Son Haberler
Anasayfa / yazılarım / ÖĞRETMENİ NE YORUYOR?

ÖĞRETMENİ NE YORUYOR?

Pocket
Bookmark this on Google Bookmarks

 

Toplumsal mesleklere saldırı sürüyor. Doktora, imama, öğretmene saldırmanın fetiş bir olay olduğu günleri yaşıyoruz. Bu arada öğretmenler de yorulmaya devam ediyor. Bu dersle ilgili olsa mesele yok. Öğretmeni yoran çok mesele var. Yorgun düşen öğretmen de verimli olamaz. Düşünce, ruh olarak yorulmuş bir hoca da kendine ve toplumuna yetemez hale gelir. Camiamızda bunu görüyorum. Bir talebem, hocalar yorgun demişti. Öğretmeni yoran şeyler nelerdir?

Öğretmeni yoran birinci mesele, sorumsuz öğrencilerdir. Sorumsuz öğrenci, okula donanımsız ve hazırlıksız gönderilen öğrencidir. Evlerimiz donanımlı gözükse de entelektüel bir donanımsızlığımız var. Evimizde mini bar var, kitaplık yok; eşya var, huzur yok daha ne söyleyeyim. Sadece eşya fikri donanımızı artırmıyor. Çocuklarımızın ruhunu besleyemiyoruz. Bizi değil TV’yi, sizi değil sokağı dinleyen bir nesil geliyor. Okul toplumsallaştırıyor ama boş adama ruh da veremiyor. Teknik olarak doyurduğumuz talebe, kafa boş bir halde evine dönüyor.

Anlayışsız veli de hocayı boğuyor. Velilerin haklarını artıralım derken veliyi okula patron yaptık. Metruk bir iradesi olan veli, parayla eğitim yapabileceğini düşünüyor. Özel okul talebesini üstün zekalı zannediyoruz. Oysa hocasız bir maarif meseledir. Bugün olan da budur. Bazı saldırgan velilerin buyurgan tavrına idarede katıldı mı, yandı gülün keten helvası. Risk almayan hocaların düşünce kaynağı da burasıdır! Bana ne yahu ne hali varsa görsün hali budur. Bunlar mazeretimiz olamaz ama zihni tembelliğimizin sosyolojisi budur. Kibirli ebeveynle sorumsuz öğrenci buluştu mu, eğitimin tehlikeli yolculuğu başlamış oluyor. Disiplinsiz, sorumsuz, şımartılan çocukların hikayesi budur.

Hocaları yoran bir durumda tepeden inmeci, idareci anlayışıdır. Okulun müdürü meslektaşlarından çok, çevresine oynamaya heveslidir! Öğretmeni koruyup kollamayan bir idareci ancak makamını yönetebilir. Oysa idareci, kendisiyle birlikte, hoca ve talebesini yetiştiren adamdır. Makam, mevkii gelip geçicidir. İnşa edilen talebe ve hoca bakidir. Mahir İz, Ubeydullah Ahrar, Teoman Duralı, Saadettin Ökten vb. hocalar iyi bir hocaydılar. Demek ki neymiş; iyi hoca olmadan amir olunmuyormuş. Yaşadıklarımız bunun tersini işaret ediyor. Pısırık, ezik adam sendeci idare tipleri hocaları ezmeye, bürokrasiyi canlı tutmaya devam ediyor!

Öğretmenleri yoran bir mesele de maddi, manevi itibarsızlaştırmadır. Ben geleceğim yere geldim deyip öğretmeni ateşe atmak nedir? Sorumlulukları hocalara, ballı işleri kendine yontanlardan bıktık. Görgüsünü artırmak isteyen öğretmene kapıyı kapatıp, kendini yurtdışı gezilere yazan idareciye ne diyelim? Uzmanlığın sınavla yapıldığı ama bir tatilin bile yazıyla halledildiği günlerdeyiz. Sınavlarda gözcü olmayınız diye sivil itaatsizlik çağrısı yapan muhalefete ne demeli? Bizim on katı maaşı olan beyefendi, bizi emir eri gibi itaatsizliğe çağırıyor. Buyur buradan yakınız. Mesleğimiz toplumsal bir meslektir. İtibarımızı kimseye emanet edemeyiz, etmiyoruz da biz rızkı veren Allah’a şükrederiz, rızık yiyene değil. Benim için onur her şeydir.

Öğretmeni yoran bu meselelerin halli için öğretmenin özlük hakları daha iyileştirilmeli, kendine yeter bir öğretmen profili tesis edilmelidir. Okuyan, düşen, arayan, gezen, fikreden bir öğretmen duruşu bizi ve çevresini geliştirir. Öğretmenlerin hizmetiçi eğitimleri, yüz yüze eğitimleri, dinlenme imkanları da artırılmalıdır. MEB okulların fiziki imkanlarını artırırken, hocasının da ruhunu gençleştirecek çalışmalara ağırlık vermelidir. Oyak tarzı bir kurumsal yapı, öğretmenlere de tesis edilmelidir. Seyahat eden ve gezi yapabilen öğretmenimizin entelektüel kapasitesi daha kaliteli olacaktır.

Öğretmeni yoran bir mesele de cimer sorunudur. Demokratik bir mesuliyet gerektiren cimer kurumu dedikodu kazanı ve ayak kaydırma aparatı haline gelmiştir. Fener şampiyon olursa sizi sınıf geçireceğim esprisi şikâyet konusu olmuşsa tuz kokmuştur. Cimere yapılan boş şikayetler öğretmenin mesleki şevkini kırmaktadır. Cimerin boş şikayetleri tazmin meselesi olmalıdır. Haksız cimer şikayetine tazminat yolu açılmalıdır. Boş şikayetler arkadaşlarımızı yormakta, kurumsal aidiyeti sarsmaktadır.

Selam ve duayla kalınız.

isa çolaker

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*