Son Haberler
Anasayfa / yazılarım / SEKÜLERİN DİYANETLE İMTİHANI

SEKÜLERİN DİYANETLE İMTİHANI

 

                Diyanetin savunulması gerektiği günlerdeyiz. Cumhuriyetin dinle imtihanında önemli bir yer tutan DİB, ağır bir saldırı altında. Aslında saldırı DİB’e değil, İslam’a yapılmaktadır.Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu kurum, imansız kesimlerin saldırılarına muhatap olmaktadır.Dine açıktan vuramayan kesimler, dolaylı olarak DİB üzerinden saldırıyorlar.DİB’i savunmak da bize düştü! Aslında kurum, merdivenaltı müslümanlığın panzehiri olarak örgütlenmiştir. Ama bugün yaşadıklarımız, DİB’i savunmayı gerektirmektedir.

T.D.K, T.B.M.M.,T.T.K gibi kurumları tesis eden  birinci Cumhuriyet kuşağı, kurucu irade aynı zaman aralığında DİB’i de kurmuşlardır. Dağılan dini oterite tesis edilerek, yeniden düzen altına alınmıştır. Burada bazı aksaklıklar olsa da böyle halis bir anlayış vardır.Rıfat Börekçi, Ahamet Hamdi Akseki, Mehmet Görmez gibi hocalarımız görev yapmışlardır.Son fetö olayı da gösterdi ki, bu kurum hayatî bir öneme haiz. Çünkü fetöbaşı da bu kurumun içinden neşet etmiş bir vaizdir!Yani sızma vardır.Bugün DİB’e vuranlar da, onların ezik adamlarıdır.Dün Görmez Hocayı hedef tahtasına koyanlar, bugün Ali Erbaş ve DİB’i savaş çubuklarına hedef yapmaktadırlar.Ankara Barosu aslında ayetlere vurmak istemektedir ama, bunu DİB üzerinden yapmaktadır.Çağlarötesi düşünce diye saldırdıkları dinimiz İslamdır.Savundukları ib.elik de İslam’dan eski bir hastalıktır.Yani asıl gerici kendileridir. İnsanımızı cinsiyetsizleştirme projesinin araçları bu mussolini artığı arkaik yapılardır.

DİB, ne yaptı da sekülerin hedefi oldu? Ne yapmadı ki, 15 Temmuzda selâ okunması bile başlıbaşına bir dirençtir.Darbecilerle bu bar(on)o artıkları arasında zihinsel ilişki vardır. İkisi de darbeci ve tepeden inmecidir.Açılan İlahiyat Fakülteleri, Diyanet tv-radyo,basın yayın atakları DİB’i görünür ve etkili kılmıştır.Bu mussolinici örgütsel yapılar, DİB’in faaliyetlerinden rahatsız olmaktalar.Yoksa ezik bir DİB, sadece imamlarla yetinse mesele yok!İmam Hatipler, acilen İlahiyatlardan temin edilmelidir.Çünkü saldırılar, hukuk kisvesine bürünmüş sosyal kimliklerden geliyor.Bu tacizlere karşı, donanımlı bir sosyal kişilik olan İmam Hatiplerle cevap verilebilir.İmam Hatiplerin vizyonu ve misyonu acilen artırılmalıdır. Sadece maaş zammıyla ve vaiz mantığıyla bunlar tesis edilemezler.

Dün DİB’e fetvalardan vuranlar, bugün ayetlere ve hadislere saldırmaya başladılar. İslam’ın sinir uçlarına vuruyorlar.Üzüm yemek değil, bağcı dövmek isteyen sekülerler, bunun bir faturası olacağını da bilmeliler.Türk-İslam kültürü bu saldırılara cevap verecek güçtedir. Lezbiyen, legbt, transseksüel vb. ters yapıları savunan sekülerler; aslında kendi sapmalarına kılıf aramaktadırlar. Arkadaşının kızını çalanlar, dost yaşamına kapı aralayanlar, nikahsız yaşayanlar, kendilerine başka kapı bulmalılar.Size DİB’ten ekmek çıkmaz. Sonra da başlarsınız, kalbim temiz müslümanlığı naralarına ya da deizm’e.Ankara ve İzmir Barolarının yanlışlarına, başkanlar Feyzioğlu bile karşı çıkmıştır.Siyasi iktidar da, bu yapılara zorunlu üyeliği kaldırmalıdır. Nispi seçimli sisteme geçilmelidir.

DİB de kendini yenilemelidir.Başkanlarına ve elemanlarına sahip çıkmalıdır.Ağzı olan her hoca konuşmamalıdır.İslam retorik ve pratik dinidir.Çalışan din adamları, halkla içiçe olmalıdır. Merdivenaltı müslümanlığın önü kapatılmalıdır. Hezeyan üreten cemaat ve tarikat yapıları engellenmelidir. Çakma şeyh ya da müridler, sekülerin istihza aracı oluyor!Diyanet tv, radyo bu yapılara karşı da kullanılmalıdır. Evin içi temizlenmeden, sekülerin abuk eleştirileri durdurulamaz.Sekülerin dinden boşalmış eleştirilerine karşı, evimizin önünü süpürmeliyiz. Sekülerin sövmesi doksan yıldır sürüyor!DİB iyi örgütlendikçe, bu yapıların salvoları sürecek.Sıkıntı yok. Hak da yolunda gidecek.Bu baronların arkasında mezhepçi yapılar ve lgbtci batı vardır.Onlar rahatsızsa, DİB doğru yoldadır.Filistin’i, Myanmar’ı, Uygur’u, Afrika’yı dolaşan DİB, yabancı misyonerler ve uzantısı yerli coniler için saldırı vesilesidir.Dün Görmez Hoca, bugün Ali Erbaş Hoca farketmez. DİB, bir inşa kurumu olmalıdır.

DİB, saldırılara karşı alimler ve kanaat önderlerini toplamalıdır.Ezik ve içe kapalı bir yapıyla, sekülerin saldırısını durdurmazsınız. Bu din düşmanları yüzbin yıldır var.Harama haram, helale helal diyen bir DİB, dindar yığınları da arkalamış olur. Burası Anadolu ve Müslüman-Türk yurdudur.Burada baykuş sesi hüküm sürmemiştir.Seküler kesime yönelik tebliğe de önem verilmelidir.Sosyal medya,internet ortamı yayınlar yapılmalıdır. Hocalarımız, salgında boş durmamalıdır.Bu da bir fikrî salgındır.Yurtdışı İslami siteler benzeri yapılanma yapılmalıdır.Vatikanın sübyancı papazlarına söz etmeyen eziklerin ıslahı için de, retorik yapacak hocalara ihtiyaç var.DİB yalnız değildir, savunmada kalması için, sebep de yok.İslam, bir tek DİB’e de havale edilemez.Bizim de fikrî bir tayakkuzda olmamız lazım.Su uyur, seküler uyumaz.Din, her zaman uyanık müntesipler ister.Bir Akif şiiriyle bitirelim:”Ya açar Kuran-ı Kerim’in, bakarız yaprağına,/Ya da üfler geçeriz bir ölünün toprağına./İnmemiştir hele Kuran bunu hakkıyla bilin,/Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için!” Evet, Kuran imansız yürekleri aydınlatmak için inmiştir.Anlatmak da görevimiz.

isa çolaker

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>