NECİP FAZIL KISAKÜREK KONFERANSI
KARA KÖMÜRE BEYAZ ÖMÜR
Yine bir acı , yine bir facia . Ekmek ,iş ,aş peşindeki canlarımız yine kömür karasına karıştı . Yıllardır maden kazalarını yaşar dururuz da , kimse bu faciaların önlenmesi için , elini kolunu kıpırdatmaz . Seksenler , doksanlar , iki binler onlarca can kaybıyla yitirildi .Zonguldak , Çeltek , Sorgun, Maraş kazaların adı genel adı oldular . Ülke ... Devamını Oku »
YENİ BİR HEDİYE
Yemekten kalkalı belki bir saat olmuştu. Karı koca, kahvelerini, her vakitki gibi yalının balkonunda içtiler. İçindeki şeyler silinmiş, süpürülmüş de sonra havaya mıhlanmış gümüş bir tepsiye benzeyen ay, her tarafı aydınlatıyor, dargın denize uzun ve yaldızlı yansımasını bırakıyor; yorgun dağları, ışıksız yalıları, bülbülsüz koruları mor ve serin sisle örtüyordu. Sadi Bey üçüncü sigarasını da bitirdi. Bu, otuz yaşına gelmeden altmışını ... Devamını Oku »
YÜKSEK ÖKÇELER
Hatice Hanım, pek genç dul kalmış zengin bir hanımcağızdı. On üç yaşında iken altmış yaşında bir kocaya vardığı için “izdivaç” denen şeyden nefret etmişti. İşte hemen hemen on sene vardı ki, erkeğin hayali zihnine, romatizma, balgam, pamuk, vandoz, tentürdiyot yığınlarından yapılmış pis, abus[1], lanet bir heyulâ şeklinde gelirdi. “Gençler başkadır!” diyenlere: — Aman, aman! Onlar da bir gün olup ihtiyarlamazlar ... Devamını Oku »
ZEYTİN EKMEK
Vermeyince Mabut, neylesin Mahmut? Atasözü Genç, beyaz, gürbüz kadın, tıpkı zalim âşığının hışmına uğramış evvel zaman cariyesine benziyordu… Soluk basma entarisi parça parçaydı. Gür, kıvırcık, kumral saçları, mermer kadar beyaz omuzlarına dökülmüş, celladını bekleyen bir masum gibi, derin derin düşünüyor; çürük kafesli, çarpık cumbadan sokağa bakıyordu. Zeynep Kâmil Hastanesi’ne inen bu yol pek tenhaydı. Komşu duvarların üstünden aşan bahar ... Devamını Oku »
ALA GÖZLERİNİ SEVDİĞİM DİLBER
Ala gözlerini sevdiğim dilber Sana bir tenhada sözüm var benim Kumaş yüküm dost köyüne çezildi Bİr zülfü siyaha nazım var benim Ak ellere al kınalar yakınır Ala göze siyah sürme çekinir Dostu olan dost yoluna bakınır Dosta giden yolda izim var benim Yiğit olan gizli sırrı bildirmez Güzel olan gül benzini soldurmaz Her olur olmaza meyil aldırmaz Bir şahan avlar ... Devamını Oku »
GECEYE
Kapılar çarpıyor bir gece Ve geliyor beklediğim Sessiz bir gidiş Alıyor intikamını gelişlerle. Rüzgarlar doluyor pencereden Odama..Hem de en derinime Kalbimde uçuyor bir şeyler, Savruluyorsun oradan tüm hücreme. Uzanıyorum gel gör ki Ne yana dönsem rahatsız ediyor beni Şu gecedeki bilinmezlik Sağa dönsem sen… Sola dönsem sensizlik. Solum en çok acıtıyor beni Oraya yerleşiyor kimsesizlik. Koyduğum çay ... Devamını Oku »
NECİP FAZIL KISAKÜREK KONFERANSI
SUSMARAM
“Men bir gulam, yük altında ezilmişem, gardaşım, Sevinç bilmez bir mahkumam, ahu-zardır sırdaşım. Damga vurub, zencirleyib tullamışlar zindana, Karlı-buzlu cehennemler mesken olmuşdur bana. Mene dinme, sus deyirsen, ne vahtacan susacam, Buhranların, hicranların, mahbesinde galacam? Niye susum, konuşmayım, insanlıkda payım var, Menim ana vatanımdır talan olan bu diyar. Niye susum, konuşmayım, Türk yurdudur bu toprak, Oğuzların, elhanların vatanında kimdir, bak! Bu ... Devamını Oku »
İsa Çolaker Kişisel Web Sitesi Edebiyat ve deneme yazıları
