Anılar defterinde gül yaprağı Gibi unutuldum kurudum Başıma düşmüş sevda ağı Bir başıma tenhalarda kahroldum Sen kimbilir, rüzgârlı eteklerinle Kimbilir hangi iklimdesin, ben Sensiz bu sessizlikle Deli gibiyim sensiz Bu sessizlikle Ayrılıkla başım belada Gözlerini çevir gözlerime Yoksa sensiz bu sessizlikle Deliler gibiyim Sensiz bu sessizlikle Cahit Zarifoğlu Devamını Oku »
EDEBİYATTA İLKLER
1. Mensur şiirin ilk örneklerini Servet-i Fünun döneminin en önemli sanatçılarından Halit Ziya Uşaklıgil “Mensur Şiirler” adlı eserinde vermiştir. 2. Türk edebiyatında mensur şiir türündeki bazı eserler şunlardır: – Halit Ziya Uşaklıgil = Mezardan Sesler. – Mehmet Rauf = Siyah İnciler – Yakup Kadri = Erenlerin Bağından, Okun Ucundan – Ruşen Eşref Ünaydın = Damla Damla – Sabahattin Kudret Aksal ... Devamını Oku »
NEDİR?
âşıkı mahveylemek mi maksadın cânâ nedir lütfun eylerken ternenni naz-u istiğna nedir sen gülersin, ben dökerken hun-u eşkin pâyına hiç demezsin: Maksadın ey aşık-ı şeyda nedir sevmeseydim sen gibi bî mürüvvet dilberi, hissederdim ben de elbet neşve-i dünya nedir hem diyorsun aşıkım ben, aşkı takdis eylerim hem gidip ağyare aşktan ettiğin şekva nedir ahımı tayyib edenler bilmiyorlar, şüphesiz, aşk nedir ... Devamını Oku »
AĞUSTOS BÖCEĞİ BİR MEŞALEDİR
Böcek ki akıtıyor damla damla ağzından Üzüm ballarında süzülmüş ağustosu Titreyen şıngırdayan bir çocuk oyuncağı Ağustos bu seste Bu durmayı unutmuş seste Çam diyor ağustos böceği Çamlara kasideler söylüyor Tanrı’ya yakarıyor nesli tükenmesin diye Bu hanedanın Ağaçlar içinde şah ağaç olan bu hanedanın Ey masalcı adam iftira ettin sen Bu harikalar harikası böceğe Onu suçladın tembellikle En çalışkan onu ... Devamını Oku »
YAZMIŞLAR
Ervah-ı ezelde levh ü kalemde Bu benim bahtımı kara yazmışlar Bilirim güldürmez devr-i âlemde Bir günümü yüz bin zâra yazmışlar Bulmadık şadlığın iradesini Çekerim bu gamın ziyadesini Herkes dosta vermiş ifadesini Bizimkini ürüzgâra yazmışlar Aşk benimle eyler daim kıl ü kal Daha sabretmeye kalmadı mecal Derdim taksimdara kıldım arz-ı hal Dedi neydim bahtın kara yazmışlar Gönül gülşenimde har oldu deyi ... Devamını Oku »
ÜZÜLME
Döner yine Kenân’a kaybolan Yûsuf, üzülme Üzüntüler kulübesi gül bahçesi olur bir gün, üzülme İyileşir durumun ey gam çeken gönül kaygılanma Geçer bu çılgınlığın, sakinleşir başın, üzülme Dönmese de felek bizim arzumuzca iki gün Bir kararda kalmaz devran her zaman, üzülme Gelirse ömrün baharı, yine çimenler üstünde Başına gülden şemsiye çekersin ey bülbül, üzülme Ümitsiz olma ... Devamını Oku »
CEFA GÖRDÜM
Ağarmış saçların bir dağbaşında kare dönmüştür O dağın dâmeninde gözlerim enhâre dönmüştür Bütün mûy-i siyahım bembeyaz ezhâre dönmüştür Tenimde cevher-i can çekilmez bâre dönmüştür Felek gayet dönek dünya da bir cellad-ı müdhiştir İçinden çıkması bu müşkilatın hayli bir iştir Değirmen sanki yıl ay çerhi eyyamı birer diştir İçinde ademoğlu bir ufak çavdara dönmüştür Cihâne geldiğim günden beri pek çok cefâ ... Devamını Oku »
15 TEMMUZ DESTANI
Ayağımız kavi, başlarımız dik, Karanlığa karşı kıyam eyledik. Kadın erkek sefer marşı söyledik, Seksen milyon yürek çarptı beraber: Ya Allah, Bismillah, Allahuekber! Tekbirle başlayan yiğit gecesi, Oldu hainlerin ağıt gecesi. Göklere yazıldı şehit gecesi, Salalarla geldi müjdeli haber: Ya Allah, Bismillah, Allahuekber! Zulme karşı bir yay gibi kurulduk, Uçaklarla, füzelerle vurulduk, Kanımızla abdest alıp doğrulduk, Yeniden canlandı Bedir’le Hayber, Ya ... Devamını Oku »
HOCAM
Cemaat içinde kelam Verdiğim yeter mi hocam Gözlerinle mucizeler Gördüğün yeter mi hocam Muhabbet dediğin baldır Erkân dediğinse yoldur Yazdım kalem biten doldur Serdiğim yeter mi hocam Dönmem ben Hakk’ın yolundan Çekmişim elin dilinden Bunca muhabbet gülünden Verdiğim yeter mi hocam Mümin evler Hakk’a gayret Etmeyin nutkuma hayret Şimdi demde bir muhabbet Kurduğum yeter mi hocam Hey Davut Sularî’m heye ... Devamını Oku »
EY TAMBURACI
Ey Tamburacı Ey tamburacı, bir şarkı çal bana Uyku tutmuyor, bir yer de yok gideceğim Ey tamburacı, bir şarkı çal bana Şangırtılı sabahlarda geleyim ardınsıra. Oysa gecenin krallığı da, bilirim, döner kuma Kaybolur gider avuçlarımdan Körükörüne dikilmiş bırakır beni üstelik uykusuz Şaşarım bitkinliğime, dağlanırım ayakta Kimse de kalmamıştır tanışacak Ölüdür hayal etmek için bile eski boş sokak Ey tamburacı, bir ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları