Ülke, beşinci kol faaliyetleriyle kaynıyor. Çapsız aydınsıların yarattığı Recep İvedik ve Erşan Kuneri tipleri ortalıkta dolaşıyor, Sosyal medya fenomeni bu tipler, tıpkı yaratıcıları gibi ödlek, ezik, çapsız, tatlı su popülerleridir. Bunlar çorbaya tirit tiplerdir. Bir sosyal meseleyi köpürten, çözümsüz, hastalıklı ruhlu bu adamlar sadece bağırırlar. Ülkeye dair sözleri ve çözümleri de yoktur. Batının ajandası olan bu tipler, beşinci koldan aldıkları sufleyle hareket ederler. Sufleleri ve sahiplerini görmek içinde Batılı yayınlara bir göz atmanız yeterlidir.
Beşinci kolcuların birinci vasfı, ülkeye dair bir projeleri olmamalarıdır. Netflix, İndepent, Medyaradar, Medyascope, t24 vb. yapılarla iç içe olan bu tipler. Soros Vakfı gibi yapılardan da proje desteği alırlar. Disney de onlara film çevirttiğinde olay bitmiştir. Bunlar, sıkı bir batı müntesibidir. Bu kibirli tipler, bol bol söverek ve cinsel içerikli propaganda yaparak kitleyi bir arada tutmaya çalışırlar. Genelde popüler ve magazin ağırlıklı yayın yapan bu ekipler, açıktan para aldıklarını da söylerler. Adı da sosyal yardımdır. Halka zerre katkısı olmayan bu herifler, bolca kadın fotosu ve görüntülü vidyolarla güncele öncülük etmeye çalışırlar. İşleri güçleri kadının nesne olduğu hallerdir.
Bu beşinci kolcuların önemli bir özelliği de cinsiyetsizliği gündem de tutmalarıdır. Çünkü, sapkın cinsiyetçi projeleri kendi sapkınlıkları için avantaj görürler. Lut kavminin elemanı bu tipler, sosyal cinsiyetsizlik diye uyduruk yapılara hizmet ederler. Onların her kelimesinde bir cinsiyetçilik veya cinsiyetsizlik vardır. Kadın haklarını savunurken bile pazar olan kadını erdemli kılarlar. Erkeğin bile cinsiyetsiz olanını severler. Peki burada ne karları vardır? Ağababaları böyle istediği için bunu yaparlar. Onlara göre iyi insan, neslini koruyamayan insandır! Erkek ya da kadın olmak, onların sulu ve gevşek insan projesine engeldir. Amaçları nesli bozmak, bozdukları nesil yoluyla devleti işlevsiz hale getirmektir. Lezbiyen, Lgbti, biseksüel, fahişe gibi olmak başarı vesilesi olarak görülür. Bu da Türk Devleti’ne bir saldırıdır.
Beşinci kolcuların bir faaliyet alanı da batı emperyalist destekli sosyal medya alanıdır. Açılan fek, sahte hesaplar onların mümbit tarlalarıdır. Yalanı bir başka yalanla kapatan bu sayfalar, batının gönüllü gobelsvari borazanıdır.Devlet ve millet düşmanı bölücü yayınların folluğu burasıdır. Kulaklarına üflenen yıkıcı ve bölücü planları bu alanlarda hesaba geçirirler. Vatansızlık, milliyetsizlik, dinsizlik, bayraksızlık, post hümanistlik bunların nitelikleridir. Devlet ve millet düşmanı bu yapılar, Anglosakson ve ABD kökenli fonlardan da para alırlar. Dünya insanıyız yalanıyla küresel güçlere biat etmemizi isterler. Barış palavraları altında gizli bir Siyonist yağcılığı yaparlar. Para kaynakları da uluslararası şirketlerin reklam verenleridir.
Beşinci kolun diğer bir alanı da sosyo kültürel faaliyetlerdir. Burjuvazinin tüsiad kanadı, onları reklam yüzleri olmaları yoluyla fonlarlar. Kuneri ve İvedik tipli avaneler, çarpık rolleri için ayrı bir gelir de elde ederler. Yaptıkları her zenne rolü, onların cinsiyetsiz sosyal kafalarına hizmettir. Ülkeyi recep ivedik yapmaya ahdetmiş bu tipler, hiç durmadan çalışıyorlar. Attıkları tivitleri bile parayla atıyorlar. Sahipleri öyle istiyor. Kukla düşünce müntesibi bu yapılar, yıkıcı Amerikan köpeklerine tek kelime etmezler. Çünkü müstevliler onları birlikte çalıştırırlar. Hatta onları hain bile görmezler. Su uyur da düşman uyumaz derler. Biz de uyumayalım. Kendi yerli ve milli sitelerimize ve medya yapılanmalarımıza sahip çıkalım.
Peki beşinci kolcuları geriletmek için ne yapılmalıdır? Bu dahili ve harici haydutları iyi tanımalıyız. Sinemasına gitmemeliyiz. Tivitlerine cevap yazmalıyız. Fondaşlarını açık etmeliyiz. Yalanlarını paylaşmamalıyız. Ormana kaçak villa yapan ivedik paşa, ormanlar yanıyor diye ağlıyor. Yazdıklarını, sattıklarını, yaydıklarını reddetmeliyiz. Sosyal film planlarına engel olmalıyız. Kültür emperyalizmin ajanı bu yapı ve şahıslara karşı daima dikkatli ve uyanık olmalıyız. Onları arkalayan yayın, yayınevi, sinema, platform ve mecralara karşı milli kinimizi diri tutmalıyız. Onların milli ve dini kültüre karşı olan saldırganlıklarına karşı her daim sesimizi yükseltmeli ve sosyal mecra alanları açmalıyız. Edebiyat, sanat, kültür, spor, ekonomi, sinema gibi alanlarda hobi geliştirmeliyiz. Kısaca duyarlı olmalıyız. Vesselam.
Bizi göreve çağıran bir Abdurrahim Karakoç şiiri der ki: “Bilmeyen öğrensin, duymayan duysun!/Kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz./Bölücü sapıklar aklına koysun/Kardeşiz, tek vücut, tek bir duysun! /Dünün insan yiyen kanlı çarkı yok! /Yüzlerde gam, gönüllerde korku yok…/Çerkezi yok, Kürdü yoktur, Türkü yok…/Kardeşiz, tek vücut, tek bir milletiz. ” Şair, çözümü de söylemiş, bizden uyarması.
isa çolaker
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları
