Son Haberler
Anasayfa / Etiket Arşivi: deneme

Etiket Arşivi: deneme

KURT VE LAMBA

Sezai KARAKOÇ Babamdan dinlemiştim: “Çocukluğumuzda oturduğumuz şehir Zülküfül Dağı’nda idi. Evimizin bitişiğinde ufak bir ağılımız vardı. Bir kış, baktık ki arada bir hayvan eksiliyor. Bir, iki, üç. Bunun üzerine babam, durumu anlamak için geceleri ağılda beklemeğe karar verdi. Bir gece, bir elinde petrol lâmbası, öbür elinde de bir sopa, beklerken, ağılın giriş yerinden içeriye bir kurdun daldığını görür. Meğer ağıla ... Devamını Oku »

YAŞAMA DAİR

                 Yaşama dair sözü olmak bir meseledir. Yaşamak da kolay değildir. Doğum yaşamın arifesi olsa da, yaşamak ölüm kadar sahicidir. Yaşamak herkesin harcı da değildir. Yaşamak bazen, değerlerin takibidir. Yaşamak, yaşamayı denemenin de adıdır. Cahit Zarifoğlu, Yaşamak adlı şirinde yaşamayı tanımlayamaz:” Neden diye sormayın hemen. / Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz. Derken aslında yaşamanın felsefesini yapmıştır. ... Devamını Oku »

DEĞERSİZLİĞİN ALFABESİ

Toplumlar da insanlar gibidir, bir kere dibi gördüler mi yukarı doğru çıkarlar. Biz de böyleyiz. Değersizlikte yarışıyoruz. Bizi ayakta tutacak değerleri bir bir ortadan kaldırıyoruz. Değersizliği de pazarlar hale geldik. Toplum nasıl değersiz hale getirilir, nasıl temel değerler yıkılır? Bu soruların ağır bir cevabı var. Yıktıklarımızı görürsek, inşa edeceklerimizi daha iyi anlarız. İnsan kaybettiklerini tez arayan bir varlık. Biz de ... Devamını Oku »

PANDEMİDE ZAMAN:USUL USUL

  18 Nisan 2020 Kemal Sayar Pandemi zamanı diye bir şey var. Ağır aksak ilerleyen, yavaş akan bir zaman. Günlerin birbirine karıştırıldığı, bugünle yarın arasında önemli bir fark olmadığı, yavaşladığımız, durağanlaştığımız bir zaman. Bu zaman, kendini oyalama kabiliyeti olmayan insanlar için çok sıkıcı bir süreç haline gelebilir. Fakat bütün mesele de zaten insanın kendini oyalayabilmesindedir. Pascal’in çok sevdiğim bir sözü ... Devamını Oku »

ASLAN SÜTÜ

“Aslanın vücudu, yediği hayvanlardan mürekkeptir”. Valery’nin, şairin, kendinden önce gelen şairlerle ilgisini anlatan bir sözü. Fakat bu söz, şiir dışı alanlarda da geçerli. Hele devletler arasındaki tek prensip bu, fiilen. Aslanın vücudu böyle. Ama ruhu? İşte o, tam kendine mahsustur. Aslan, her şeyden önce kendini ormanların başı olarak bilir. Buna inanır ve bunda samimîdir. Demek ki aslan olmanın birinci şartı, ... Devamını Oku »

SAVAŞ ALEYHTARLIĞI

  (H. Nihal ATSIZ) Savaş için mutlak olarak, iyidir yahut kötüdür diye bir hüküm yürütülemez. Milletin kuvveti iyi hesaplanmadan, millet savaşa hazırlanmadan girişilen, mağlubiyetle biten savaşlar kötüdür. Fakat yabancıların elinde tutsak yaşayan urukdaşları kurtarmak, milleti daha zengin ve güçlü bir hale getirmek, bir ülküyü veya bir dini yaymak için girişilen savaşlar, zaferle biten savaşlar şüphesiz iyidir. Tarihte savaşsız büyümüş bir ... Devamını Oku »

DİL MESELEMİZ

“Dil meselesi Gazi’nin yanlış yaptığı iki işten biridir. Ancak o müthiş gerçekçiliğiyle daha sonra yanlıştan dönmüştür. Fakat sonra gelenler sanki o bu işten vazgeçmemiş gibi kaldığı yerden devam ettiler. Ben ilkokulun üçüncü sınıfındayken ilk önce Osmanlıca-Türkçe kılavuz geldi. Bundan sonra böyle bir dil konuşulacak denildi. Biz ufacık çocuklar bu işi alaya aldık. O zaman Cumhuriyet Halk Partisi diyecek yerde ‘Kamul ... Devamını Oku »

HANİ GÜL DERECEKTİK?

  Bir ışık dolacaktı odamıza, nur yağacaktı sokağımıza, gül mevsiminin iklimi şehrimize, şehrayinler ülkemize. Yarasalar geldi, mevcut karanlığın çağrısına. Bahçelerimize dolacak güller, mezarlarımıza kondu. Genç yaşta, hayatın, tenin ve başarının teması yerine kurşunlara, gazete baskılarına, televizyon ışıklarına zemin oldu vücudumuz ve felç oldu idrakimiz. Biz bir hiç uğruna öldük Allah’ım ve dinozorlar egemen oldu dünyamıza. Bizim ömrümüzü onlara sattılar, sağlıklarına ... Devamını Oku »

NEDENDİR BU?

Yavuz Sultan Selim Han, bir gün nasıl olduysa gönül ehli olan Şâir Hikmet’i yanlışlıkla üzüp, yanından uzaklaştırmış. Şâir Hikmet de, diyâr diyâr dolaşıp yerleşecek yer aradıktan sonra, nihâyet Van Müftüsü’nün yanında kâtip olarak çalışmaya başlamış. Aradan zaman geçtikten sonra, Sultan Selim Han şâiri tekrar bulmak istemiş. Fakat ara ki bulasın… Şâir sanki yer yarılmış da içine girmiş. Düşünmüş, taşınmış ve ... Devamını Oku »

SEN BİZE BAKMA YAHU!

  Sen bize bakma yahu! Biraz değişiğiz biz. Kuşların filleri yendiğine inanıyoruz mesela. Gagalarındaki minicik taşlarla dünyanın en gelişmiş ordusunu bozguna uğrattıklarına. Bir asanın yere bir dokunuşuyla denizi ortadan ikiye ayırdığına inanıyoruz. Yedi semiz ineğin yedi bolluk yılına, yedi zayıf ineğin yedi kıtlık yılına delalet ettiğine iman ediyoruz. Rabbi onu kurtarmasaydı neredeyse onun da meyledeceğine… Sen bize bakma yahu! Biraz ... Devamını Oku »