Bir gün baksam ki gelmişsin.. Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar. Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik Saçlarında ilkbahar.. Bir gün baksam ki gelmişsin.. Gülüşünde taze serin bir rüzgar Ellerin yine eskisi kadar güzel Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar.. Bir gün baksam ki gelmişsin.. Hasretin içimde sonsuzluk kadar. Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz. Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar. Bir gün baksam ki ... Devamını Oku »
ÜZÜLME
Üzmeyi ve üzülmeyi yaşam biçimi haline getirmiş insanlarla yaşıyoruz.Ben de diyorum ki,üzülmeyiniz.Siz üzüldükçe,üzülmeyi ideoloji haline getirebilirsiniz.Aslın da üzülmek de bir vakadır!Lakin, sizi üzenlerin ekmeğine yağ sürecekse,üzülme derim.O kadar çok üzülüyoruz ki,sanki üzülmek bir felsefe meselesi olmuş!Bazen bizi üzenleri de sevebiliyoruz!Yani celladını sevmek gibi bir şey.Ne olur sizi üzenleri ve üzülmenize vesile olanları sevmeyin.En azıdan onlara buğz ediniz.Çünkü üzmek ... Devamını Oku »
ÖZLEYENLE BEKLENEN ARASINDA AŞK
Bizim şiirimiz aşkın ve aşkınlığın şiiridir desek,yanılmış olmayız.Bu, klasik şiirde de böyleydi, modern şiirimizde de böyledir.Sevdiğim şairlerin şiirini konuşmak ve yazmak bana acaip keyif veriyor.Şiirimizin köşe taşları olan ustaların aşk şiirleri de ayrı bir güzellikte.Yeni Türk şiirinin has evlatları,ne güzel aşk şiirleri kaleme almışlar.Sizi onlara tanık yapmak,onların şiiriyle tanıştırmak ayrı bir haz konusudur.Onun için çokca şiir yazısı yazıyorum.Sizi ... Devamını Oku »
EĞLENMEK MASUM BAĞIMLILIK ASLA
Modern yaşam kalitemiz arttıkça,eğlenme sektörü ve alanları genişlemektedir. Buna bağlı olarak da,bağımlılıklarımız arttı.Yirmili yıllarda kurulan Yeşilay çadırını görünce,bağımlılıklarımızla ilgili yazı yazmak farz oldu.İyi bir sosyal koruma müessesesi olan Yeşilay, bağımlılıklarla mücadelesini dört ya da beş ana başlıkla sürdürüyor.Kumar,alkol,sigara,internet bağımlılığı gibi başlıklarda anlattığı mücadelede başarılarının devamını dilerim.Bu büyük mücadelede kalem erbaplarına da sorumluluk düşmektedir.Çocuklarımızın,gençlerimizin öldürücü bağımlılıklarla yok olduğunu gördükçe ... Devamını Oku »
DAHA SENDEN GAYRİ
Daha senden gayrı aşık mı yoktur Nedir bu telaşın hay deli gönül Hele bir düşünsen fani dünyayı Neler geldi geçti say deli gönül Baktım iki kişi mezar eşiyor Gam kasavet dalgalanıp aşıyor Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor Topraklar başına vay deli gönül Mevlam kanat vermiş uçamıyorsun Bu nefsin elinden kaçamıyorsun Neden bu dünyadan geçemiyorsun Di gönül rüyaya doy deli gönül ... Devamını Oku »
GELDİ GEÇTİ ÖMRÜM BENİM
Geldi geçti ömrüm benim şol yel esip geçmiş gibi Hele bana şöyle geldi şol göz yumup açmış gibi İşbu söze Hak tanıktır bu can gövdeye konuktur Bir gün ola çıka gide kafesten kuş uçmuş gibi Miskin âdem oğlanını benzetmişler ekinciye Kimi biter kimi yiter yere tohum saçmış gibi Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm Yiğit iken ölenlere gök ... Devamını Oku »
ÖMER TUĞRUL İNANÇER-AŞK NEDİR?
https://www.youtube.com/watch?v=EoRUmy6UIrs Devamını Oku »
GAZEL
Âşık olduğum tuyaldan yüzüme bakmaz habîb Yöresine uğramaz ölümlü bimârun habîb Çîn-i zülfümden çekilsün dir imişsin dôstum Hey maâzallah ne çâre uşda boğaz uşda ip Dil garîbin urur ayaklara zülfün gerçi kim Eller üstine tutarlar anı kim ola garîb Kısmet olmağ ister isen derd ü gam cân u dile Ok bıraksun gamzen ey ebrû-kemânum yâ nasîb Mest olıcak kan ... Devamını Oku »
NEFESİN NEFESİME
Yatar gül harmanı gibi Canımın dermanı gibi Her yanında çiçek açmış Binboğa Ormanı gibi Nesine Yar Nesine Ölürüm ben Sesine Bir daha vursa idi Nefesim nefesine Canım sese mi geldin Kadem basa mı geldin Sağ olsam gelmez idin, Öldüm yasa mı geldin Nesine Yar Nesine Ölürüm ben Sesine Bir daha vursa idi Nefesim nefesine Saçın Yüzüme perde Yüreğim düştü ... Devamını Oku »
HAYATIMIN BAZI SENELERİ
1884 Kânûn-i evvelinin 2sinde, Üsküp’de İshâkıyye Mahallesi’nde, büyük validem Âdile Hanım’ın konağında, bu evin cepheye doğru, sağ tarafındaki arka odada, sabaha karşı doğmuşum. Salı günü imiş. Üsküb’e o gün nâdir görülür bir kar yağmış. 1886’da, kardeşim Reşad’ın aynı evde doğmuş olduğunu pek hayal meyal olarak hatırlıyorum. Annemin lohusa yatağı, evin cepheye doğru, sonundaki ön odada idi. 1889’da, yeni yaptırmış olduğumuz ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları