HAYAT BÖYLEDİR İŞTE Tren o istasyonda bir dakika duruyordu. Gelirken gece geçmiştik; bu sefer ikindiden epey sonraydı. Frenlerin gıcırtısı kesilmeden pencereyi açtım: ilerideki vagonlardan birisine heybeli ve sepetli bir köylü bindi. Onun hayatını ve geldiği yeri bilmek isterdim. Köy, birkaç kilometre ilerideki tepenin ardında olmalıydı. Bu, şu berbat yolun orada kayboluşundan belli… Lokomotifin yanında duran lâcivert elbiseli memur, su buharları ... Devamını Oku »
HAVVA HİKAYESİ İNCELEMESİ
HAVVA Benim saçlarım yumuşak. Havva’nın saçları keçe gibi. Annem ustura ile iki defa kazıttı saçlarını uzasın diye, ama uzamadı, kısa kaldı. Burnu da öyle biçimsiz ki! Yamyassı. Tıpkı okul kitaplarımızdaki maymunun burnuna benziyor burnu. Hiç sevmiyorum onu. Pis, hırsız. Annem, bu gün onu bir temiz dövdü. Tabi döver. Misafir odamızdaki güzelim halımızı kesmiş. Deli mi ne? Annem: “Kız ... Devamını Oku »
HAVUÇLU PİLAKİ MESELESİ HİKAYE İNCELEMESİ
HAVUÇLU PİLAV MESELESİ Yağmur yağıyordu, pis pis yağıyordu. Bu havada ancak yapabilecek bir şey bulanların, bulduklarını yapabilenlerin canı sıkılmazdı. Bense gazetenin bilmecesini de çözmüş bulunuyordum. Bu kara gün pazar, başka türlü geçerdi. Karımı düşünmek istedim. Henüz kendi, güzeldi, şimdi akşam yemeğini hazırlamaya çalışıyor ve henüz mutfak işlerinden hoşlanıyordu. Epey çalışmama rağmen onu duygularımda canlandıramadım. Bu fena bir haldi… Ne yapmalı? ... Devamını Oku »
GÖRÜCÜ HİKAYESİ İNCELEMESİ
GÖRÜCÜ Yabancı bir elin titrettiği çıngırağın sesine koşarak kapıyı açmış olan hizmetçi kızın, “Üç hanım geldi ama hiç tanımıyorum.” haberini vermesi üzerine işin hakikatinden şüphelenen Seniha, validesinin çehresinde anlamlı bir memnuniyet gülümsemesi görünce artık tereddüt etmedi; birdenbire pembeleşen çehresini kasnağı üzerine eğerek utancını çeşitli ipekler arasında saklamak, telaşını belli etmemek istedi. Fakat kalbinin yeni bir çarpıntısı ile taze göğsünü sarsan ... Devamını Oku »
GELİNLİK KIZ HİKAYE İNCELEMESİ
GELİNLİK KIZ Çocukken gidilen evler iki türlüydü: Annemin seçtiği dostluklar ve gitmek zorunda kaldığı yerler. Annemin gönlünce kurduğu dostlukları severdim ben. Çoğu dünyadan elini, eteğini çekmiş kimselerdi. Öyle yerlere gideceğimizde annemin ince kıvrımlarla biçimlenmiş dudakları sevinçle çözülüyor; ruj, dudaklarda hafifçe gezinip kızıla dönüştürüyor kırmızısını. Kapıdan kedi adımlarıyla çıkıyoruz. Annem, dikkatle sokak kapısını kilitlemiyor. Sonra sokak yazsa daha bir iç ... Devamını Oku »
FIRKACI HİKAYE İNCELEMESİ
FIRKACI Meşîme-i hilkatten kör, topal, zeki, ahmak gelenler var. Afif Necâti de fırkacı doğmuştu. Lâkin fırkacılık için evvelâ bir fikir, bir prensip sâhibi olmak ve sonra bu kanâatlerini bir zemîn-i idâre ve siyâsette tatbîka uğraşmak iktizâ eder. Afif Necâti’nin mukarrer bir nazariyyesi yoktu. O, fırkacılığı külâh kapmak için bir dalavere meydanı olmaktan başka türlü telakki edemezdi. O âdetâ nâzırlığı kurmuştu. ... Devamını Oku »
EVDEKİ HİKAYESİ İNCELEMESİ
1.)ŞEKİL (DIŞ YAPI) Hikâyenin Adı: EVDEKİ Yazarın Adı: YUSUF ATILGAN Öykünün Alındığı Kitabın Adı: Tanzimattan Günümüze Türk Hikâyeleri Antolojisi Öykünün Alındığı Kitabın Baskısı-Boyutu: Bilge Karınca Yayınları – 13.5×21.0 Cm Yayına Hazırlayan: Cafer Akman Yazarın Yaşamı, Yaşadığı Dönem ve Eserleri: Yusuf Atılgan, 27 Haziran 1921’de Manisa’da doğdu. Annesi Avniye Hanım, babası ise bir tahsildar olan Hamdi Atılgan’dı. Ortaokulu Manisa Ortaokulu’nda okudu, 1936’da bu okulu bitirdikten sonra öğrenimine Balıkesir ... Devamını Oku »
CEVİZ HİKAYESİ İNCELEMESİ
CEVİZ On beş günden beri köyden köye dolaşıyoruz. Bu köylerin her biri, öbüründen daha hüzünlüdür. Yorgunluk bir taraftan, gönlümüzdeki hüzün öbür taraftan, âdeta nihayeti yok bir gurbet ve sürgün yolunda gibiyiz. Eski hayatımız, arkamızda bıraktığımız alışkanlıklar, ilişkiler bize bir başka asra ait efsaneler şeklinde görünüyor. Bir daha eski hâlimize dönecek miyiz? Bu gamlı seyahat günün birinde nihayete erecek mi? Buna ... Devamını Oku »
ECİR VE SABIR HİKAYE İNCELEMESİ
HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR YAŞAMI: 19 Ağustos 1864’te İstanbul’da doğdu. 8 Mart 1944’te Heybeliada’da yaşamını yitirdi. Heybeliada’daki Abbas Paşa Mezarlığı’na defnedildi. Roman ve öykü yazarı. Eserlerinde 19 ve 20′nci Yüzyıl başındaki İstanbul yaşamını gerçekçi bir biçimde yansıttı. Hünkar yaveri Mehmet Sait Paşa’nın oğlu. 3 yaşında iken annesinin ölümü üzerine Girit’te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula burada başladı. Babası tekrar evlenince 6 yaşında İstanbul’a ... Devamını Oku »
DÜLGER BALIĞININ ÖLÜMÜ HİKAYE İNCELEMESİ
DÜLGER BALIĞININ ÖLÜMÜ Hepsinin gözleri güzeldir. Hepsinin canlıyken pulları kadın elbiselerine, kadın kulaklarına, kadın göğüslerine takılmağa değer. Nedir o elmaslar, yakutlar, akikler, zümrütler, şunlar bunlar?… Mümkün olsaydı da balolara canlı balık sırtlarının yanar döner renkleriyle gidebilselerdi bayanlar; balıkçılar milyon, balıklar şan ü şeref kazanırdı. Ne yazık ki soluverir ölür ölmez, öyle ki, büzülmüş böceklere döner balık sırtının pırıltıları. Benim, ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları