Son Haberler
Anasayfa / yazılarım / EDEP YA HÛ

EDEP YA HÛ

 

                Paranız kaybolabilir  ama , görgünüz kaybolmasın . Parayı kazanabilir ve yaşamı idame ettirebilirsiniz . Görgü ya da edep unsurlarında sıkıntı yaşadınız mı , zor geri kazanabilirsiniz . Edep ya da görgü gitti mi ,  zor kazanılan değerlerdir . Onun için eskiler edep bahislerinde hep , edep ya hû diyerek , Allahtan hep edep ve görgü talep etmişlerdir . Sufîlerin dilinde pelesenk olan bu deyim , artık bizim de kanıksadığımız bir değerler  isteğinin adıdır . İnsan kaybettiğini ararmış . Modern yaşamda görgü ve edep konusunda sıkıntı var . İnsanımızın parası pulu var ama , huzuru verecek değerler toplamında sıkıntısı var . Sokakta , evde , işyerinde , tvde , statta , okulda görgüsüzlük ve edepsizlik kol geziyor . Taciz nedir bilmeyen insanımız , mobingin kelime anlamını ezberledi bile !

Ne yaparsak edepli ve görgülü biri oluruz ? Bunların tek tek değerleri olduğu gibi , davranış kodları da vardır . Gerektiğinde özür dilemesini bilelim ki , nefsimize yenik düşerek , özürden imtina etmeyelim . Özür dilemek erdemdir . Hatadan dönmenin adı , özürdür . Özür dilemek , kibarlık belirtisidir . Özür dilememeye çalışan insan , nefsine yenik düşen insandır . Psikiyatrist Ayhan Songar Hoca , soyadı Kavgalı olan bir hastasına sorar :_ Kiminle kavgalısın ? Cevap: Kiminle kavgalı olacağız beyim , nefsimizle ! Nefsine yenik insan , kibirle birlikte değerlerin gereğine göre davranmaktan ziyade, egosu ve yanlışlarına göre davranır . İğneli ve ironili konuşmayalım. Başkalarının hata ya da kusurları üzerinden bindirme yapmayalım . Şarkıdaki gibi , hatasız kul olmaz ! Söylemek istediğimizi düz ve yalın bir edayla söyleyelim ki , kibre kapılmayalım .

Kadir kıymet bilelim . Vefalı olalım . Vefa semt adı ve bozacı markası olmasın . Bunun adı nankörlüktür . Nankörü Allah da sevmez . Nankörlüğün iki cephesi vardır : Biri , insanın gördüğü iyiliği unutup nankörce davranması , diğeri ; şahsın Allaha ve tabiattaki nimetlerine nankörlük yapması . Musibet gelince Allah ‘ ı hatırlayan ama , kendi hatasından bir şeyler yaşayınca Rabbine asi gelen bireyler . İnsanın nankör olanından uzak duralım . Şura 48 de ne diyor : “ Doğrusu biz katımızdan insana bir nimet tattırsak , ona sevinir  ama , kendi yaptıkları yüzünden başına bir kötülük gelirse , işte o zaman pek nankördür . Durum bugüne ve yaşanan nankörlüklere çok ışık tutuyor değil mi ? Aramızda nankörlük görmüş epey okurumuz vardır değil mi ? Olsun yine de iyilik yapmaya devam edelim . Dünya iyilikler sütünden yürüyor . Aşkın bile nankörlüğe tahammülü yoktur !

Toplu taşıma araçlarında ve eğlence ortamında , yakınızda bulunan komşularınızı dinlemeyin. Üçüncü kulak durumuna düşüp ,sizi ilgilendirmeyen konuşmalara maydanoz olmayın !  Kimseye aşırı öğüt verir duruma düşmeyiniz . Kişilik marka değeriniz düşer . Saygınlığınız azalır . Eleştiride samimiyet ve ilişki boyutunuza göre ölçülü olunuz ve sorun çözücü eleştiride ısrar ediniz . Sorun çözmeyen eleştiri ihanete eştir !  Sadece eleştirmek için eleştiri yapan insanlardan usul usul uzaklaşınız . Boş zamana oynayan saygısız tipler onlardır . İşi gücü sövme ve hakaret etme olan bu tipler , zeka parıltısı olan insanlar değildir . Yahya Kemal , boş  yazılara ve eleştiriye dayanamazdı . Hakkında boş eleştiri yazmış bir yazarı okuyunca , sıkılmış ve çevresine şöyle söylemiş : _ Evet , ama insanı asıl üzen bu küçük şeylerdir . Mesela büyük bir yere , bir dağa çıkıp oturabilirsin ama , iğne üzerine oturabilir misin ? Küçük kötülükler beni daha çok yaralar .

Verdiğimiz sözü mutlaka tutalım . Modern insan,  ayak üstü pop yalanlar söylüyor . Sözün eski gücü kayboldu . Hatta , sözünü tutamamak erdem gibi oldu ! Dün dündür sakızı gibi ! Sözle yaşama asılan insan , faziletli insandır . Bana göre her şeyin esası sözdür  . Yazmadan önce bile söz vardı . Allah ‘ a söz vererek , dünyaya atıldık . Güvenin esası sözdür . Kendi adıma ben , verilen söze ve sadakate bakarım .Toplantıda , sınıfta , politikada , sokakta , insan kalitemiz bozuldukça sözün gücü de azalıyor. Ne diyor Yunus usta :“Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz / Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz / Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı / Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz “ Vesselam , sözün kadar insansın .

Düzeyli şakalar yapalım . Şaka ve nükte insanı rahatlatan şeylerdir . Edep dahilinde ve incitici olmayan her şakaya eyvallah . Yerinde nükte ve şaka insanı geliştirir . Hatta zeka pırıltısı yüksek şaka ve nükteyi ben de yaparım ve entelektüel bir kişilik geliştirme yoludur . Kalitesiz ve vasıfsız şakalar bizi alaycı bir kişiliğe götürür . Kendinize güvenmiyor ve yanlış anlaşılacağınızı düşünüyorsanız şaka yapmayınız . İtici konuşmayınız ve bu tip itici konuları açmayınız . Düşünerek konuşmak ve tefekkür konularında konuşmak erdemdir .Düşünmeden , tabiri caizse boş konuşma insanı ve aklını yorar . Yerinde şaka ve konuşma kaliteli kişilik inşasına yardım eder . Beni üzen konulardan birisi de , modern insanın aşırı derece de alıngan ve küs bir yapıda olmasıdır . Ne kadar insanımız biribiriyle konuşmuyor? Bunun olasılık hesabını dahi kimse yapamaz . Mutsuzluk sıralamamızda bunun çok yeri olduğunu düşünüyorum . Akraba , eş dost ve çevresiyle bu kadar ilişki kurmayan bir başka millet var mıdır ? Zannetmiyorum . Buna tercüman olan bir  Seneca  sözüyle bitiriyorum : “ Aslında insanı en çok acıtan şey , hayal kırıklıkları değil ; yaşanması mümkünken , yaşayamadığı mutluluklardır .”

Günün kitabı :  Edebiyat Ölmelidir , Enver Aysever , Deneme , Remzi Kitabevi.

İsa Çolaker

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>