Ey nazlı sevgilim, ey cânım benim Güzeller güzeli vatanım benim Cümle değerlerim yatar sînende Sensin en mübârek mekânım benim. Tecelliye kaynak ilâhî emir Rızıklar, nimetler hep senden gelir Mukaddes mâbetler sende yükselir Yayılır bağrında ezanım benim. Çocukluk geçmişim dünde saklıdır Bu günüm, yarınım sende saklıdır Ki senin her şeyin bende saklıdır Ocağım, otağım, divânım benim. (Abdurrahim Karakoç) Devamını Oku »
TAKSİM
Bana Mevlâna’yı Yunus’u verin Mecnun’u, Leyla’yı size bıraktım. Kırk yıldır susuzum, bir tas su verin Irmağı, deryayı size bıraktım. Talipli değilim şöhrete, şana Makamı, rütbeyi yük etmem cana Dostluk, sevgi, şefkat yetişir bana Dövüşü kavgayı size bıraktım. Zaman yoktur ekip, biçip sürmeme Ham topraktan haram mahsul dermeme Bir tek gönül kâfi gelir girmeme Konağı, sarayı size bıraktım. Çokta değil, ... Devamını Oku »
O ANLAMADI
Lodostur, esince sert eser, dedim Üşürsen yüreğin buz keser, dedim Yabanla gezersen yâr küser dedim Dediklerim oldu, o anlamadı. Umuttur her eve tüten bacalar Çürük tekne sığ suda da bocalar Çileden çıkaran bu “acaba”lar Beni de tüketti, o anlamadı. Erinde-gecinde havuz boşalır Ortada kupkuru bir yalak kalır Sevgi azaldıkça göğsün daralır Dedim… dedim amma o anlamadı. Umut bağlanmaz ki ... Devamını Oku »
Kediler mangalın altında uyurdu Biz küllenmiş ekmekler yerdik razı İnanmış adamların övüncüyle Sabırla beklerdik geceleri Şimdi hiçbirinden eser yok Gitti o geceler o cenk kitapları Dağıldı kalelerin önündeki askerler Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi Sezai Karakoç Devamını Oku »
TÜRKİYEM
Ey nazlı sevgilim, ey canım benim Güzeller güzeli vatanım benim Cümle değerlerim yatar sinende Sensin en mübarek mekânım benim. Tecelliye kaynak ilahi emir Rızıklar, nimetler hep senden gelir Mukaddes mabetler sende yükselir Yayılır bağrında ezanım benim. Çocukluk geçmişim dünde saklıdır Bu günüm, yarınım sende saklıdır Ki senin her şeyin bende saklıdır Ocağım, otağım, divanım benim. ABDURRAHİM KARAKOÇ Eylül 1992 Devamını Oku »
REÇETE
Ey yüksek sosyeteye mensup modacı hanım, Eğlence zümresinin başının tacı hanım, Bu metod ki, sizlerin müsbet ilâcı hanım: Dışının görünüşü içinin aynasıdır; Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır. Yerindedir tahsilin, güzelliğin şahane. Varsa Türk’ten tâlibin, bul çeşitli bahane. Bir ecnebî hovarda yakalarsan daha ne? … Dışının görünüşü içinin aynasıdır; Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır. Flörtünün sayısı; en az ... Devamını Oku »
BEBEĞE İHTAR
Geçmişte yağmanın hasat dönemi Acele gel diye çağırdım seni Şimdi iş değişti dur, dinle beni Dokuz aylık yolu altmış ayda çek Beş sene dolmadan doğma ha bebek. Emmin, dayın annen, baban kereste İşçi, memur, çiftçi, çoban kereste Çarşı, pazar, yazı-yaban kereste İnsanlar ya mertek, ya orta direk Beş sene dolmadan doğma ha bebek. Doğarsan üç günlük iş bulamazsın Acıkırsın, ... Devamını Oku »
AĞUSTOS BÖCEĞİ BİR MEŞALEDİR
Böcek ki akıtıyor damla damla ağzından Üzüm ballarında süzülmüş ağustosu Titreyen şıngırdayan bir çocuk oyuncağı Ağustos bu seste Bu durmayı unutmuş seste Çam diyor ağustos böceği Çamlara kasideler söylüyor Tanrı’ya yakarıyor nesli tükenmesin diye Bu hanedanın Ağaçlar içinde şah ağaç olan bu hanedanın Ey masalcı adam iftira ettin sen Bu harikalar harikası böceğe Onu suçladın tembellikle En çalışkan onu ... Devamını Oku »
BİRLİĞİN GÜCÜ
Bin yıllık ömrüm olsa, ömrüm boyunca konuşmam ve yazmam nasibimde varsa, hep müslümanların birleşmesinden, bir araya gelip şuurlu birliklerini oluşturmalarından bahsederim. Bundan bıkmam ve yılmam. Çünkü: bundan daha büyük bir dava bilmiyorum. Tüm faaliyetim, islamın bir savunması ve bu savunmanın özü de, Müslümanların uyanıp dirilmeleri, birleşmeleri ve kendilerini dış aleme karşı koruma gücüne ermeleri yönündedir zaten. Eğer Müslümanlar, tüm olarak, ... Devamını Oku »
DÖNEKNAME
DÖNEKNAME Tevazuu severdi, kaynatıp taşırdılar Girdi hırs ambarına, çıkamadı bir daha… Haramla yağladılar, kibirle pişirdiler Bulanık göl ettiler, akamadı bir daha… Yakın arkadaşları çöplük yaptı beynini Doldurdular ve sonra dökemedi bir daha… Kör dikişler atıldı kaypak iradesine Sökmek istese bile sökemedi bir daha… Soyundu inancından terk-i edep eyledi Şerefini göğsüne takamadı bir daha… Sürdü ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları