Öğretmen, dünyayı öğreten adamdır. Ailede başlayan öğrenme süreci, öğretmenle devam eder. Eğitim sürecini iyi okuyan adama da öğretmen diyoruz. Doğumla başlayan öğrenme süreci, ölümle biter. Aradaki sürede öğretmen vardır. Yaşamın her safhasında bir öğretici vardır. Biz buna mürebbi de diyoruz. Yani tedip ve terbiye eden. Sanayide usta, okulda hoca, camide imam, evde ebeveyn birer öğretmendir. Öğretmenliğin her aşamasında bir bilgi transferi vardır. Ahlak kaygısı da mevcuttur. Bilgi ve ahlakla harmanlanan adam, talebe veya öğrencidir.
İyi öğretmen bilgilidir. Bilgiyle mücehhez olan öğretmen, iyi bir hoca olur. Bilgi, doğadaki varlığı arayışın adıdır. Her daim bilgi arayışı olan iyi bir hoca olur. Elektronik, kitabi, doğa bilimlerine vakıf bir öğretmen bereketli hoca olur. Sevdiğim hocalar bunlar oldu. Diline, kültürüne, doğaya hâkim bir öğretmen, talebesine çok şey katar. At binenin, kılıç kuşananındır diyen atalarımız, başarıya vurgu yapmıştır. Bilgili hoca da başarılı olur.
İyi hoca hayrandır. Hayranlık arayışı getirir. Hoca neye hayret etmelidir? Tabiata, edebiyata, matematiğe, dine, dile vakıf olmalıdır. Hayret, öğretmenin ve filozofinin başlangıcıdır. Tanrıya hayretle âşık olduğumuz zaman sever ve iyi bir Müslüman olursunuz. Öğretmen de entelektüel arayış da olan adamdır. Roman, siyer, sinema, spor, dilbilim, politik, felsefe vb. öğretmenin hayran olduğu alanlar olmalıdır. Çevresine ve olaylara hayretle bakan öğretmen, öğrenme sürecini ve öğretmenlik yolculuğunu başlatmış olur. Talebe de hocanın yol arkadaşıdır.
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir diyen Yunus Usta, hocalığın irfan ve hikmet tarafına gönderme yapmaktadır. Taptuk Emre’den ilim talep eden Yunus, hep bir arayış içindeydi. İyi bir hoca arar. Aradıklarımız da bulduklarımızdır. Arayan bulur. Öğretmen aradığını bulan, bulduğunu da öğretendir. Bilgi her yerde var. Bilginin ahlakına da haiz olmalıyız. Atomu bulursunuz, önemli olan onu iyi kullanmaktır. Demek ki ilmin de ahlakı var. Öğretmen bunu da öğreten adamdır. Ahlakı olmayan bilim, bir Vandalizm aracı olabilir. Mesela, atomun savaş aracı olması gibi.
Öğretmen merhamet eğitimini de iyi yapan adamdır. Merhametli adamdır hoca. Vicdanlı, imanlı, merhametli olmak bir meziyettir. Akif Usta, muallim vasıfları olarak bunları vazeder: “Muallimim” diyen olmak gerektir imanlı, edepli, sonra liyakatli, sonra vicdanlı. Bu dördü olmadan olmaz.” Vazife, çünkü büyük. Kahramanı Nevruz’a da salık verir. Vicdan ve merhamet eğitiminden geçemeyen iyi bir hoca olamaz. Hoca camide diyenler, öğretmenliği seküler bir eğitim aracı görenlerdir. Bir test, bir tost kafasıyla bilgi verirsiniz! Hocalık bundan fazlasıdır. Filozofik bir edası vardır. Buradan memur öğretmen çıkar! Oysaki entelektüel öğretmen donanımlıdır. Bilgi ve hikmet sahibidir. Biz buna talip olmalıyız. Bilgi ve hikmeti birleştiren öğretmen dünyayı değiştirir. Bizim bu tarz öğretmenlere ihtiyacımız var.
Bilgi ve hikmet arayışındaki öğretmen, talebesine de farklı önderlik yapar. Önder öğretmen rol modeldir. Böyle öğretmenlerin sayısı artması için komple bir öğretmen yetiştirme düzenine ihtiyacımız var. Öğretmenlik bir maişet tedarik mesleği ya da kadro istemi aracı olmamalıdır. Bugün yaşadıklarımız biraz budur. Nitelikli bir öğretmen için davranış kolektifliğine ihtiyacımız var. Sadece sendikal kimlikle öğretmen olamayız. Bizim mümeyyiz bir akla ihtiyacımız var. Hikmetli sözlerin sahibi olan öğretmenler, aramızdan çıkmaktadır. Sayıları da azalmaktadır. Kütüphanesi iyi, okur öğretmenlere sahip olmalıyız. Öğretmen yazarlar çıkarmalıyız. Bunlar bizim sıradan taleplerimiz olsun. Her okulda bir akil hocamız olmalıdır.
Öğretmen kimdir sorusunun bir cevabı da öğretmenin kendisidir. Kendi olan öğretmen, ileri ve duruşu olan hocadır. Derslere vakıf, iletişimi iyi, anlama ve anlaşılma sorunu olmayan, istendik davranışları kendi gösteren bireye iyi öğretmen diyoruz. Aynayı kendimize tutmakta yarar vardır. Biz de donanımlı ve bir o kadar da özgüveni olan öğretmenler olmalıyız. Öğretmen kimdir sorusunun cevabı da burada gizlidir. Hoca hazır bulunuşluğu kuvvetli olan adamdır. Bunun için daha çok çalışmalı ve öğrencilerimize daha bir faydalı olmalıyız. Test ve ders kitapları bizim yeter okumalarımız olamamalıdır. Öğretmen yukarıdaki özellikleriyle daha aktif ve çalışkan bir birey olacaktır.
Günün sonunda da biz mutlu olacağız. Ziller Çalacak şairi Zeki Ömer Defne’nin dediği gibi olacak:” Sonra bir gün zil çalacak yine, /Hiç kimseler, kimsecikler duymayacak…/Ne sınıflar ne iskeleler ne istasyonlar ne siz…/Tâ içimden birisi kalacak oralarda…/Ben gideceğim.” Önemli olan değerli olarak gitmektir.
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları
