EDEBİYAT ÇETELERİ
27 Nisan 1995 Önce şu bir gerçek: İnönü Cumhuriyeti’nde, ‘iktidarın’ kayırdığı sanatçılar olmuştur! Atatürk’ten sonra, bir sanat ve kültür devri başlattığını ilân eden İnönü totaliterliği, üç ayrı edebiyatçı grubunu tek partinin nimetlerinden yararlandırıyordu: Aralarında hiç geçinemeyen bu gruplardan ilki, Ataç, Garipçiler (Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rifat), Milli Eğitim Bakanlığı etrafındaki Sabahattin Eyuboğlu, Vedat Günyol, Azra Erhat, Ha- likarnas Balıkçısı, ... Devamını Oku »
UYU
Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde, Bir parça uzaklaş kederlerinden. Bir ruh gülümsüyor gibi derinden, Mehtabın ördüğü saatler nerde? Varsın bahçelerde rüzgar gezinsin, Yağmur ince ince toprağa sinsin, Bir başka alemden gelmiş gibisin, Dalmış gözlerinle pencerelerde. ahmet hamdi tanpınar Devamını Oku »
EDEBİYAT GÖRGÜ İSTER
Edebiyat görgü ister dediğiniz de,kibir kokan bir cümle kurmuş olmazsınız.Her ilim gibi,edebiyatında kadim töre ve kuralları vardır.Bunları hem okurundan,hem de yazarından bekleriz.Ahlakı olmayan bir edebiyat töresi yoktur.Edebiyatın kökünde bir edep vardır.Bunu görmek ve anlamak istemeyenler,edebiyatı bir kelime oyununa indirgeyen eğlenceci tiplerdir.Edebiyat bize başka yaşamları ve dünyaları tanıma fırsatı sunar.Bu sanal dünyaları anlamamız için de,edebiyata ve ürünlerine muhtacız.Yoksa boşu ... Devamını Oku »
CENGİZ DAĞCI
EDEBİYAT MUTLULUKTUR
Yılların tartışması , edebiyatın ne olduğu meselesidir .Edebiyatın ne olmadığı sorusunun cevabı , edebiyatın ne olduğu meselesinin tanımıdır aslında . Edebiyatın ruhunda bir mutluluk vardır . Edebiyatın mutluluk meselesi olduğunun kanıtı , bireylere verdiği hassas inceliktir .Edebiyatın mutsuzluk olduğunu söyleyen edipler de vardır .Mutluluk kaynağı olan edebiyat , ürünleri yoluyla daha iyi tanınır . Saadeti ürettiklerinde arayan insanoğlu ... Devamını Oku »
TENKİD
Bizde tenkit olmadığını söylerler. Doğrudur: Gerçekten sanat sevgisi yok ki tenkit olsun. Yermelerin, hele övmelerin çoğu, sanatla ilişiği olmayan duygularla, düşüncelerle yazılıyor. Zevkine inandığınız birini görüyorsunuz, falanca için çok ağır hükümler veriyor, onun eserinin bütün kusurlarını bir bir gösteriyor, “Ağır söylüyor, ama doğru söylüyor,” Diyorsunuz. Üç gün sonra bir gazetede bakıyorsunuz o falancanın eseri bir övülmüş, bir övülmüş… Altında da ... Devamını Oku »
YİNE YENİDEN EDEBİYAT
Edebiyat , hayatın içinde olduğu müddetçe , yaşamımızdan eksik olmayacak bir olgu . Sanatın insan hayatındaki varlığı , bizim yaşamı anlamlandırmamıza hizmet eder . Hiçbir sanatçı iş olsun diye sanat ürünü icra etmez . Edebiyatın bütün şubeleri ve kendisi de böyledir . Eğlenme aracı da görülen edebiyat , yaşamı kuşatan bir yapının da adıdır . Edebin olduğu her yerde ... Devamını Oku »
İNSANLIĞIN KANI
Bizim bunalımımız biraz da Avrupa’nın, biraz da Ortadoğu’nun bunalımı olmuştur. Avrupa, bizi bunalıma ittikten sonra, kendisi de bunalmaya başlamış, bizim bunalımımızla Avrupa’nın bunalımı toplanarak Ortadoğu’nun üstüne yıkılmıştır. Nasıl oldu bu? Hiçbir bağnazlığa kapılmadan, haktanırlıkla irdelemeliyiz tarihsel olguları, tarihsel devinimleri. Tarihsel olguların, çok derinlerde çalışan gizemli ‘güç’leri vardır, Osmanlı döneminden 1923 dönemine nasıl gelindiğini irdelemek zorundayız sürekli. Hiçbir köklü çözüme bizi ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları