Son Haberler

ENGELLENEMEYEN YAŞAMLAR

                    Engelli yaşamların idamesinin zor olduğunu bilenlerdenim. Engelli olmanın da an meselesi olduğunu da biliyorum. Engelli bireyin ekonomiye katılması için çalışmalar sürüyor. Daha düne kadar engellileri yolda bile görmezdik ! Yapılan çalışmalar sonucu, engelli yaşamları görünür hale geldi. Engelli olmak bir seçme meselesi değildir.Yani kimse , durduk yerde engelli olmuyor. Ya doğumsal şartlarda kaderini yaşıyor ya da doğumdan ... Devamını Oku »

ELE AVUCA SIĞAN GÖNÜLLER

                     İnsan , vücut azalarını hissettikçe yaşlanır ya da hastalanır derler. Biyolojik açıdan belki de doğrudur ! Edebî olansa , hissettiklerini mecaza büründürendir. Bir çok şair, yazar ya da edip , vücut azaları üzerine hissedilir şiirler yazmış ve onlara ayrı bir anlam katmışlardır. Bu organlarımızın başında eller gelir. Belki de en çok kullandığımız ve de en çok hissettiğimiz ... Devamını Oku »

ELÇİYE ZEVAL OLUR

                  ABD büyükelçisi haddini aşmıştır. Sn. Francis  Ricciardone  burası demokratik bir ülke . Sen kim oluyorsun da , Bağımsız Türk mahkemeleri hakkında hüküm kesiyorsun . Mahkemelerin kararlarının doğru olup olamadığına sen değil , yetkili temyiz mahkemelerimiz karar verir. Sen git ülkenin işkencehanesi Guantanamo adasının işkence altında alınan “mahkeme kararlarına”(!) itiraz et. Hem polis devletinin elçisi olacaksın , hem ... Devamını Oku »

EKSİK MERHABALAR OLACAK

                  Giresun ‘ a iş yoğunluğum nedeniyle az gidebiliyorum . Ne zaman Giresun ‘ a gitmeye kalksam bir merhabam eksiliyor ! Nasıl mı ?  Yaşımız kemale erdi ve işin kötüsü , çevremizden arkadaşları  bir bir kaybediyoruz . Ölümün insanı eksiltmesi kadar , selam ve merhaba dediğimiz  arkadaşlar da eksilmeye başladı . Kaderin kazaya veya ölüme dönüştüğü anları yaş ilerleyince ... Devamını Oku »

EHL-İ KEYFİN MEKANLARI

                   Amasya’da mukim biri olarak , çok sağa sola takılan bir yapım yok.Kendi halinde ve sosyal çevresinde yaşayan bir kişiliğim. Gezmeyi, yürümeyi seven biri olarak, kitaplara ve okumaya daha çok zaman ayıran bir kişiliğim var. Bu demek değil ki, hiç gezmiyor ve keyif alanlarına takılmıyorum. Amasya’da az sayıda da olsa, nitelikli ve ehl-i keyfin gideceği nezih mekanlar var.Bu ... Devamını Oku »

EDEP YA HÛ

                  Paranız kaybolabilir  ama , görgünüz kaybolmasın . Parayı kazanabilir ve yaşamı idame ettirebilirsiniz . Görgü ya da edep unsurlarında sıkıntı yaşadınız mı , zor geri kazanabilirsiniz . Edep ya da görgü gitti mi ,  zor kazanılan değerlerdir . Onun için eskiler edep bahislerinde hep , edep ya hû diyerek , Allahtan hep edep ve görgü talep etmişlerdir . ... Devamını Oku »

EDEBİYATIN ÇOCUKÇASI

                    Edebiyatın bir şubesi olarak , çocuk edebiyatı var mıdır? Bu soruya bir çok edip değişik cevaplar verir. Kimi edebiyatın bir şubesi der, kimi de bağımsız bir edebiyattır der. Ne söylersek söyleyelim , üretilen bir çocuk edebiyatı ve metinleri var. Eskiden bağımsız ve tek başına bir edebiyat dünyası olmayan çocuk edebiyatı , zamanla tanımlanan ve alanı genişleyen bir ... Devamını Oku »

İSLAMİ ÇÖZÜM

Örnek olarak çözülecek mesele (anlaşmazlık, çatışma sebebi) ‘etnik ayrışma’ olsa demokrasilerde ve İslâm’da çözüm nasıl olur? Demokrasilerde eşitlik, düşünceyi açıklama, kültürü koruma, siyasi özgürlük gibi insan hakları tanınmış olacağından (olması gerektiğinden) bir etnik grup bu haklardan yararlanmak isteyebilir. Demokrasi ulus devlet ve toplumda uygulanıyorsa çoğunluğu oluşturan hakim ulusun (etnik grubun) adı, dili, kültürü, siyasi hakları… baskın çıkar, neredeyse kaçınılmaz olarak ... Devamını Oku »

İNSANLIĞIN KANI

Bizim bunalımımız biraz da Avrupa’nın, biraz da Ortadoğu’nun bunalımı olmuştur. Avrupa, bizi bunalıma ittikten sonra, kendisi de bunalmaya başlamış, bizim bunalımımızla Avrupa’nın bunalımı toplanarak Ortadoğu’nun üstüne yıkılmıştır. Nasıl oldu bu? Hiçbir bağnazlığa kapılmadan, haktanırlıkla irdelemeliyiz tarihsel olguları, tarihsel devinimleri. Tarihsel olguların, çok derinlerde çalışan gizemli ‘güç’leri vardır, Osmanlı döneminden 1923 dönemine nasıl gelindiğini irdelemek zorundayız sürekli. Hiçbir köklü çözüme bizi ... Devamını Oku »

NERDE , O HAKİKAT ERLERİ ? NEREDE

İçinde yaşadığımızı sandığımız dünya, bizim, kendimiz olarak nefes alıp verebildiğimiz, kendimizi neysek o olarak ifade edebildiğimiz, gerçekten kendimiz olarak varolabildiğimiz ve çağa ruh üfleyebildiğimiz bir dünya mıdır; bizim dünyamız mıdır? Yoksa kendimizi içinde bulduğumuz, ‘biz’i bizden uzaklaştıran, bizi kendimize yabancılaştıran bir ‘yalan’ dünya mı? Her çağın kendi gerçeği vardır. Bir de, her çağın kendi gerçeğini vareden gerçeklikleri. Çağ, kendi gerçeğinin ... Devamını Oku »