Son Haberler
Anasayfa / afilli / ŞİİR İNCELEME

ŞİİR İNCELEME

Pocket
Bookmark this on Google Bookmarks

İBRAHİM, İÇİMDEKİ PUTLARI DEVİR
İBRAHİM
İçimdeki putları devir
Elindeki baltayla
Kırılan putların yerine
Yenilerini koyan kim?
Güneş buzdan evimi yıktı
Koca buzlar düştü
Putların boyunları kırıldı
İbrahim
Güneşi evime sokan kim?
Asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
Buhtunnasır put yaptı
Ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
Güzeller bende kaldı
İbrahim
Gönlümü put sanıp da kıran kim?
Söz: Asaf Halet Çelebi
Bir şiir bizim kendisini anlamamıza izin vermiyorsa elimizden ne gelir?
Etkileniyoruz, ürperiyoruz ama anlamıyoruz. Ne yapabiliriz?
Oysa şair elçilik görevini yerine getirmiş, şiiri ruhuna ulaştırmayı başarmıştır, lakin hepsi bu kadar!
Ürpermiş, karanlıklara itilmiş, Yusuf gibi kuyulara atılmışsındır ama artık oradan çıkma olanağın yoktur.
Ey talib, Asaf Halet Çelebi’nin İbrahim şiirini dikkatle oku, bir daha oku, özenle oku, usanma, yeniden bir daha oku! Bak bakalım, ürperti yerini aydınlığa bırakıyor mu, kendine önce bu soruyu sor.
Ürpermediysen, kendini boşlukta asılı hissetmediysen, boşuna çabalama, ellerini bırak ve şiirin yakasından düş! Belki bir başka zamana! Belki 10 yıl, belki 20 yıl, belki 40 yıl sonra bir daha oku!
Önce ürpermek için, sonra biraz aydınlanmak için.
Bir şiir nasıl okunur, nasıl anlaşılır?
Ürperdiğinde anlıyorum diyeceksin ama açıklayamayacaksın, konuşamayacaksın! Anlamadım galiba demekten utanacaksın!
Ey talib, kırılan putların yerine yenilerini koyan kim?
Ey talib, güneşi evime sokan kim?
Ey talib, gönlümü put sanıp da kıran kim?
Yanıt verebiliyor musun? Şairin sana ilettiğini anlıyor musun?
Yoksa elinde sözcüklerden başka bir şey yok mu? Hani anlamları nerede?
Madem susmakla cezalandırılıyorsun, o halde yalnızca işaret et bana, dilime o efsunlu sözcükleri koyup anlamlarını senden alan kim?
Kapının açılması, anlamadığını anlamana bağlı. İçeri mi girmek istiyorsun, önce Musa gibi nalınlarını çıkar, şiir vadisinde yalınayak yürümen gerektiğini sakın unutma!
Asaf Halet Çelebi’nin bu etkileyici şiiri sembolik bir dille insanın iç dünyasındaki değişim, yıkım ve yeniden yapılanma süreçlerini ele alıyor.
“İbrahim, içimdeki putları devir / Elindeki baltayla” dizeleri, Hz. İbrahim’in putları kırması kıssasına bir gönderme yapıyor. Şair, içindeki kökleşmiş inançları, alışkanlıkları, belki de yanılgıları “put” olarak nitelendiriyor ve bunların yıkılmasını arzuluyor. “Elindeki baltayla” ifadesi, bu yıkımın güçlü ve kararlı bir şekilde gerçekleşmesini istediğini gösteriyor.
“Kırılan putların yerine / Yenilerini koyan kim” sorusu, yıkımın ardından ortaya çıkan boşluğun nasıl dolduğunu sorguluyor. Bu, insanın eski inançlarından kurtulurken, farkında olmadan veya dış etkenlerle yeni “putlar” edinme eğilimine dikkat çekiyor olabilir. Belki de şair, değişimin tam anlamıyla gerçekleşip gerçekleşmediğini, yerine konulan yeni “putların” ne kadar farklı olduğunu merak ediyor.
“Güneş buzdan evimi yıktı / Koca buzlar düştü” dizeleri, dışarıdan gelen güçlü bir etkenin (güneş) iç dünyasındaki kırılgan ve geçici yapıları (buzdan ev) erittiğini ifade ediyor. “Koca buzlar düştü” imgesi, bu yıkımın büyük ve sarsıcı olduğunu gösteriyor. Buz, soğukluğu, katılığı ve belki de duygusal mesafeyi simgeleyebilir. Güneş ise sıcaklığı, aydınlığı ve dönüştürücü gücü temsil ediyor.
“Putların boyunları kırıldı” dizesi, güneşin etkisiyle iç dünyasındaki eski inançların, değerlerin veya yanılgıların artık geçerliliğini yitirdiğini, etkisiz hale geldiğini anlatıyor. “Boyunlarının kırılması”, bu “putların” otoritesinin ve gücünün sona erdiğini vurguluyor.
“İbrahim, güneşi evime sokan kim” sorusu, yıkıma neden olan dış etkenin kaynağını sorguluyor. Bu “güneş”, bir olay, bir insan, bir fikir veya içsel bir aydınlanma olabilir. Şair, bu dönüştürücü gücün nereden geldiğini ve bu değişimin nasıl mümkün olduğunu merak ediyor.
Genel Yorum:
Şiir, insanın içsel yolculuğunda karşılaştığı değişim ve dönüşüm süreçlerini çarpıcı imgelerle anlatıyor. Eski inançların yıkılması, bu yıkımın ardından yeni arayışlar ve etkilerle karşılaşılması temaları işleniyor. “İbrahim” figürü, bu yıkım ve arınma sürecinde bir arketip olarak kullanılıyor. Güneş imgesi ise dışarıdan gelen ve iç dünyayı derinden etkileyen bir gücü simgeliyor. Şair, bu imgeler aracılığıyla insanın sürekli bir değişim ve yeniden yapılanma içinde olduğunu, eski “putlardan” kurtulurken yeni “putlar” edinme potansiyelini ve bu sürecin kaynağını sorguluyor. Şiirin mistik ve sembolik dili, okuyucuyu kendi iç dünyasına dönmeye ve bu temalar üzerine düşünmeye davet ediyor.

Hakkında admin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*