Asırda acaib işler çoğaldı Bilmem bu işleri kimler ediyor Dünyayı hep rezil köpekler aldı Gelen ümeraya karşı gidiyor Biraz bahsedeyim ehl-i zamandan Yahşiler aşağı düştü yamandan Aralık itleri olmuş kumandan Uyuz it kurtları kumand’ediyor Buğday unu beğenmiyor köpekler İplikten aşağı düştü ipekler Hep sedire geçti itler köpekler Hanedan ayakta hizmet ediyor Koltuk kılı fark olmuyor sakaldan Tüccarlar aşağı indi bakkaldan ... Devamını Oku »
AKİF GİBİ ÇAĞININ ŞAHİDİ OLABİLMEK
Çağının Şahidi/Şehidi/Modeli Olabilmek Kur’an-ı Kerim’in “şehit” kavramı öncelikli olarak hakikate ve çağa şahit olmayı ifade etmektedir. Bu anlamıyla çağının büyük şehidi Mehmet Âkif, koca bir medeniyetin çöküşünü derin acılar içerisinde gözlemlemiş, kısıtlı ve zahmetli ulaşım ve iletişim imkânlarına rağmen İslam dünyasının bir çok bölgesini gezip Müslümanların durumunu yerinde görmüştür. Gözlemlerini vahyin aydınlığında tahlile tabi tutarak vaziyetin önce teşhisini yapmış, ardından ... Devamını Oku »
O ÖYLE İŞTE
Hüzün kuşağından ak bir güvercin, Bakar bakar sevdiğini göremez Yüreği tutuşmuş sevdiği için, Uçar uçar menziline giremez. Kesiğinden kan damlarken karlara Sevgi Dizer Gönlündeki tarlara Özlem ile bakar yüksek surlara Gönlündeki kelepçeyi kıramaz. Güler mi ağlar mı, belli etmiyor Çileyle hemhâldir, sabrı bitmiyor… İçimde geziyor, uzak gitmiyor Düşler.. düşler.. muradına eremez Penceremden seyrederim halini, Güneş öper saçların her telini Kim ... Devamını Oku »
YİĞİT TÖRESİ
Boşa gider onca emek, Haramdır yoruldum demek; Hak yolunda tökezlemek Ve yıkılıp düşmek yasak! Zorluğa göğüs germeli, Zalimlere ders vermeli, Başın göklere ermeli, Lâkin haddi aşmak yasak! Kapılarak kin ve hırsa, Bin bir tuzak kurulursa, Dost hançeri vurulursa, Hayret edip şaşmak yasak! Kıvamında yan çabanın, Sabır olmalı çobanın, Gidip de yadın, yabanın Ateşinde pişmek yasak! Sen bereket, sen başaksın, Huyda ... Devamını Oku »
ŞİFA İSTEMEM
Şifa istemem balından Bırak beni bu halımdan Razıyım açan gülünden Yeter dikenin batmasın Gece gündüz o hizmetin Şefaatin kerametin Senin olsun hoş sohbetin Yeter huzurum gitmesin Taşa değmesin ayağın Lale sümbül açsın bağın İstemem metheylediğin Yeter arkamdan atmasın Kolay mı gerçeğe ermek Dost bağında güller dermek Orda kalsın değer vermek Yeter ucuza satmasın Sonu yoktur bu virdimin Dermanı yoktur ... Devamını Oku »
YAŞAMI ÇOĞALTMAK İÇİN
Hayatımızda azaltmak ya da çoğaltmak zorunda olduğumuz değerler vardır.Azaltmak,bırakmak zorunda olduklarımızı bir başka yazıda konuşmak dileğiyle,yaşamda çoğaltmak zorunda olduğumuz anlayışlara bakalım.Hayatınızda çoğalttıklarınızın size faydası yoksa,onları azalmakta yara var.Hayatımızda neleri çoğaltalım ki,yaşamımız renklensin,bedenimiz ve ruhumuz rahatlasın.Bunlardan bazılarını yazma yoluyla paylaşmak istedim. Hayatın hiç bir döneminde hayali ve ona bağlı gelişen istikrarı elden bırakmayalım.İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar diyen şair ... Devamını Oku »
AYNALAR
Bir sonu gelmeyen rüyaya dalar Akşam odalarda fersiz aynalar Durgun sularında hepsinin yer yer Eski bir hatıra sanki genişler Maziden yâdigâr kalan bir hisle Serpilen yağmurla örtülen sisle Birden kapanıp da akşamın ufku Gererken asabı hasta bir uyku Bir hayal ufkudur kalplerimize Aynalar ki sessiz anlatır bize Maziye karışan günlerimizi Bizden iyi tanır aynalar bizi ... Devamını Oku »
SENİ SEVDİM
Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim “Uyandım bir sabah” gibi değil, öyle değil Nasıl yürür özsu dal uçlarına Ve günışığı sislerden düşsel ovalara Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü Yitik ceren arayı arayı anasını buldu Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek Soludum, üfledim,yaprak pırpırlandı Ağustos dindi Seni sevdim, sevgilerim senden ... Devamını Oku »
MAKBER
Eyvâh!.. Ne yer, ne yâr kaldı, Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı. Şimdi buradaydı gitti elden, Gitti ebede gelip ezelden. Ben gittim o hâksâr kaldı, Bir kûşede târumâr kaldı. Bâkî o, enîs–i dilden eyvâh! Beyrût’ta bir mezâr kaldı. Makber, sonudur dekaayıkın bu, Bir sırr-ı garîbi Hâlikin bu. Bir nûr ki meyl-edince hâbe, İnmekte şu bir yığın türâbe, En yükseğidir ... Devamını Oku »
BAYRAM GECESİ
Bu gece bayram gecesi Her taraf mavi, pembe, mor Bu gece bayram gecesi; İçim içime sığmıyor. Görünüyor suyun dibi: Mahalle, komşular falan Her şey bıraktığım gibi, Babamın öldüğü yalan! Dördüncü kapı bizim ev, Ben mangalın başındayım. İki gözüm alev alev: Bu gece on yaşındayım! Sofalarda birer birer Karpuz lâmbalar yakılmış… Gözüme uyku mu girer: Aklıma “çın çın” takılmış! Her şeyimi ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları