İnsan , unutmakta mahir bir varlık . Unutmasak ne olurdu acaba?Unutmanın insanı diri tuttuğuna inananlardanım .Unutmanın nevileri olduğunu da düşünürüm . Unutmak , bizi geliştirirken , psikolojik olarak da rahatlatır diye de düşünüyorum.Hafızası unutmaktan mamul olan insan , bir an için unutmasa ne olurdu? İnsanın neleri unutmaya kadir olduğunu da bilmiyoruz .Unuttuklarımız , unutmak istediklerimiz midir ? Unutmadıklarımız ... Devamını Oku »
HÜKÜMSÜZDÜR
Eskiler, kaybettiklerine hükümsüzdür derdi.Bir nevi kaybolmuş muamelesi çekerlerdi . İnsanın da kendine rağmen kaybettikleri vardır . Belki de kazandıkları ?Nurettin Topçu usta ; üç hakimin hükmünde hata aranmaz veya insanın üç şeye hükmü geçmez derdi : Kalbine , kadere , ölüme . Ne kadar doğru bir tespit .İnsanını kısa ömrü , hükmedemediği üç şeyi anlamakla geçmiyor mu ? Evet ... Devamını Oku »
İNSANA DAİR
İnsanı konuşurken yalnızlığımızı , hayatı konuşurken insansızlığımızı düşünmemiz gerekir . İnsansız bir hayata doğru gidiyoruz . Onun için insana dair söyleyeceklerimiz olmalı diyorum . İnsana dair konuşurken de , belirli yol işaretlerimiz olmalıdır . Bunları tespit ederken de , yaşadığımız tecrübelerden ve insani duruşlardan yola çıkmalıyız . İnsana dair söyleyeceklerimiz , aslında bir çokları tarafından söylenmiş de olabilir ... Devamını Oku »
HAYATA DAİR
Hayata dair kaygıları olanların , belirli yol kuralları olması gerektiğine inananlardanım . Yaşamını kaidesiz ve hoyratça sürdürenler , sonunda yol kazası yaşayanlardır . Geçmiş tecrübelerim ve hocalığımın getirdiği birikimle söyleyebilirim ki , hayat ; kuralsız , sınırsız , sorumsuz yaşanacak kadar basit bir değerler toplamı değildir . Okumalar sonucunda çıkardığım bazı kaideleri ,yoldaş ve paydaşlarımla teati yapmazsam yanlış ... Devamını Oku »
İNSANSIZ YAŞAMLAR
Kibir , şeytanın ana özelliklerinden biridir . Kibirli insanın yaşamı da insansızdır .İnsansız bir yaşamın adı olan kibir ,modern zamanlarda narsizmle birlikte gelişmektedir.Kendini aşırı seven insanın tekebbürlü hali , kibir belasını ortaya çıkarır . Allahın birinci düşmanları arasında da , kibirli insan vardır . Toplumda refah yükselmesi ,modern insanın kibrini artırmıştır . Tekil insan yaşamları da, kibri ve ... Devamını Oku »
Hasan Ali Toptaş’tan Yazma Önerileri
1. Aklınızı meşgul eden başka bir şey varsa yazmayın, mümkünse gidip önce o işi halledin; kelimeler aklınıza takılan şeye takılmasınlar. 2. Ortak aklın çayırlarından gelen sesler çoğu zaman size sizin sesinizmiş gibi görünür; ayıklayın onları, kulak asmayın! 3. En çok hangi yazarı seviyorsanız, yazdıklarınızı sadece o yazar okuyacakmış gibi yazın; bu, bir metni fazlalıklardan ve gereksiz açıklamalardan korumanın en basit ... Devamını Oku »
NEYE EVET , NEYE HAYIR
Hayatımız evet ile hayır arasında gidip geliyor .İki efsunlu kelimenin o kadar geniş arka planı var ki ! Neye evet , neye hayır diyeceğimizi bazan bilemiyoruz . Onun için dedim ki ; neye evet , neye hayır ? Ben iki kelimenin de çok büyük etki alanı olduğuna inanıyorum . Belki de yaş ilerledikçe etki alanı artan en iyi ... Devamını Oku »
YUSUF KAPLANLA RÖPORTAJ
Her yıl on binlerce kitap basılan ülkemizde gençlerin iyi bir okur olması, bilinçli kitap okuması için ne yapmaları gerekli? Önce bir durum tespiti yapalım. Bize âlim lâzım, ârif lâzım, hakîm lâzım. Bu kavramların içini boşaltmış durumdayız. İlim, irfan, hikmet diyoruz ama bir taraftan da bu kavramları tuhaf bir şekilde avamileştirmiş durumdayız. Aslında bu kavramlar kurucu kavramlardır. Bizim hayatımızı, iç dünyamızı, ... Devamını Oku »
ŞİİR İŞE YARAR MI ?
Edebiyatın su üstüne çizgi çekmek gibisinden boşa bir uğraşı olduğuna inananların sayısı zamanımızda da az değildir. Edebiyat benim ne işime yarayacak diye soranlara her zaman rastlanmıştır. Okul çağındaki çocukların çözmek zorunda oldukları aritmetiğin hayatta ne işe yaradığını sordukları çok görülmüştür. Durum aslında üstesinden gelinemeyen her ders için öne sürülür. Coğrafya hayatta hangi işine yarayacak; Viyana kuşatmasının sebeplerini ve sonuçlarını bilirsem ... Devamını Oku »
HAYATIMIN BAZI SENELERİ
1884 Kânûn-i evvelinin 2sinde, Üsküp’de İshâkıyye Mahallesi’nde, büyük validem Âdile Hanım’ın konağında, bu evin cepheye doğru, sağ tarafındaki arka odada, sabaha karşı doğmuşum. Salı günü imiş. Üsküb’e o gün nâdir görülür bir kar yağmış. 1886’da, kardeşim Reşad’ın aynı evde doğmuş olduğunu pek hayal meyal olarak hatırlıyorum. Annemin lohusa yatağı, evin cepheye doğru, sonundaki ön odada idi. 1889’da, yeni yaptırmış olduğumuz ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları
