Herkes seçimi kazanmayı konuşurken, seçimi kaybetmeyi tartışmak gerek. Seçim kazanmanın asgari koşulları bellidir. Seçimi nasıl kaybedeceğinin de koşulları oluşmaktadır. Ne yaparsan seçim kaybedersin ya da dört derste seçim nasıl kaybedilir? Seçim kaybetmenin de bir ustalık gerektirdiğine inanıyorum. Hele beş, altı seçim kaybetmek, bir başarı göstergesidir! Bakalım, seçim nasıl kaybedilir?
Seçim kaybetmenin birinci şartı, seçimi aralıklarla kazanacağına aşırı güvenmektir. Yani seçimin asgari rakamları belliyken, rakiplerine orantısız fark attığına inanma becerisidir. Kendini buna inandırmak da bir başarıdır! Olmayacak duaya âmin demek gibi bir şey. Oy oranınız yüzde yirmiyken, yüzde altmışa ikna olursanız, bu, abartılı bir seçim başarısızlığı getirir. Her seçimde yeni bir şey söylemeden rakamı abartmak, bir seçim yenilgisi faraziyesidir. Buna kitlenizi de inandırabilirsiniz ama bu seçim başarısı getirmez. Anketçilerin bahis gibi açıkladıkları seçim sonuçları da bunun örneğidir.
İkinci seçim kaybetme yöntemi de aynı yüzlerle onlarca seçime girmektir. Başarısız, altı ve yedi defa vekillik yapan adamın mesleği seçilmek olmuştur. Bunu da ancak başarısız politikacılar yapar. Yenilginin tekrarı başarı olmaz. İki, üç seçimi kaybeden ya da iki, üç defa seçilen adamı, tekraren vekil yapmak, bir öğrenilmiş başarısızlık misalidir. Yenilginin, başarısızlığın bu kadar ilgi gördüğü bir başka ülke var mıdır? Aşkta, işte, seçimde yenilginin bu kadar takdir görmesinin akılla bir izahı yoktur. Tabanın şans vermediği, merkezi anlayışla atanan adamların seçim alma şansı görülmemiştir. Ben atarım, siz seçersiniz dönemi bitmiştir.
Seçim kaybetmenin bir başka yöntemi de her yenilgide halka sövmektir. Bu kadar irrite bir davranış olamaz. Halkı kibirle değerlendirmek, hastalıklı haller tezahürüdür. Milletimiz ve seçmen bunların hiçbirini hak etmiyor. Eleştirisizlik bir hastalıktır. Halka koyun, sığır, geri zekalı, satılık, paracı vb. yaftalar takmak, yenilginin kaçış yoludur. Boştur. Ezikliktir. Sen de bu milletin çocuğu değil misin? Seni kim adam etti, halka sövmek nedir yahu? Bire bir halka sövmek, ona düşmanlıktır. Halkı sadece yönetilir bir güruh görmek, sağlıklı bir düşünce değildir. Halk sizden hizmet de bekler. Kendi kendini yöneten bir milletimiz de var.
Seçim kaybetmenin bir yolu da boş vaatlerdir. Ayağı yere basmayan, ekonomi politiğe, doğaya aykırı vaatlerdir bunlar. Yapamayacağınız her vaat, size bir yenilgi olarak dönecektir. Kara mizah konusu vaatler olmaz. Herkese traktör vaat etmek gibi. Nesnel vaatler vermelisiniz. Akıllı, ayağı yere basan kısa uçlu projeler vaat etmelisiniz. Yol, su, elektrik, borsa, sosyal yardım, köprü, okul, fabrika vb. Nakdi paradan politika çıkmaz. O, hazırdan yemektir. Onu halk bile olumlamaz. Ayağı yere basan, akla yatkın, güncel önerileriniz olmalı. Afaki vaatlere seçmen inanmıyor. Mesela, üç yüz milyar dolar getireceğim gibi.
Seçim kaybetmenin bir yolu da devletin güvenliğini hafife almaktır. Halkın devleti, güvenlik, sağlık, toprak, su vb. gibi nesnel unsurlarla ihya olur. Siz güvenliği ıskalarsanız, vatandaş tedirgin olur. Bekçilik (koruculuk) sistemine karşı olmak nedir yahu? Bu nasıl akıl tutulmasıdır? Kayyumlara karşı çıkmak nedir? Polis dışarı sloganı gibi laflar, devletin tabiatına aykırıdır. On kişi katleden öğrenciyi kim durdurabilecek? Tabii ki polis. Hani oy her şey değildi? Demek ki neymiş, oy bir şeymiş! Oyun kurşun gibi kullanıldığı, halkın kendini eminde hissetmediği yerde, seçim yapsanız ne yazar. Sonra kurtarılmış bölgeler olur. Devletin güvenliğini, halkın refahını öncelemeyen seçimde yenilir.
Seçim kaybetmenin koşullarını konuştuğumuz yazımızı, bariz seçim kazanma çözümleriyle bitirelim: Vaatlerinizi kısa ve öz, önceliklerinizi net, yaptıklarınızı da yapacaklarınıza ön koşul sayarsanız, seçim başarısı hayal olmaz. Yani seçim; objektiflik, somutluk, gerçeklikle kazanılıyor. Hiçbir seçim poker vaatleriyle kazanılmıyor. Yol, su, elektrik, köprü, elektronik, huzur, güvenlik vb. seçimin asli unsurlarıdır. Buna konut, para, seyahat vb. değerleri de ekleyebilirsiniz. Hayat bir seçimdir, tercih sizin.
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları
