Son Haberler
Anasayfa / Etiket Arşivi: isa çolaker (sayfa 33)

Etiket Arşivi: isa çolaker

KEDİ MERSİYESİ-ME’ALÎ

Mersiye-i Gürbe I Çıkdun elden n’edelüm ansızun eyvâh pisi Yandun ölüm odına derd ile nâ–gâh pisi Hasretâ şîr-i ecel buldı sana râh pisi N’edelüm âh pisi n’eyleyelüm âh pisi II Kanı ol bebr bakışlu kanı ol şîr-i zaman Kanı ol virmeyen aslan ile kaplana eman Kanı ol oldugı evde komıyan hîç sıçan N’edelüm âh pisi n’eyleyelüm âh pisi III Katı ... Devamını Oku »

DEĞERLER EĞİTİMİ Mİ ? “NE DERLER EĞİTİMİ” Mİ?

Doğan Cüceloğlu bir seminerinde yere bir parça ekmek koymuş ve “Bu ekmeğe basabilecek birisi var mı?” diye sormuş salondakilere. Hiç ses çıkmamış tabiki. “Sahneye gelip bu ekmek parçasına basana 100 dolar vereceğim” diye devam etmiş. Salondan yine çıt yok… Fiyatı artırarak 5000 dolara kadar getirmiş. Bu sırada salonda bulunanlardan birisi, “Hocam, istersen 500 bin dolar ver, yine bize o ekmeği ... Devamını Oku »

NEFSİMMİŞ MEĞER

  Yıllardır kendimi, güyâ tanırdım; Sanık ben, yargıç ben, hep aklanırdım. Şeytanı, en büyük düşman sanırdım; Ondan da beteri.. Nefsimmiş meğer… Gönlümü, hevâya kaptıran oymuş, Şuûru şehvete saptıran oymuş, Tutkuları, putlar yaptıran oymuş, En sinsi düşmanım.. Nefsimmiş meğer… Övgü dolu sözlerine kanmışım; ”Kalbin temiz” demiş, gerçek sanmışım. Hakk’ı ancak, zor günümde anmışım, İçimdeki nankör.. Nefsimmiş meğer… Öyle sevdirmiş ki,dünyayı bana; ... Devamını Oku »

POETİKA MESNEVÎSİ

  Fuzûlî’nin Türkçe Dîvanı Mukaddimesi İlimsiz şiir temelsiz duvar, benzetmesi Eski Edebiyat’ın Dîvan Dîbâceleri Klâsik şâirlerin şiir düşünceleri Şiire ve şâire dâir birçok metin var Mesnevî ve tezkirelerde, dîvanlar kadar Kimisi manzum söylenmiş, kimisi mensur Deryâdan habersizlik, bize özgü bir kusur Ziyâ Paşa’nın Şiir ve İnşâ Makâlesi Garb’a ve halka giden Yeni Aydın’ın sesi Şiirsel mi şiirsel, Makber Mukaddimesi Say ... Devamını Oku »

OSMANLI KASİDESİ

  OSMANLI KASİDESİ o saydam duvardır ki böler var olanlarla artık olmayanları bulutlu bir sessizlikte yaşlarını sonsuza tamamlayanları evrende çoğul yıldızlarıyla samanyolları sayılır düşünceler dönerler dururlar dönerler dururlar ne başları bellidir ne sonları nurdan bir ağaç sayılır mevlânâ ney pırıltılarıyla aralıksız anlaşılmaz bir yerinden aydınlatır gönül kandili sönmüş olanları bir dağ sayılır kaynar koca mimar sinan camdan kubbelerinde güneş parçalanır ... Devamını Oku »

EVLENMEYECEKSEN GEL

                  Televizyonlarda dönen evlilik programları aslında evlenmemek üzerine kodlanmıştır. Onun için “evlenmeyeceksen gel” diyorum. Türk kültürüne ve aile yapısına saldırıyı örgütleyen programlar, tam bir evlenmeme ve evlendirmeme programlarına dönüşmüşlerdir. Formatları ve aslı ecnebi olan programlar, bizim aile mahremiyetimize saldırı formatında kurgulanmışlardır. Atv, star, flaş, show tv kanallarında dönen evlilik programları tam bir “evlenmeyeceksen gel” programlarıdır. Programların ana katılımcılarına baktığınız ... Devamını Oku »

YAVAŞ KENT

                  Şehir üzerine kafa yoranların yavaş kent diye bir kavramı vardır. Belli hususiyetleri taşıyan yerlerin bu kavrama haiz olduğuna inanırım. Amasya, bu hususiyetlerin epey kısmını taşıyan  yaşanası bir şehirdir. Oldukça sakin, suç oranı düşük, dingin bir şehir olan Amasya yavaş kent olma özelliğini çoktan hak ediyor. Şehrin yavaş kent olma özelliğini birkaç bakımdan kaçırmasına üzülüyorum. Şehri yavaş kent yapan ... Devamını Oku »

NEDİR?

âşıkı mahveylemek mi maksadın cânâ nedir lütfun eylerken ternenni naz-u istiğna nedir sen gülersin, ben dökerken hun-u eşkin pâyına hiç demezsin: Maksadın ey aşık-ı şeyda nedir sevmeseydim sen gibi bî mürüvvet dilberi, hissederdim ben de elbet neşve-i dünya nedir hem diyorsun aşıkım ben, aşkı takdis eylerim hem gidip ağyare aşktan ettiğin şekva nedir ahımı tayyib edenler bilmiyorlar, şüphesiz, aşk nedir ... Devamını Oku »

AĞUSTOS BÖCEĞİ BİR MEŞALEDİR

  Böcek ki akıtıyor damla damla ağzından Üzüm ballarında süzülmüş ağustosu Titreyen şıngırdayan bir çocuk oyuncağı Ağustos bu seste Bu durmayı unutmuş seste Çam diyor ağustos böceği Çamlara kasideler söylüyor Tanrı’ya yakarıyor nesli tükenmesin diye Bu hanedanın Ağaçlar içinde şah ağaç olan bu hanedanın Ey masalcı adam iftira ettin sen Bu harikalar harikası böceğe Onu suçladın tembellikle En çalışkan onu ... Devamını Oku »