Son Haberler
Anasayfa / şiiristan (sayfa 10)

şiiristan

NEFSİMMİŞ MEĞER

  Yıllardır kendimi, güyâ tanırdım; Sanık ben, yargıç ben, hep aklanırdım. Şeytanı, en büyük düşman sanırdım; Ondan da beteri.. Nefsimmiş meğer… Gönlümü, hevâya kaptıran oymuş, Şuûru şehvete saptıran oymuş, Tutkuları, putlar yaptıran oymuş, En sinsi düşmanım.. Nefsimmiş meğer… Övgü dolu sözlerine kanmışım; ”Kalbin temiz” demiş, gerçek sanmışım. Hakk’ı ancak, zor günümde anmışım, İçimdeki nankör.. Nefsimmiş meğer… Öyle sevdirmiş ki,dünyayı bana; ... Devamını Oku »

POETİKA MESNEVÎSİ

  Fuzûlî’nin Türkçe Dîvanı Mukaddimesi İlimsiz şiir temelsiz duvar, benzetmesi Eski Edebiyat’ın Dîvan Dîbâceleri Klâsik şâirlerin şiir düşünceleri Şiire ve şâire dâir birçok metin var Mesnevî ve tezkirelerde, dîvanlar kadar Kimisi manzum söylenmiş, kimisi mensur Deryâdan habersizlik, bize özgü bir kusur Ziyâ Paşa’nın Şiir ve İnşâ Makâlesi Garb’a ve halka giden Yeni Aydın’ın sesi Şiirsel mi şiirsel, Makber Mukaddimesi Say ... Devamını Oku »

OSMANLI KASİDESİ

  OSMANLI KASİDESİ o saydam duvardır ki böler var olanlarla artık olmayanları bulutlu bir sessizlikte yaşlarını sonsuza tamamlayanları evrende çoğul yıldızlarıyla samanyolları sayılır düşünceler dönerler dururlar dönerler dururlar ne başları bellidir ne sonları nurdan bir ağaç sayılır mevlânâ ney pırıltılarıyla aralıksız anlaşılmaz bir yerinden aydınlatır gönül kandili sönmüş olanları bir dağ sayılır kaynar koca mimar sinan camdan kubbelerinde güneş parçalanır ... Devamını Oku »

NEDİR?

âşıkı mahveylemek mi maksadın cânâ nedir lütfun eylerken ternenni naz-u istiğna nedir sen gülersin, ben dökerken hun-u eşkin pâyına hiç demezsin: Maksadın ey aşık-ı şeyda nedir sevmeseydim sen gibi bî mürüvvet dilberi, hissederdim ben de elbet neşve-i dünya nedir hem diyorsun aşıkım ben, aşkı takdis eylerim hem gidip ağyare aşktan ettiğin şekva nedir ahımı tayyib edenler bilmiyorlar, şüphesiz, aşk nedir ... Devamını Oku »

AĞUSTOS BÖCEĞİ BİR MEŞALEDİR

  Böcek ki akıtıyor damla damla ağzından Üzüm ballarında süzülmüş ağustosu Titreyen şıngırdayan bir çocuk oyuncağı Ağustos bu seste Bu durmayı unutmuş seste Çam diyor ağustos böceği Çamlara kasideler söylüyor Tanrı’ya yakarıyor nesli tükenmesin diye Bu hanedanın Ağaçlar içinde şah ağaç olan bu hanedanın Ey masalcı adam iftira ettin sen Bu harikalar harikası böceğe Onu suçladın tembellikle En çalışkan onu ... Devamını Oku »

YAZMIŞLAR

Ervah-ı ezelde levh ü kalemde Bu benim bahtımı kara yazmışlar Bilirim güldürmez devr-i âlemde Bir günümü yüz bin zâra yazmışlar Bulmadık şadlığın iradesini Çekerim bu gamın ziyadesini Herkes dosta vermiş ifadesini Bizimkini ürüzgâra yazmışlar Aşk benimle eyler daim kıl ü kal Daha sabretmeye kalmadı mecal Derdim taksimdara kıldım arz-ı hal Dedi neydim bahtın kara yazmışlar Gönül gülşenimde har oldu deyi ... Devamını Oku »

ÜZÜLME

Döner yine Kenân’a kaybolan Yûsuf, üzülme Üzüntüler kulübesi gül bahçesi olur bir gün, üzülme   İyileşir durumun ey gam çeken gönül kaygılanma Geçer bu çılgınlığın, sakinleşir başın, üzülme   Dönmese de felek bizim arzumuzca iki gün Bir kararda kalmaz devran her zaman, üzülme   Gelirse ömrün baharı, yine çimenler üstünde Başına gülden şemsiye çekersin ey bülbül, üzülme   Ümitsiz olma ... Devamını Oku »

bizim memleket

Bizim Memleket İçinden tanırım ben o elleri, Onlar ki zahirde viran olurlar; Ardıçlı dağları, çamlı belleri Aşanlar şi’rine hayran olurlar. Dökülür köpüklü sular yarından, Baharlar yaratır kışın karından; İçenler sihirli pınarlarından Şöyle bir silkinir, ceylan olurlar!.. Orada yaşayan erlerin içi Bir yaşta yoğurur derdi, sevinci; Onlar ki sabansız, tarlasız çiftçi, Davarsız, kavalsız çoban olurlar. Başıboş, kırlara salar tayını, Elinden düşürmez ... Devamını Oku »

HAK YOLU

Hak yoluna gidenlerin Asa olsam ellerine Er pir vasfın edenlerin Kurban olsam dillerine Torunuyuz bir dedenin Tohumuyuz bir bedenin Münkir ile cenk edenin Silah olsam bellerine Bir üstada olsam çırak Bir olurdu yakın ırak Kemiğim yapsalar tarak Yar zülfünün tellerine Bir kamilin yolun tutsam Aşk oduna yanıp tütsem Bülbül gibi feryad etsem Muhabbetin güllerine Yönüm yare çevirseler Vücudumu kavursalar Harman ... Devamını Oku »

gönül

Neyleyüp ağlarsın ey deli gönül Elbet ağlamanın gülmesi vardır Adüvve intikam kalır mı sandın Kişi ettiğini bulması vardır Bu bir ince sözdür söylenir ezel Dilber akça ister söylenmez gazel Zengince âşıkı bulunca güzel Züğürdü dağlara salması vardır Bu bir ince sözdür inceden ince Bülbül feryâd eder gülü görünce Bir güzelin kendi gönlü olunca Eşini arayıp bulması vardır Ey Figânî kendini ... Devamını Oku »