Rahmetli dil ustası, Refik Halid Karay’ın dil işleri adlı bir denemesi vardır. Öğretmenler de kelime ustası olmak zorundaır. Özellikle edebiyatla iştigal edelerimizin, kelime ve dil işlerinde serbest olmadığını düşünenlerdenim. Kuşkusuz her insan, seçtiği kelimeler kadar insandır. Bu hususta hocaların daha sorumlu ve dikkatli olmak zorunda olduklarını biliyorum. Biz kelime işlerinden sorumluyuz. Neyi okuruz,neyi yazarız? Hangi kelimeleri seçerek konuşuruz, ... Devamını Oku »
SÜMBÜL GİBİ BİR ADAM
Amasya, Anadolu sufiliğinin merkezi olmuş bir şehirdir. Bir çok Osmanlı ulema ve udebası bu şehirden neşet etmiştir. Bu irfanın şahsi takibini yapmakta bizim görevimizdir.Sümbül Sinan, konuşacağımız Halvetiyye yolunun yolcusu bir alimdir. Asıl adı Yusuf olan zat, 1475-1480 Merzifon’da doğmuş, Isparta-Borlu’ya göçmüş, sonrasında İstanbul’a yerleşmiş bir velidir. Sünbüliyye tarikatının kurucusudur.(Sünbüliyye, Halvetî geleneğinden türemiş bir tarikattır.) Zamanla Sümbül Sinân diye şöhret ... Devamını Oku »
AŞIK FEDAİ BABA
1855 yılında Amasya’nın merkeze bağlı Yassıçal köyünde doğdu. Asıl adı Hüseyin’dir. Babası Konaş oğlu İsmail, anası Zehra Bacı’dır. Ailenin tek oğludur. Bu yüzden babası İsmail Efendi onun okumasını ve medrese hocası olmasını istiyordu. Küçük Hüseyin’i zorda olsa babası medreseye göndermeye ikna etti ve Amasya’da Kunç Köprü başındaki Kapıağa medresesine devam etmeye başladı.Ömrünü ilme vakfetmiş olan aşık Fedai ... Devamını Oku »
SERDENGEÇTİ BİR ŞAHSİYET
Dimdik duruşunu unutmadığımız kişilikler vardır. Onlar,gözünü budaktan sakınmayan adamlardır. Tek arzular vatan, tek davaları adam yetiştirmek olan insanlardır bunlar. Siz onları unutsanız da, vatan onları unutmaz. Osman Yüksel de bunlardan biridir. Osman Yüksel Serdengeçti’ nin yaşamı, kendine ait değil, milletine münhasır bir hayattır. Onun yetiştiği dönemde Allah demek bile, büyük bir tasarruf ve göze almayı gerektirirdi. Ama o ... Devamını Oku »
SON AŞIK
Hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım, Ey sevdiğim, ben ümitsiz değilim gene Ak düşünce saçların kumral rengine Kollarında son aşıkın ben olacağım. Ey başında şimdi sevda rüzgarları esen, Böyle her gün yollarımdan geçsen de süzgün Sen benimsin büsbütün terk olunduğun gün … O mukadder günü, bilmem, düşündün mü sen? Ben bir beyaz saçlı aşık, sen bir ihtiyar … O gün bana ... Devamını Oku »
KANDIRMA KENDİNİ
Kendini arayan insan diye bir başlık vardır. Ben de kandırma kendini ey insan diyorum. Modern insan, işin içinden çıkamadıkça, pişmanlık cümleleri kurmaya devam ediyor. Bunları aşağıda yorumladıkça, işin vahametini biraz daha anlayacaksınız. Yahu ben de mi, diyeceksiniz. Vallahi siz de diyorum. Kurulan nedamet cümleleri hepinize tercüman olacak. Sizi mutlu etmeyen, sğıntı cümleler bunlar. Kaçamak yaşamların ya da bunaltı ... Devamını Oku »
ZÜLFÜ KAKÜLLERİN
Sıdkı Baba Zülf-ü Kaküllerin Zülf-ü Kaküllerin Amber Misali Buy-u Erguvandan Güzelsin Güzel Kızarmış Gonca Gül Gibi Yüzlerin Şah-I Gülistandan Güzelsin Güzel Yüzünde Yeşil Ben Aşikar Olmuş Çekilmiş Kaşların Zülfikar Olmuş Gözlerin Aleme Hükümdar Olmuş Mihr-İ Süleymandan Güzelsin Güzel Kurulmuş Göğsünde Bahçe-İ Vahdet Hatmolmuş Kadrinle Tubayı Hikmet Cemalin Seyreden İstemez Cennet Sen Huri Gılmandan Güzelsin Güzel Gözlerin Velfecri Benzer İmran ... Devamını Oku »
KİTAPTAN KİTABA İNSAN
İnsanı insana götüren yine kitaptır. Nasıl insandan insana yol vardır. İnsanı kitaptan kitaba da götüren insandır. Okuduğunuz her kitap, sizi kitaptan kitaba götüren bir araçtır. Okuduğum her kitap, beni bir başka kitaba yöneltmiştir. Yani kitaptan kitaba da bir yol vardır. Bunu bulan da iyi bir okurudur.Sizi kitaptan kitaba götüren insan tarafınızıdır. İnsanın kendisi de bir kitaptır. Kitabın eseri ... Devamını Oku »
DENEMEYİ DE DENEMELİ
Deneme, değerli yazarlarımızın en çok kullandığı edebi türümüzdür. Hassaten ben de deneme yazmayı seviyorum.Kendine has bir tecrübî durum isteyen deneme, bizim de çok sevdiğimiz bir türüdür.Yazan ve okuyanlarımızın bir çoğu, denemeyle yolu kesişmeden yapamazlar.Bunu bilen birisi olarak, yazdıklarımın epey kısmının deneme olduğunu belirtiyorum.Onun için denemeyi de denemeli diyorum.Dediklerimin tanığı da okuduklarımdan alıntıladığım parça yazılardır.Aşağıdaki parça metinleri, bir şiir yazı ... Devamını Oku »
GÜZ GÜLDÜRSÜN SİZİ
Güz geldi,güz demek;yapraksızlık,çiçeksizlik,güneşsizlik demektir.Aslında tabiatta güneşte vardır,yaprak da vardır.Sadece yer değiştiren bir mevsim ve buna karşı bizim geliştirdiğimiz çatık kaş kış durumu vardır.Güze haksızlık mı ediyoruz yoksa?Tüm bunların anlatımını da yine müteşairlerin güzel eserlerinde buluruz.Sizi güz güldürsün derken,edebiyatın tanıklığına başvurmak isterim.Güz kendi kendine sizi güldürmez ki.O kadar güzel güz ya da sonbahar metinlerimiz var ki,siz de güz güldürenlerden ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları