Son Haberler
Anasayfa / yazılarım (sayfa 30)

yazılarım

İLTİFAT GÖREN MARİFET

                  Eskilerin güzel bir sözü vardır : ”Marifet iltifata tabiîdir , marifet görmeyen iltifat zayiidir”. Zekai Görgülü Hoca’mın iltifat dolu ve bir o kadar da özendirici yazısını okuyunca çok bahtiyar oldum. Yeşilırmak Gazetesi’ nin mutfağındaki bir refikimin bu yazıyı kaleme alması beni çok sevindirdi. İltifatın marifete dönüşmesi , böyle teşviklerle oluyor diye düşünüyorum . Adımı vererek beni başlığa ... Devamını Oku »

İLİM KENDİN BİLMEKTİR

                  Cehaletin ve cahilliğin örgütlü olduğu günleri yaşıyoruz . Bir milletin bekası , onun ilme ve cehalete karşı verdiği savaşla orantılıdır . Cahillerin ve cehaletin kol gezdiği toplumlarda , insanlara bir şeyler vermeniz ve onlardan dönüş almanız mümkün değildir . Türk insanın bugün yaşadığı , cehaletin ve cahilliğin saldırgan özne olma halidir . Kim kendini cehalete karşı geliştiriyorsa , ... Devamını Oku »

İÇİNİZDEKİ ÖKÜZE OHA DEYİN

                  Mizah edebiyatımızın eski ve yeni tüm eserlerini karıştırmayı severim . Muhafazakar kesimler, çizgiden ve karikatürden uzak da dursalar da , ben içimizde bir öküzlük olduğuna inananlardanım . İçimizdeki cinliklerin edebî karşılığı ya hiciv veya taşlama ya da şathiyedir . Edebiyat metinlerindeki öküz kullanımları genelde fena ve yanlışı teşbih içindir . Doğrudur da . Yazı başlığıma mülhem olan kitap ... Devamını Oku »

İPİ KESİLEN 28 ŞUBAT

                       28 Şubat halkımızın kültürel kotları ve genleriyle oynamıştır. 28 Şubat’ın politik etkisi , 12 Eylül darbesinden daha da yıkıcı olmuştur. 12 Eylül karşısına aldığı toplum kesimlerine ve politik düşmanlarına açık cephe almışken , 28 Şubat çetecileri halkımıza sinsice ve kültür kotlarıyla oynayarak saldırmıştır . Küresel bir saldırı ve açık toplum düşmanı bir özelliğe sahip olduğu için , ... Devamını Oku »

HÜVE’L BÂKÎ

                  Denemelerle Amasya’ yı anlatma çabalarımı sürdürürken , -epey zorlanmama rağmen- en badireli bölümün mezarlık bahsi olacağını biliyordum . Antik dönem ve Selçuklu-Osmanlı çizgisinden bir mezarlık kültürü olan şehir , maalesef mezarlıklarına fazla özen gösterememiş . Antik dönem kaya mezarlarının da kaya oyma olması , belki onların korunaklı kalmasına yol açmış olabilir . Meselemiz onlar  değil . Amasya ‘da ... Devamını Oku »

HUZURSUZ GERÇEKLER

                   Son dönem kitap okurlarının favorileri arasında “kişisel gelişim kitapları” epey yer tutar. Benim okuma geçmişimde hiç yok desem  yeridir. Kişisel gelişim kitapları da bir realite sonuçta. İnsanların pazarda kişilik aradığı bir çağın sonuçları bunlar. Okur pazarında ekmek gibi satan kişisel gelişim kitapları var. Çoğu da kişilik sıkıntısı çeken Amerikan toplumu kitaplarıdır. Türk okuru da, apolitik olmak için ... Devamını Oku »

HUZURSUZ BİR ADAM : TANPINAR

                  Ustayı , vefatının elli ikinci yıldönümünde rahmetle anıyorum . Okumalarım arasında en çok yer tutan ve yerli bir adamı konuşmak ve yazmak bana ayrı bir keyif veriyor . Üniversite hocalarımın niye onu fazla konuştuklarını şimdi daha iyi anlıyorum . Bu huzursuz adam , okurlarını da huzursuz edecek derece de tasvir ustasıydı . Şiirden denemeye , hikayeden romana çeşitli ... Devamını Oku »

HOŞGELDİN NEVRUZ

                   Nevruz bu sene bir başka coşkuyla kutlanacak diye düşünüyorum. Adilce bir çözüme kavuşacağını düşündüğüm bir büyük toplumsal mesele hal yoluna girmişken , Nevruz geldi çattı. Nevruz’un ideolojik bir muhtevaya sokulmadan kutlanabilirliğini kanıtlamak durumundayız . Toplum ve sorunun tarafları bu olgunluğa ulaştı. Nevruz yani yeni gün ; mutlu , ışık açıcı bir gün olsun. Farsça bir kelime olan ... Devamını Oku »

HOŞÇA BAK ZÂTINA KİM ZÜBDE – İ ÂLEMSİN SEN

                  Şeyh Galip ‘ in insanı en iyi tanımlayan mısralarını başlığa çektim . Modern zamanların iyi bak kendine cümlesiyle başlayan şiir , insanı evrenin merkezine oturtur . Çok sevdiğim klasik şiir beyitlerinden bir parça olan beyit , insanın tanımını da yapar adeta : “ Kendine iyi bak ki, âlemin özü sensin.Sen varlığının gözbebeği olan âdemsin “ Evet , âlemin ... Devamını Oku »

HİSLİ GEÇMİŞ ZAMANLARDA YAŞAMAK

                   Cahit Sıtkı Tarancı’nın “otuz beş yaş” şiirini ne zaman okusam , yukarıdaki başlık aklıma gelirdi.Yaşımın elliye ermesinden sonra , üstadın şiirini bir kere daha anlamaya ve yeniden yorumlamaya başladım. Acaba , otuz beş yaş artık ömrümüzün yarısı mıdır? Belki de değildir ?  Konformist bir yaşamın olduğu günümüzde artık , orta yaş ellidir. Kendi adıma ben bunu yaşıyorum. ... Devamını Oku »