Vermeyince Mabut, neylesin Mahmut? Atasözü Genç, beyaz, gürbüz kadın, tıpkı zalim âşığının hışmına uğramış evvel zaman cariyesine benziyordu… Soluk basma entarisi parça parçaydı. Gür, kıvırcık, kumral saçları, mermer kadar beyaz omuzlarına dökülmüş, celladını bekleyen bir masum gibi, derin derin düşünüyor; çürük kafesli, çarpık cumbadan sokağa bakıyordu. Zeynep Kâmil Hastanesi’ne inen bu yol pek tenhaydı. Komşu duvarların üstünden aşan bahar ... Devamını Oku »
ALA GÖZLERİNİ SEVDİĞİM DİLBER
Ala gözlerini sevdiğim dilber Sana bir tenhada sözüm var benim Kumaş yüküm dost köyüne çezildi Bİr zülfü siyaha nazım var benim Ak ellere al kınalar yakınır Ala göze siyah sürme çekinir Dostu olan dost yoluna bakınır Dosta giden yolda izim var benim Yiğit olan gizli sırrı bildirmez Güzel olan gül benzini soldurmaz Her olur olmaza meyil aldırmaz Bir şahan avlar ... Devamını Oku »
GECEYE
Kapılar çarpıyor bir gece Ve geliyor beklediğim Sessiz bir gidiş Alıyor intikamını gelişlerle. Rüzgarlar doluyor pencereden Odama..Hem de en derinime Kalbimde uçuyor bir şeyler, Savruluyorsun oradan tüm hücreme. Uzanıyorum gel gör ki Ne yana dönsem rahatsız ediyor beni Şu gecedeki bilinmezlik Sağa dönsem sen… Sola dönsem sensizlik. Solum en çok acıtıyor beni Oraya yerleşiyor kimsesizlik. Koyduğum çay ... Devamını Oku »
SUSMARAM
“Men bir gulam, yük altında ezilmişem, gardaşım, Sevinç bilmez bir mahkumam, ahu-zardır sırdaşım. Damga vurub, zencirleyib tullamışlar zindana, Karlı-buzlu cehennemler mesken olmuşdur bana. Mene dinme, sus deyirsen, ne vahtacan susacam, Buhranların, hicranların, mahbesinde galacam? Niye susum, konuşmayım, insanlıkda payım var, Menim ana vatanımdır talan olan bu diyar. Niye susum, konuşmayım, Türk yurdudur bu toprak, Oğuzların, elhanların vatanında kimdir, bak! Bu ... Devamını Oku »
İSA HOCANIN OKUMA LİSTESİ
Taşları Yemek Yasak, Sorulunca Söylenen, Waldo Sen Neden Burada Değilsin?, Neyi Kaybettiğini Hatırla, Erbain, Geceleyin Bir Koşu, Zor Zamanda Konuşmak (İsmet Özel) Yorgun Savaşçı, Esir Şehrin İnsanları ( Kemal Tahir ) Bu Ülke, Işık Doğudan Gelir, Umrandan Uygarlığa, Mağaradakiler ( Cemil Meriç ) Şiirler Çağla, Yobazlığa Övgü ( Süleyman Çobanoğlu ) Dublörün Dilemması ( Murat Menteş ) Döşeğimde Ölürken, Ses ve Öfke ( Faulkner ) Yeraltından Notlar ( Dostoyevsky ) Deli Gömleği, ... Devamını Oku »
SANA DİLDEN SORUYORLAR
Önce küçük bir okuma parçası: ‘Bir ölünün yakılması yaklaşık üç saat sürerken, ölüyü yakma görevi ailenin en büyük erkek çocuğuna düşüyor. Hindular ölülerini yakmaya ağızdan başlıyorlar. Çünkü Hindu inancına göre, insan, hayatta en fazla günahı ağzıyla (diliyle) işliyor.’ (Adem Özköse, Seyyah, Pınar Yayınları, sayfa 43) Bu paragrafla karşılaşır karşılaşmaz, Marifetname’ye bakma ihtiyacı hissettim. Orada, maddeler halinde, uzuvların, yani kulağın, gözün, ... Devamını Oku »
UĞURSUZLUK HİKAYESİNİN İNCELEMESİ
UĞURSUZLUK HİKAYESİNİN TAHLİLİ A.ŞEKİL(Dış Yapı) 1.Hikayenin Adı: UĞURSUZLUK 2.Hikayenin Yazarı: MEMDUH ŞEVKET ESENDAL 3.Sayfa Sayısı: 4 sayfa 4.Yazarın Yaşamı: Memduh Şevket Esendal, 29 Mart 1883’te Çorlu’da doğdu. Aile çiftçilikle uğraşıyordu. Birbirini izleyen savaşlar yüzünden, düzenli bir öğrenim yapamadı; kendi kendine Fransızca, Rusça, Farsça öğrendi. Girdiği (1906) İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde 1908’den sonra müfettiş olarak çalıştı. Birçok yeri bu görevle dolaştı. ... Devamını Oku »
DENİZ HASRETİ
Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor, Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum. Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor; Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum. Nasıl yaşıyacağım ey deniz, senden uzak?… Yanıp sönüyor gibi gözlerimde fenerin!… Uyuyor mu limanda her gece sallanarak, Altundan çivilerle çakılmış gemilerin?… Sevmiyorum suyunda yıkanmamış rüzgârı; Dalgaların gözümde tütüyor mavi, yeşil… İçimi güldürmüyor sensiz ay ışıkları; Ufkundan yükselmiyen ... Devamını Oku »
ARABACI HİKAYESİNİN TAHLİLİ
ARABACI Çerkeş’ten çıkınca hayvanları durdurttu. Yere atladı. Arabanın üstünde döşeme yoktu. Arkada dingili, sulak çivisine kadar geri çekti. Bu suretle araba ok boyunca uzamıştı. Çatalın altına asılı yağdanlıktan tavuk kanadını alıp tekerlekleri yağladı. Sağ hayvan, Delikır, huysuzlanıyordu. Arpa çuvalıyla, saman çuvalını arka çatalın üstüne taşıdı. Dikkatle bağladı. Ön tarafa, hayvanların yem torbalarını, örtülerini kendi yorganını yerleştirdikten sonra, arabaya bindi. ... Devamını Oku »
ÖLÜM RİSALESİ
Ölüm Risalesi Damla damla oluşuyor hayat Ölüm kımıl kımıl Duymak kolay Anlatmak değil Her an Farkındayım Az az öldüğümün Bilincindeyim doğan ayın Eriyen karın akan suyun Ve usul usul tükenen zamanın Tekrarlayıp duruyor saat Vakit te mahluktur Vakit te mahluktur İşliyor kalbim Eskiyor saçlarım Ve gözlerimin en ince hücreleri Okuyorum hayatı Toprağın üstünden çok Altındakilerle var olduğunu Toprak Ölüme aç ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları