Son Haberler
Anasayfa / yazılarım

yazılarım

YAŞAMA DAİR

                 Yaşama dair sözü olmak bir meseledir. Yaşamak da kolay değildir. Doğum yaşamın arifesi olsa da, yaşamak ölüm kadar sahicidir. Yaşamak herkesin harcı da değildir. Yaşamak bazen, değerlerin takibidir. Yaşamak, yaşamayı denemenin de adıdır. Cahit Zarifoğlu, Yaşamak adlı şirinde yaşamayı tanımlayamaz:” Neden diye sormayın hemen. / Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz. Derken aslında yaşamanın felsefesini yapmıştır. ... Devamını Oku »

DEĞERSİZLİĞİN ALFABESİ

Toplumlar da insanlar gibidir, bir kere dibi gördüler mi yukarı doğru çıkarlar. Biz de böyleyiz. Değersizlikte yarışıyoruz. Bizi ayakta tutacak değerleri bir bir ortadan kaldırıyoruz. Değersizliği de pazarlar hale geldik. Toplum nasıl değersiz hale getirilir, nasıl temel değerler yıkılır? Bu soruların ağır bir cevabı var. Yıktıklarımızı görürsek, inşa edeceklerimizi daha iyi anlarız. İnsan kaybettiklerini tez arayan bir varlık. Biz de ... Devamını Oku »

NESİLLERİN ZAMANLA İMTİHANI

  Rahmetli Mehmet Kaplan Hocanın Nesillerin Ruhu adlı bir deneme kitabı mevcuttur. Nesillerin sayıya tekabül ettiği günleri yaşıyoruz. Yeni nesiller kimin? Nesillerin imtihanını nasıl anlayacağız? Kim, hangi nesille sınanıyor? Z kuşağı, Y kuşağı ya da V kuşağı var mıdır? Nesillerin kimin olduğu, en az nesillerin adı kadar önemlidir. Çünkü, neslin inşası biraz da tanımında gizlidir. Nesil inşa etmek isteyenlerin davası ... Devamını Oku »

BİR AÇIK İSTİHBARAT ALANI OLARAK SOSYAL MEDYA

                  Sosyal medyanın kendisi bir sorun haline geldi. İyi bir iletişim ve buluşma mecrası olması gereken ortam, tam bir iftira ve tezvirat alanı haline gelmiş durumda. İnsanların iletişimi arttıkça, alanın kirliliği de artmakta. Sosyal medya, aslında bakir ve güzel bir alandır. Mecmua gibi, kitabî olması gereken alan, tam bir sahte cennete dönmüş durumdadır. Sosyal medyanın mezbelelik haline bir bakalım. ... Devamını Oku »

YOLDAŞIMIZ HİKMET OLSUN

  Talebelerime her daim söylerim. Eğitim yürüyüşünüzde ilkeleriniz olsun. Bunların neler olduğunu da öğretim yolunda anlarız. Hikmet yolculuğunda bir eğitim için: İrfan, iffet, akıl, adalet vb. kavramları hayata geçirmemiz gerekiyor. Bu terimlerin tarihsel arka planı da mevcuttur. Sadece eğitim-öğretim kavramıyla buraya kadar geldik! Yani muhtevayı da doldurmak gerekiyor. Bugün yaşadıklarımız, yarın yaşayacaklarımızın işaretidir. Erken kalkan yol alır. Atalar böyle söylemiş, ... Devamını Oku »

EZANLARIN AYDINLIĞINDA

                  Bazı değerler eskimez. Ezan da bunlardan birisidir. Namaza çağırmayla sınırlı olmayan ezan, aslında bir cem olma hadisesidir. Bazıları rahatsız olsa da böyledir. Muhteva olarak namaza çağırma aracı olan metin, politik de bir bağlanma aracıdır. Kalbe, ruha, insana, tabiata çağrı olan ezan; insana koyulan bir kayıt metnidir de. Yani ezanla toparlanır, onunla hazırola geçersiniz. Buradan baktığınızda bir duruş araccı ... Devamını Oku »

BAŞARILI BİR YAŞLANMA İÇİN

                  İnsan, ömürlü bir fani. İnsan geçici, dünya kalıcıdır. Bu gerçeği kabullenen insan, başarılı bir yaşlanmanın kapısını aralamış olur. Dünya dönüyor, insan yaş alıyor. Yaşadıkça da öğrendiklerimiz artıyor. Yani yaşın ilerlerken, yaşam tecrüben de artmış oluyor. Yaşamayı göze almış insan, biraz da yaşlanmayı başarılı kılmak zorunda. Neler yapabiliriz, yaşlandıkça bilgece kalmak için, neler yapabiliriz? Bunlara göz atmakta yarar var. ... Devamını Oku »

UNUTULMUŞ BİR AMASYALI: AHMET EMRİ YETKİN

  Kendi yazdığı hal tercümesine göre, ulemâ soyundan gelen bir ailenin çocuğu olarak Amasya’da doğdu. Babası Amasya müftüsü Abdurrahman Kâmil Efendi’dir. Adı ve mahlası ebced hesabına göre doğum yılını (304:1304/1886-87) verir. Mekteb-i İbtidâî’den sonra iki buçuk yıl Rüşdiye’de okudu. Ardından babasının müderris olduğu Amasya Bekir Paşa Medresesi’ne devam ederek icâzet aldı (1908). Dinî ilimler alanında kendini geliştirmek üzere amcası Mustafa ... Devamını Oku »

BENİM SİNEMALARIM

                  Film isimleri paylaşır, dostlarımın izlemesini isterim.Sinemaya düşkünlüğüm babadan miras, bizi alıp sinemaya götüren bir babaya sahiptim.İş parası karşılığı sinemaya gittiğimizi bilirim.Babam sinemacı Muzaffer’e selam gönderirdi, iş tamam.Biz “iyi,kötü,çirkin”i böyle izlemiştik.Elde ufuk gazozu, macunlu pasta, ver elini şehir sineması.Giresun’un en popüler sinemasıydı.Havası da vardı; bütün avangard,serüven,kovboy filmleri orada oynardı.Bu kadar film geçmişimden sonra, sadede gelelim.İnsan niye yedinci sanata aşıktır?Niye sinema ... Devamını Oku »

İNSAN NASIL MUTSUZ OLUR?

  Herkes mutlu olmayı konuşurken, tersten bakmakta yarar var. Modern insan nasıl mutsuz oluyor? Evet, artık mutsuzluk kaideleri oluştu.Bunları yaptığınız zaman, tez zamanda huzursuz ve mutsuz olacağınızı düşünüyorum. Şahsi bulgularıma göre; mutsuzluk, öğrenilen ve yaşanabilen bir gerçeklik.Çağın meselesi de mutsuzluktur.Fransız inkılabıyla başlayan huzursuzluk ve mutsuzluk ideolojisi, artık ete kemiğe bürünmüş ve hanelerimize saldırmaktadır.Huzursuzluk kaynağı olan şeyleri şöyle tespit edebiliriz: az ... Devamını Oku »