Son Haberler
Anasayfa / yazılarım / ÖĞRETMEN ÖĞRETMENE NE SÖYLEMEMELİ? 

ÖĞRETMEN ÖĞRETMENE NE SÖYLEMEMELİ? 

Pocket
Bookmark this on Google Bookmarks

                                       

Hocalık zor zanaattır. Filozofik bir meslek olan öğretmenlik, ilkeler üzerinden ve ahlakla yürür. Bir öğretmen, arkadaşına neleri söylemeli ya da söylememelidir. Bu kafa yorulan bir mesele olmamıştır. Neleri söylemimizi eğitimciler salık veriyor. Meslektaşımıza ne söylemememiz gerektiğini, ancak alana çıkınca görüyoruz. Öğretmeni aşağıya çeken bu cümleleri kısa kısa yorumlayalım.

Öğretmenlik, bir dayanışma mesleğidir. Sınıf içi sizin de olsa, diğer öğretmenin teşvikine, nasihatine örnekliğine muhtaçsınız. Dünyayı siz mi kurtaracaksınız diyen öğretmen,  aslında hocalığa karşı pusu kuruyor. Hoca belki dünyayı kurtaramaz ama bir talebesini şerden alıkoyabilir. Bu ifade, öğretmeni aşağıya çeken bir cümledir. İnsanı kurtarmak iddialı bir cümledir ama alıkoyduğumuz yanlışlar talebeyi hayata bağlayabilir. Öğrenciye hakikati anlatmayalım mı? Metinler yoluyla bir değer, ahlak inşa etmeyelim mi? Dünyayı siz mi kurtaracaksınız diyen meslektaşımız bizi neyden alıkoyduğunu bilmiyor. Her eğitimci bir dünya olduğunu bilmekle yükümlüdür.

Sakıncalı cümlelerden biri de MEB’i siz adam edemezsiniz. Teslimiyetçi, ezik bir meslektaş cümlesidir. MEB kurumsal bir kimliktir. Binaları etkileyemezsek de insanları geliştirmemiz mümkündür. Her gün talebesine yeni bir şey veren hoca aslında insan inşa etmeye başlamıştır. Bizim meslek, toplumsal bir insan ihya etme aracıdır. İnsanı ihya etmek için de tek tek talebe ilgisi gerekiyor. Yunus’u, Mevlâna’yı, Salah Birsel’i, İsmet Özel’i anlatmadan insan duygusuna yönelmek mümkün mü? Hayır. Onların metinlerinden vereceğiniz olası bir değer durumu, sizin insan yenilemenize katkı yapacaktır. Şu dizelerden hangi birey etkilenmez ki: ”Bir kez gönül yıktınsa/Kıldığın namaz değil/Yetmiş iki millet dahi/Elin yüzün yumaz değil.” Yunus ustanın gönül inşa ettiği mısralar ne kadar da etkili.

Öğretmeni aşağıya çeken cümlelerden birisi de meslektaşınızın sıkıntılı bir cümlesi olan “salla başı al maaşı” sözüdür. Tam bir “memur” cümlesi olan metin, öğretmenleri ezen bir cümledir. Hiçbir şey yapmayan, kadrocu bir öğretmenden ne verimi bekliyoruz. Maaşımız etkendir, belirleyici değildir. Öğretmenlik, hasbi bir meslektir. Belirleyici olan sizin entelektüel vasfınızdır. Okuyan, yazan, düşünen bir öğretmen, salla başı al maaşı tekerlemesiyle üretemez. Sadece duruma vaziyet eder. Bu cümleyi sağlıklı hiçbir öğretmen kullanmamalıdır. Cümle, kullandığınız öğretmenin motivasyonunu da bozar. Dayanışma ve kolektif şuur gerektiren mesleğimiz, böyle avam cümleleriyle anılmamalıdır.

Öğretmen; ihya, tecdit, inşa sürecini iyi bilen birisidir. Bu kavramların düşmanı olan bir cümlede “oku oku ne olacak” metnidir. Bir öğretmen bunu meslektaşına söyler mi? Söylememelidir. Biz okudukça gelişen bir mesleğe sahibiz. Okumayan bir öğretmen bu cümleyi kurar! Okumadan korkan bir öğretmen sadece maaşa talim eden birisi olur. Maaşa endeksli bir hoca da yenilikçi olamaz. Öğretmen yenilikçi, irfan, hikmet sahibi bir adamdır. Ağzımızdan çıkan her cümle bir vaaz ü nasihat olmalıdır. Bu da okumakla mümkündür. Oku oku ne olacak diyen hoca, eksik bir adamdır. Okumanın bir erdem ve örneklik olduğunu anlayabilen hocalara ihtiyacımız var.

Öğretmenin öğretmene söylememesi gereken son bir cümleyle sonlandıralım. Bu cümle de öğretmeni yoran bir yapının adıdır. Yeni icat çıkarma! Aslında mesleğimiz yeni icat çıkarmanın dik âlâsıdır. Reformist, yenilikçi, metodik bir eğitiminde düşmanı olan bu cümle, öğretmeni gerileten bir üstencelik içerir. Kibirli bir öğretmen cümlesidir. Öğretmene kibir yakışmaz. Yeni bir yöntemle ders yapan bir hocayı da aşkla desteklemeliyiz. Hatta, onu biz de örnek almalıyız. Bir çalıştay, kolokyum yapan hocaya başarı belgesi vermelisin. Velhasıl iyi hoca; yenilikçi ve ıslahatçı olan birisidir. Statik, nemelazımcı, eyyamcı hoca gelişmeci olamaz.. Siz hangi saftasınız? Sorunun cevabı biraz da Meçhul Öğrenci Anıtı şiirinde Ece Ayhan vermektedir: “Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında/Bir teneffüs daha yaşasaydı/Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür/.” Devlet dersinde öldürülmüştür

isa çolaker

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*