Son Haberler
Anasayfa / yazılarım (sayfa 30)

yazılarım

ŞUURSUZ PİYASA KÜLTÜRÜ

                    Piyasanın şuuru olmadığı için, şiiri de olamaz. Şiirle şuur aynı köktendir. Fakat piyasa yaptığı işle , kültüre ve şiire balta vurduğunu göremiyor. Habertürk muhabiri Abdullah Kılıç , Sezai Karakoç’un Monna Rosa şiirine konu olan Muazzez Giray Akkaya’yı bulup konuşturmuş .Keşke konuşmasaymış. Sezai Karakoç üstadın , Muazzez Hanım’a olan aşkı bir gizem ve şuur konusu olarak kalsa daha ... Devamını Oku »

ŞİİRLERLE ÇANAKKALE

                  Edebiyat ve sanat , gerçeğin olduğu kadar , umudun da taşıyıcısıdır . Bunun en iyi resmedildiği tarihi olaylardan birisi de , Çanakkale Muharebeleridir . Çanakkale savaşlarının şiirsel anlatımı her zaman ilgimi çekmiştir . Uzun yıllar hamasetle andığımız o günlerin en iyi taşıyıcısı yine şiir ve onun gür sadası olmuştur . Resmi ideoloji , Çanakkale zaferi konusunda geriden gelmiş ... Devamını Oku »

ŞİİRİN İSTANBULU

              İstanbul bir medeniyet şehri olarak şiirimizde çok yer tutar.Eski ve yeni bir çok kalem erbabı şehr-i İstanbul üzerine edebi yüzlerce yazı kaleme almışlardır.Benim hayal dünyamda ve gönül alemimde de çok yer tutan bir kenttir. Aslında şehri çok da göremiyorum ama, kendi muhayyilemde yaşıyorum.Ne zaman bir İstanbul yazısı ya da İstanbul üzerine bir şeyler karıştırsam , içimden bir yazı ... Devamını Oku »

ŞİİRİN AYAK SESİ AŞKTA GİZLİDİR

                  Her şiir , aşkın ayak seslerini taşır . Bir şiirin kokusunu , aşkı terennüm eden dizelerinden anlarım . Has şiir bu kokuyu hilafsız veren şiirdir . Sevdiğim şairlerin şiirlerine ne zaman dönsem , önüme hep sevgi kelimeleri ağırlıklı şiir metinleri çıkar . Belki de istemeden böyle bir şiir okuyucusu oldum . Çünkü iyi şiiri sesinden ve soluğundan tanır ... Devamını Oku »

ŞİİRİN ATLASINDA GEZERKEN

                  Şairlerin şiirlerini gezerken , sizi sürükleyen dizeler vardır . Şiir antolojilerini atlas olarak düşündüğünüz zaman , aklınızda kalan kalıcı dizeler vardır . Ben onlara tekerleme ya da aforizma olmuş (vecize )mısralar gözüyle bakarım . Mutlaka bir yere de not almışımdır . Ne zaman kullanacak olsam , şairin o dizeleri mutlaka aklıma düşer . Şairi o şiirlerinden hatırlarız desek ... Devamını Oku »

SENSİZ GEÇEN GECELERİ BANA SOR

              Abdurrrahim Karakoç , 1932 yılında Elbistan’da doğdu. Edebiyatla , özellikle şiirle içiçe bir aileden gelmektedir. Şair olan dedesi ve babasının etkisiyle küçük yaşlardan beri şiire ilgi duymaya ve yazmaya başladı. Ayrıca kardeşleri de kendisi gibi küçük yaşlardan beri şiir yazmaktadır. Ben onu Türk Halk şairi olarak tanımlıyorum. İlk gençliğinde uzun yıllar çiftçilik yaptıktan sonra Elbistan Belediyesinde (1958-1985) ... Devamını Oku »

BENİ KÖR KUYULARDA MERDİVENSİZ BIRAKTIN

                  Ümit Yaşar Oğuzcan , 22 Ağustos 1926 tarihinde Tarsus’ta doğdu. 4 Kasım 1984 ‘ te öldü. Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi (1946); Türkiye İş Bankası’na girerek Adana , Ankara ve İstanbul’da çalıştı . Otuz yılını doldurunca Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı görevinde iken, emekliliğini istedi (Haziran 1977). İstanbul’da kendi adını taşıyan sanat galerisi kurdu. Edebiyat ve sanatla ilişkisini emekli olunca ... Devamını Oku »

SAÇLAR AĞARDI SANMA Kİ YAŞLANMIŞIZ GÜLÜM

                        Mehmet Çınarlı, şair ve yazar.Ermenek’te doğdu. İlkokulu Ermenek’te, orta öğrenimini Antalya’da tamamladı (1943). Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi (1948). Maliye Bakanlığında çeşitli görevlerde bulundu. Sayıştay üyeliğine atandı. Anayasa Mahkemesi üyeliği yaptı. Emekli oldu. İlk şiirini lise yıllarında Çınaraltı ve Doğu dergilerinde yayımladı (1942). Üniversitelerarası bir yarışmada “Sonbahar Duyguları” şiiriyle birincilik kazandı (1948). Arkadaşlarıyla Hisar dergisini kurdu. Hisar Dergisi ... Devamını Oku »

ŞİDDETİN ROMANTİZMİ

                  Şiddet sarmalı toplumu kuşatmış vaziyette.Türk cemiyet yapısına bu kadar uzak olan şiddet nasıl oldu da,bu toplumu kuşattı?Habil ve Kabil’den beri milletlerin belası ve devletlerin baş meselesi amaçsız şiddet olmuştur.Devletin; milletini koruması dışında,toplumsal ve bireysel şiddetin meşruiyeti yoktur.Adaleti önceleyen bir toplumun, tüm gücünü şiddete karşı Devletin amaçsız  şiddeti bile meşru değildir.Fail-i meçhuller gibi. Toplumda görünen şiddetin ilk kurbanları olarak,kadınları ... Devamını Oku »

ŞEHİR YÜZLÜ İNSANLAR

                Giresun ,Karadeniz ‘in derin ve nezih kenti. Memleketim benim . Her şehre mührünü vuran , şehir yüzlü insanlar vardır . Onlar , şehrin tarihi ve ontolojik yüzü olurlar . Onları bilmek , yazmak ,okumak ,hissetmek bizim görevimizdir. Giresun ‘ un şehir yüzlü insanlarını tespit ederken epey zorlandım . Benim seçtiğim  insanlar tamamen bana özel ve öznel bir seçimle ... Devamını Oku »