Son Haberler
Anasayfa / yazılarım / ÖĞRETMENLİK YOLCULUKTUR

ÖĞRETMENLİK YOLCULUKTUR

Pocket
Bookmark this on Google Bookmarks

 

Öğretmenlik bir varoluş mesleğidir. Öğretmenlik pratiğinden çıkardığım çok güzel sonuçlar da mevcuttur. Bunları yazı vesilesi yaparken, mesleğimin de serüvenini anlatmış olurum. Öğretmenlik doğaçlama olduğu kadar, ilkeleri de olan bir meslektir. Bunun en iyi yaşayanlar bilir. Hal mesleği olan hocalık yolculuğumu bazen ilke ve tutumlarımla da size anlatacağım. Bana bu yolculukta eşlik eden talebelerime de teşekkürlerimi sunarım. İyi ki varsınız. İyi ki öğretmeniniz olma şansına nail oldum.

Hocalıkta ilk hedefimiz, meslekten keyif almak olmalıdır. Bir mesleği eğlenceli kılan sizin keyifli meslek yolculuğunuz ve içsel mutluluğunuzdur. Mutlu olmayı beceremeyen öğretmenlik yapamıyor. Çok mutsuz hocalarla çalıştım. Arkadaşlık dahi kuramazlar. Her şeye mutluluğu yansımış, olan bir öğretmen mesleğinden keyif alır. Hocalığı bir tiyatroya çevirir. Başrolde oynar. Keyifli zamanları olur. Böylelikle, eğitimi iletişimiyle birleştiren hoca, sizi iyi bir eğitim yolculuğuna çıkarır. Keyiften kastım da tam budur, kendi mutlu hoca, sizi de mutlu eder.

Öğretmen, merak duygusunu da tatmin eden adamdır. Her yeni bilgi pratiği hocayı talebeyle buluşturur, ortaklaşa bilgiye doğru yol alırsınız. Fuzuli’nin şu dizesini hatırlayan bir hoca, edebiyatın nirvanasına çıkmaz mı? “Düştü seferim diyar-ı derde / Kimdir yâr bana bu seferde” Leyla vü Mecnun hikayesinde bu soruyu soran usta, sizi öğretmen olarak aşka çağırmaz mı? Evet. Buna talebeyi de ortak ederseniz merakı çözmüş olursunuz. Metinle değeri buluşturan budur. Yukarıdaki mısrada, vereceğimiz bir mesaj, öğrenciyi de sevginize ortak etmez mi? Evet. Hocalık böyle ortaklaşmayla güzel olmaz mı? Biraz klasik bir tutum da olsa da vazgeçmiyorum.

Okuma alışkanlığı da kazandıran birisi de öğretmendir. Güdümlü, sesli, sessiz, serbest hangi türde okutursanız eyvallah. “Bu kitabı iyi ki okuttunuz” diyen öğrenci tespiti beni mutlu eder. Ali ve Nino’yu okumuş bir talebem bana böyle bir cevapla dönmüştü. Siz okutursanız, talebe okuyor. Ne kadar kitap, o kadar adamlık diyorum. Okuyan adam olur. Kural budur. Okumayan da cahil kalır, Görece cahilliğimiz artmışsa bunda az okuma etkisi vardır. Talebeyle birliğine önem vermek ki iyi bir duruştur. Bir yolculuk olan hocalık bunu zorunlu kılıyor. İnsandan insana yolculuk mesleği olan hocalık, talebeyle ilişkiyi de mecburi kılıyor. Tıpkı aşk gibi, itibarımızı öğretmenken görüyoruz. Zayıf, memur tipli, ezik, yalnız oluyorlar. Sadece maaş kovalayan yalnızlığa öğretmenlik olamaz.

Hocanın yolculuğu biraz da talebenin coşkusuyla anlam kazanır. Öğretmenin yolculuğu Fuzuli’nin aşk yolculuğu gibidir: “Her kimde vardır istidat / Derdü gam u mihnet ü kanaat” Kimde sorun çözme yeteneği vardır; onun gamı ve çilesi bitmez diyen Fuzuli usta haklıdır. Öğretmen ve talebenin de bu yolculukta ortak getirdikleri eğitim ve öğretme sıkıntısı, talebeyi ilerde zengin kılacaktır. Talebenin yolculuğu da Mecnun’un istidadı gibidir. Öğretmen ve öğrencinin hayatından ortaklaşan süreci yolculuğu onları ilme ulaştıracaktır. İlmin kendisi de aşk gibidir. Talip ister. Onu da talep eden alır. Yolculuğu aşka ve öğrenmeye olan hoca ve talebesine bin selam olsun. Öğretmenlik yolculuğuna çıkacaklara bir Fuzuli dizesiyle eşlik edelim: “Mana çemenine gül dikende / Söz riştesine güher çekende” Anlam yolculuğundaki bahçeye gül diken şaire ve söz ustasının öğrettiklerine teşekkür

Öğretmenlik bir hal ilmidir. Her ne kadar kariyer gibi görünse de durum budur. Hoca olursunuz. Öğretmenlik bir durum ve davranış halidir. Bu yaşanan bir halin adıdır. Öğreteceğim dersin ve öğretirsin. Hocalığın hal olması, onun örnekli bir yaşamı zorunlu kullanılmasındandır. Bilgi sahibi ama öğretmen olamayabilirsin. Durum budur. Öğretmenlik yaşamının bunların misalleriyle doludur. Hal ilmi olmak hocalığın asgari prensiplerindendir? Bir de buna bakalım.

Hocalığın kıymetli hallerinden birisi de bilmekliğinizdir. Yani biz bilmek zorundayız. Her şeyi değil ama epey bir şeyi bilmeliyiz. Alanımızı, genel kültürü, insanlığı, adamlığı, varlığı, bilgiyi. Kaide ve kuralları olduğu kadar yukarıdaki vasıfları da edinmeliyiz. Bilgisiz, görgüsüz, fikirsiz öğretmen olamaz. Dolayısıyla hocalık donanım isteyen bir hâldir. Bu donanımlar sizi zengin ve ileri kılacaktır. Talebeyi kendi vasıflarınızla terbiye edersiniz. Halini bilen bir öğretmenin diğer bir vasfı da gönül zenginliğidir. Hoca gönüllere giren adamdır. Onun için paracı olmamalıyız. İhtiyaçlarını karşılayabilen bir öğretmen, özgür ve mutlu bireyler inşa edecektir. Para hâlin karşılığı değildir. Paran olabilir lakin değerli bir öğretmenliğin olmayabilir.  Bizi vareden değerlerimizdir. İnsani, bilimsel, ahlaki, milli demokratik, vatani değerlerimiz olmalıdır.

Biz değerlerin taşıcısıyız. Değersiz hocayı neyleyim. Kıymetli bir meslek olan öğretmenlik, aynı zamanda insan inşa etme sanatıdır. Değerbilir bir öğretmen, vasıflarını muadillerini yaratmak için kullanan birisidir. Yazmak, okumak, nakşetmek, spor yapmak, bilim üretmek bir meşgaledir. Öğretmen, bu yetenekleri hobi olarak ortaya çıkaran adamdır. Bunları ortaya çıkarmazsak, mesleğimizi yapmamış oluruz. Öğretmen bir sosyal bilimcidir. Ruh inşa eden bir adamdır. Sizi öğretmeniniz, aileniz kurar. İmek ilmek. Yavaş yavaş hâl alırsınız. Siz bunu anlamayabilirsiniz de. Demek ki hocalık bir süreçtir. Bizim insan yolculuğumuz bitimsizdir. Her daim insana yürümek, her zaman onu var edene şükretmek

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*