Son Haberler
Anasayfa / yazılarım / SOKAĞIN DÜZELMEYEN DİLİ

SOKAĞIN DÜZELMEYEN DİLİ

 

                Sokağın dili Türkçeyi teslim almış vaziyette . Çevreme edebiyatçı gözüyle baktığım zaman , neler görüyorum , neler ! İnsanı rahatsız edecek derecede bir dil kirliliği ve özensizlikle yaşıyoruz . Çoğunlukla umumi tuvalet afişlerinden, sokaklardaki ve apartman önlerindeki genel uyarı tabelalarından anladığımız kadarıyla , bazı kelimeler toplumca ısrarla öğrenilmemeye devam ediyor! Mesele kelimelerin yanlış kullanımıyla bitmiyor , bir de bunları düzeltmek gibi bir gönül dilimiz de yok! Kültür milliyetçisi bir anlayışınız yoksa , dilinizi savunmanız ve ısrarcı olmanızda zorlaşıyor . Dil , kendine saygı isteyen bir işaretler toplamıdır . İlkokuldan beri mütemadiyen ‘ebemize küfreden’ kelimelerle sonradan barışsak da , kimi insanlar için bu ateşkes söz konusu değil , demek ki hala bir çift eşofmana “aşortmen” denmeye devam ediliyor. Bu da beni üzüyor .

1(10)

İşte milletten çekmediği kalmayan o talihsiz kelimeler ! Burada tartışacağımız yanlış kullanımlar , benim sık aralıklarla ve sokak dilinde tanıdığım eksik ve yanlış kelimelerdir . Aşortman ‘dan başlayalım : Eşortman, aşortmen, aşofmen. Doğrusu eşofman kelime binlerce kere yanlış kullanılan bir rekora sahip .Öncelikle doğru yazımıyla başlayalım; “eşofman.” TDK ‘ nın her sene önerdiğim kılavuzu böyle diyor . Naylon kelimesini laylon diye kullanmamız da ayrı bir garabet ! Acaba Avrupa’ nın ikinci büyük naylon üreticisi olmamız da mı buna engel olamıyor ? Eğitimin üretimle olan ilişkisini de bilirim de ! Neyse ?

Sokağın eliyle yanlışta ısrar ettiğimiz kelimeleri tanımaya devam edelim . Her pazar alışverişinde karşılaştığım eksik ve yalnız bir kelime , poğaça ! Çok da sevdiğim bir hamurlu çeşididir . Puaça, poğça , poğaça süreci olan kelimenin son kullanımı doğru olmakla beraber ,yüzlerce yanlış kullanımı vardır .Doğrusu poğaça’dır .Tıpkı gardrop kelimesinin serüveni gibi . Seyyar satıcı afişi görme talihsizliğinde bulunduysanız dikkat etmişsinizdir ; bin bir çeşit poğaça yazılış türü vardır. Doğrusunu düşünmeden  poğaçaya abanıyorsunuz , sonra ağlıyor TDK arkanızdan! Bundan sonra n’apıyoruz? Her gördüğümüz seyyar satıcıyla en az beş dakika yanlış kullanım tartışması yaptığım olmuştur ! Acaba dil ısrarımızı bu toplum anlar mı ? Dilerim poça yazılmayan günlerimiz olur .

Yanlış dil kullanımlarının miladı olan hadiseler de olur . Bunlardan birisi de ;bisküvüt, püsküüt, bisküvit, püskevit , kelimelerinin başına gelmiştir . Yazdığım gibi ,  kelimenin doğrusu bisküvidir . Sn . Devlet Bahçeli , kalpten konuşmasında öyle duygulu ‘ püskevit ‘dedi ki , biz bisküvi kelimesini hatırladık ! En çok yanlış kullanılan kelimelerden birisi de maalesef budur . Söylenişi on çeşit farklılık gösterse de bu sözcüğün doğru yazılışı “bisküvi”, doğru okunuşu da ne tesadüftür ki yine , bisküvidir. Afiyet olsun demeden , iyi bisküvi dostu olduğumu da belirteyim . Ülkemin bisküvi konusunda kaydettiği gelişmeyi de selamlıyorum . Ne olur , bisküvi de ısrarcı olalım .

Halüsülasyon, halüsünasyon , halisülasyon , halüsinasyon kullanımları da beni rahatsız eden yanlışlardandır . Doğrusu, “halüsinasyon”. Sulandırılmış ‘halüsinasyon’ görmek isteyenler için halüsülasyon olarak kullanılması pek tabii normal olabilir. Ama zaten normal zamanda gördüğünü iddia edenlerin çoğunun halüsinasyon görmediğini de düşünürsek kelimenin yazılış biçiminde sorunlar yaşanması da gayet normal ! Üzerine titrediğim ama , öğrencilerimin ve dostlarımın yüzlerce kez yanlış kullandığı kelimelerden birisi de ; tabiki, tabi ki, tabiyki , tabiki kullanımlarıdır . Doğrusu, “tabii ki.” Doğuştan iki sesli harfin yan yana bulunduğu kelimelere bir tepkisi olan toplumla karşı karşıyız !Bu direnç niçin anlamış değilim ! Şunu da biliyorum , her doğal olan tabii olmuyor ! Bu da ayrı.

Türkçe ısrarımızı , annemin bir kullanım yanlışıyla sürdürelim . Buradan ellerinden öpüyorum . Beni Türkçe ısrarına sevk eden belki de annemin o tatlı ve güzel eğreti dili de olabilir !Pattez, pattiz, patatez, patitis , pattiz . Doğrusu patates olan kelime , tam bir dil faşizmi saldırısına uğramış durumdadır . Son zamanlarda fast food restoranlarına alternatif isim bulmakta güçlük çeken yerli(!) firmalar , soluğu patates kelimesinin yanlış kullanım denizlerinde aldılar! Sonra oldu o mekan isimleri Patato, Potato, Patatos…Çakma bir oryantal ulusalcılık hali! Camilerden aşina olduğumuz bir kelime : Oparlör, apörlö , apörlö .Doğrusu,  “hoparlör”. Hocalar da yanlış kullanıyor , iyi mi ?

Pantalon, pantelon, pantul /pantolon ; debraj, deprej ,deprej /debriyaj ; eksoz, egzost, ekzoz /egzoz ; maşşallah, maaşallah /maşallah ; şarz, şarc / şarj ;bilmukavele, bilmukavva / bilmukabele ; yanlız / yalnız ; yalnış /yanlış vs. misalleriyle sürdürebileceğimiz yüzlerce yanlışı yapmamanın yolu : Türkçe sevgisi ve imlası konusundaki görsel ve değerli inanacımızı pratiğe geçirmektir . Yoksa dil , tek başına kuru bir sevda ve hayal unsur değildir . Ona sevgi , şefkat ve emek harcamak her kültür âşığının görevidir . Hadi ; sokaklarımıza , çarşılarımıza , afişlerimize , ürettiklerimize ad olan dilimize sahip çıkalım . Başka da bir çaremiz yok . Dilin kirli kullanıldığı bir reklamla bitirelim :’ Ebu Eyyub El-Ensari House’!

İsa Çolaker

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>