Son Haberler
Anasayfa / atölye (sayfa 4)

atölye

MEDENİYETİN YEDEK PARÇASI HİKAYE İNCELEMESİ

MEDENİYETİN YEDEK PARÇASI Kahveye girdiği halde etrafına selam vermeyen adama herkes baktı. Fıskiyeli havuzdan gözlerini kaldıran biri, -Merhaba Hamit Ağa!.. dedi. – Merhaba .. – Ne o be Hamit Ağa, bayıra vurmuş kart öküz gibi soluyup duruyorsun… Hamit Ağa bunu söyleyen ihtiyara döndü: -Hamdolsun be Ali Çavuş, kurtuldum şu cenabetten… Şükür Allah’a …  Dünya varmış. -Gözün aydın Hamit Ağa, panganın ... Devamını Oku »

KIRIK BİR DAL HİKAYE İNCELEMESİ

HİKYE İNCELEME 1_ŞEKİL      A) HİKYE HAKKINDA BİLGİLER   1) Hikyenin Adı: KIRIK BİR DAL   2) Hikyenin Yazarı: SEVİNÇ ÇOKUM   3) Hikaye Kitabının Adı: ROZALYA ANA   4) HİKAYE YAZARININ HAYATI, SANATI VE ESERLERİ HAKKINDA BİLGİ:   SEVİNÇ ÇOKUMM   Sevinç Çokum, (d. 25 Ağustos 1943 İstanbul). Yazar, şair. Hisarcılar akımı temsilcilerinden. Hikâye, roman ve senaryo yazarı.   ... Devamını Oku »

UYKU HİKAYE İNCELEMESİ

UYKU Cumartesiydi. Madeni eşya fabrikası hafta tatiline hazırlanıyordu. Fabrikanın yüz elli amelesinden sekseni, on dörtle on altı yaş arasında erkek çocuklardı ki, yirmi kadarı ‘pres’ makinelerinde çalışıyordu. Üstleri başları paramparçaydı. Aşağı yukarı aynı boy ve aynı kalıpta olduklarından, birbirlerine benziyorlardı. Terden sırılsıklamdılar. . . Atölyenin makine gürültüsüyle ağır havasında kaynaşıyorlardı: Muslukların fışkıran suyunda el yüz yıkayanlar, sıra bekleyenler, helalara girip ... Devamını Oku »

KAĞNI HİKAYE İNCELEMESİ

                                                              KAĞNI Bir tarla meselesi yüzünden Savrukların Hüseyin, Arkbaşı’nda Sarı Mehmet’i vurdu. Otuz evli köy birbirine girdi. Şaşırdılar. Herkes korku içinde candarmaların gelmesini bekliyordu. Halbuki karakol buraya altı saat uzakta idi; ... Devamını Oku »

İÇECEK SU HİKAYE İNCELEMESİ

İÇECEK SU Balkan Harbi zamanına ait bir hatıra zihnimde tam bir canlılıkla yaşıyor: Köy hemen hemen büsbütün boş! Kâr ve kazanç ihtiyacı telaş ve vehmine(korkusunu) galebe çalan (yenen) tek tük esnafla köşklerde bırakılan birkaç bekçiden, bahçıvandan başka hemen kimse kalmadı. Yalnız asker… İki aydan beridir ki yalnız, karadan, denizden, gündüz gece bu asker kafilelerinden, köyün dolup boşalan, sonra bitti zannederken ... Devamını Oku »

HİMMET ÇOCUK HİKAYE İNCELEMESİ

HİMMET ÇOCUK   Elvanlar’da ihtiyar bir kılavuz aldık. Köy kısmen yanmış  perişan  herkes fersiz ve şaşkın gözlerle kamyon denilen canavarın bîlüzum gürültüsüne bakıyordu. Herkesin ruhunda sonu gelmeyen meşakkatin  açlığın  her günün gizli felâket ihtimallerinin yuğurdusu yeis ve lâkaydî vardı. Onun için kimse Uşak’a kadar gelmek istemiyordu  Parayı ne yapacaklardı? Ne alırdı ki? Yalnız zayıf yüzlü bir ihtiyar halsiz bir sesle: ... Devamını Oku »

HELGA HİKAYESİ İNCELEMESİ

HELGA “ Bıraktığım notta belirttiğim gibi arabanıza istemeyerek vurdum. Dalgınlık işte… Halbuki, üç yıldır hiç kaza yapmamıştım. Ne yapalım, oldu bir kere… Eve gelince “opel!” servisine telefon ettim. Ezilen çamurluğu iki saat içinde değiştirebilecekler. Kendiniz yaptırmak isterseniz, işçilik dahil, neye malolacağını öğrendim. Paranız hazır…” Emre, oynanan oyundan habersizdi. Tamirci arkadaşına daha ucuz yaptırabileceğini düşünerek “kendim yaptırayım” dedi. Helga, senaryo gereği ... Devamını Oku »

HAYAT BÖYLEDİR İŞTE HİKAYE İNCELEMESİ

HAYAT BÖYLEDİR İŞTE Tren o istasyonda bir dakika duruyordu. Gelirken gece geçmiştik; bu sefer ikindiden epey sonraydı. Frenlerin gıcırtısı kesilmeden pencereyi açtım: ilerideki vagonlardan birisi­ne heybeli ve sepetli bir köylü bindi. Onun hayatını ve geldiği yeri bilmek is­terdim. Köy, birkaç kilometre ilerideki tepenin ardında olmalıydı. Bu, şu berbat yolun orada kayboluşundan belli… Lokomotifin yanında duran lâcivert elbiseli memur, su buharları ... Devamını Oku »

HAVVA HİKAYESİ İNCELEMESİ

  HAVVA     Benim saçlarım yumuşak. Havva’nın saçları keçe gibi. Annem ustura ile iki defa kazıttı saçlarını uzasın diye, ama uzamadı, kısa kaldı. Burnu da öyle biçimsiz ki! Yamyassı. Tıpkı okul kitaplarımızdaki maymunun burnuna benziyor burnu. Hiç sevmiyorum onu. Pis, hırsız. Annem, bu gün onu bir temiz dövdü. Tabi döver. Misafir odamızdaki güzelim halımızı kesmiş. Deli mi ne? Annem: “Kız ... Devamını Oku »

HAVUÇLU PİLAKİ MESELESİ HİKAYE İNCELEMESİ

HAVUÇLU PİLAV MESELESİ Yağmur yağıyordu, pis pis yağıyordu. Bu havada ancak yapabilecek bir şey bulanların, bulduklarını yapabilenlerin canı sıkılmazdı. Bense gazetenin bilmecesini de çözmüş bulunuyordum. Bu kara gün pazar, başka türlü geçerdi. Karımı düşünmek istedim. Henüz kendi, güzeldi, şimdi akşam yemeğini hazırlamaya çalışıyor ve henüz mutfak işlerinden hoşlanıyordu. Epey çalışmama rağmen onu duygularımda canlandıramadım. Bu fena bir haldi… Ne yapmalı? ... Devamını Oku »