk bakıyor” dizelerinde, muhabbetsiz ve aşksız hayata eleştiri vardır. İnsanlar, sohbeti ve meşvereti arar oldu. Eski, eskimeyenin kendisidir gerçeğinden hareketle, sohbete ve demlenmeye önem verelim. Eskilerin sohbet halkalarından kitap tesis edilirdi.Sohbetler tür başlığıyla kitaplar okurduk. Beyaz cam, internet, sosyal medya sohbetin yerine göz dikti!

Muhabbeti tabiatın bağrında yapabiliriz. Doğanın kendisi bile, başlı başına sohbet konusudur.”Sevmek, uzun bir kelime” diyen Cemal Süreya, aslında, biraz da sevgilinin muhabbetine halvetine özlem duyar. Aşk biraz da halvet ve işret değil midir? Sevgiyi; yolda, sokakta, evde, tabiatta aramak da yanlış değildir. Muhebbet de hub kökünden gelir. O da sevgilidir aslında.”Tabiatla konuşmasını bilmeyen insanın ruhu dilsizdir” diyen Nurettin Topçu, haklıdır. Tabiatı sevmek gibi bir borcumuz vardır. Çünkü tabiat, sevgiyle aşkın beslendiği yerdir. Aşkı doğanın dışında aramak, beyhude bir iştir. Vakıa 68′de: “Hiç içtiğiniz suyu düşündünüz mü” diyen Allah, bize fıtrî muhabbeti anımsatır. Durum budur. Muhabbeti hatırlamazsanız, birisi size hatırlatır. Evinize dönün der, sizde pandemik günlerde evde kalırsınz!

İnsan, merhameti kaybettiği için, şefkati de unuttu. “Duymak istiyorsan, sessiz ol diyen İbrahim Tenekeci; tabiatı, sessizce ve sukutî bir duruşla izlememizi salık vermektedir.Haklıdır da. Çokça gezelim. Tanış, biliş olalım. Hem merhametimiz hem de şefkatimiz artar. Yeni yüzler, yeni insanlarla tanışır, yeni bir insan inşa ederiz. İnsan kendini inşa eden ender varlılardandır. “Dünya sana kalsa da, sen dünyaya kalmayacaksın diyen Hasanı Basri Hz.leri bunu işaret eder. Görgümüz, bilgimiz, terbiyemiz, sevgimiz insanlaştıkça artar. Yolculuk da sabır ister, sabır ikinci akıldır. Dolayısıyla gezdikçe, akıllanırız da. Yolculuk tehlikelidir ama, içinde bir ilmihâl barındırır. Yeni ilişkiler icat eder. Türkler, iş çıkarma, icat çıkarma der ama, ben icat ve iş çıkarın derim. Otobüs, tren, araba yolculuğu dostlukları kurunuz. Tıpkı hastadaş ve hastane arkadaşlığı gibi. Şu pandemik günler de bile sizi dostlarınız rahatlatıyor!Nasıl dartmış telefon konuşmaları?

Diğer bir muhabbet kaynağımız da kitaptır. Allahın bize yoldaş kıldığı kitap. Evde yalnızlığımızı alan kitap. İkra emriyle yollanan kitap. Okuduğumuz her kitap, bir dinginlik kaynağıdır. Kitap bizi hayrete düşürür, biz de onu hayran hayran okuruz. Pandemik günlerde nasıl da kitaba sarıldık? Nasıl o bizi kucakladı? Yaşasın kitap diyesim geliyor.”Hayretin buzdan eli üzerimizde” diyen Metin Önal Mengüşoğlu abimiz, kitabın bizi hayrete düşürn bir tarafı olduğunu hatırlatır. Kitap, hayrettir biraz. İnsan da hayran bir varlıktır. Kitaba aşık olan insan, netice de Allaha hayran olur. Burada bir illiyet vardır. Her deneme,roman, hikaye bizi hayret denizine gark eder. Kitap bir tutkudur. Tutku kalpte, hırs akıldan gelir der, İbrahim Tenekeci. Doğrudur. Kitap okumak için, hırs gerekmez. Hırsla okunan kitaptan, hayır da gelmez! Hırs, biraz günaha yakındır. Biz kalbî olanı yapalım, süflî olanı da beşere bırakalım. Kitap, sohbet ve muhabbeti seven demli adamlar yetiştirir.

Hayat bir yolculuktur. Her yolculuk gibi, yoldaşı ve sonu vardır. Sizin yoldaşınız kitap olsun. Elimize kitap verilenlerden olalım. Muhabbet yolculuğu olan yaşamı, iyi değerlendirelim. Muhabbet yazmayı da tetikler. Sufiler, her muhabbetten bir metin icat etmiş adamlardır.”Uç, kalemin kalbidir” diyen Tenekecci haklıdır. Kalemi elimize veren muhabbetin havasıdır. Ne zaman sohbet etsem, ardından yazma nöbetlerim geliyor. Bunu sağlayan da muhabbet yolculuğudur. Gönül dili olan yazar. Muhabbet lisanı, gönül dilidir. Sizi muhabbete çağırıyorsam, bilin ki, içimdeki yazma aşkındandır. Kalemin kendisi değil, yazmanın aşkı muhabbettir. Belki de boşa çıkacak muhabbet kelamı ediyorum. Olsun. Benden söylemesi, yazması, sizden de okunması. Ben tarihe şahitlik ediyorum, not düşüyorum. Yazdığım; güzelliğin ,erdemin manifestosu diyerek, size yarenlik ediyorum. Okudum muhebbetin kitabını da!

Muhabbetle gelen her dem yenidir. İyidir. “Evvela derdi kazan, sonra gel derman ara” diyen Salih Baba haklıdır. Her ziyan bir öğüttür sözünden hareketle, kaybettiğimiz muhabbeti aradağımız günlerdeyiz. Bu yazıyı da oradan hareketle yazıyorum. Eve saklandığımız pandemik günler, okuma salgınına dönüşsün. Ne salarsan aşına, o çıkar karşına. Okursan demlenir ve musahabe yaparsın. Tersi, sokağa fıırlayıp mağazaya saldırmaktır! Aman ha!Dışarı çıktığımız ilk fırsatta, bunları küpe yapalım. Çayhane yolunu tutalım. Çay bahane, sohbet şahane diyerek, yeni güncellere ev sahipliği yapalım. Muhabbet var dinlersen diyerek, bir şiirle sohbeti hitama erdirelim.Kul Hasan der ki:

” Arı vardır, uçup gezer/Teni benden seçip gezer/ Canan bizden kaçıp gezer/ Arı bizde, bal bizdedir.”

isa çolaker

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>