Son Haberler
Anasayfa / yazılarım (sayfa 11)

yazılarım

KENDİNİ BİLMEK

                  Hakikatin kapısından geçmenin yolu, kendini bilmektir. İletişimin de ilkelerinden olan kendini bilmek, zor  ve meşakkatli bir yoldur. İnsan kendini arayan bir varlıktır.İnsanın kendisi olmasına engel, yine kendisidir. Kendi olma hali, basit bir arayışın da adı değildir.Kendini bilmekle geçer insan ömrü.İnsan arayışı olan bir varlıktır.İnsanın arayışı üzerine, onlarca eser kaleme alınmıştır.Filozofik eserlerin çoğu, bu arayış adına yapılır.Kendini bilmek zor ... Devamını Oku »

EDEBİYAT NEYE YARAR?

                  Çok sorulan bir sorudur, edebiyat neye yarar?İçinde çıkar barındıran bir soru!Rahatsız edici  de. Cevap isteyen de bir soru. Edebiyat işlevseldir. Her ne kadar eğlence aracı, fikir ya da anlama bütünlüğü olarak görülse de. edebiyatın neye yaradığı sorusu, hep tartışıla gelmiştir.Edebiyata yarar değil de, onun size ne kattığına bakarak anlam vermek, daha doğrudur.Buradan baktığınızda, edebiyat; sorumluluk isteyen, insanları geliştiren, ... Devamını Oku »

KAHT-I RİCAL

                  Eskilerin; yancılığa, torpile, liyakatsizliğe verdiği isim kaht-ı ricaldir. Bugün, tavassut ve tabasbusla anlatılan durum. Aslında devlet bürokrasisi liyakate dayanır. Liyakatin en büyük düşmanı yine kaht-ı ricaldir. Senin adamın, benim adamım meselesi budur. Modern devlet nizamı, liyakatsiz sadık tiplerden ziyade, üretken ve çalışkan insanlar üzerinden yükselir.Paralel devletçikler ya da sovyetik memur sadakati, kaht-ı rical neticesinde oluşur. Buna parti adamlarıyla ... Devamını Oku »

SEKÜLERİN DİYANETLE İMTİHANI

                  Diyanetin savunulması gerektiği günlerdeyiz. Cumhuriyetin dinle imtihanında önemli bir yer tutan DİB, ağır bir saldırı altında. Aslında saldırı DİB’e değil, İslam’a yapılmaktadır.Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu kurum, imansız kesimlerin saldırılarına muhatap olmaktadır.Dine açıktan vuramayan kesimler, dolaylı olarak DİB üzerinden saldırıyorlar.DİB’i savunmak da bize düştü! Aslında kurum, merdivenaltı müslümanlığın panzehiri olarak örgütlenmiştir. Ama bugün yaşadıklarımız, DİB’i savunmayı gerektirmektedir. T.D.K, T.B.M.M.,T.T.K ... Devamını Oku »

KORONA DERSLERİ

                  Korona günlerinde ve evdeyiz. Korona sonrası günleri şimdiden anlayabiliyoruz. Korona günlerinden çıktığınızda, yaşamınızda ruhî bir değişiklik yoksa, siz korona günlerini anlamamışsınız derim. Korona’dan sonra, hiçbirşey eskisi gibi olmayacak, siz de öyle! Salgın bir mikrop içerdiği kadar, aynı zaman da bir durumu da dayatıyor. Bundan insanın etkilenmemesi yanlış olurdu. Öyle de oldu. Şİmdiden korona sonrası konuşulmaya başlandı. Korona derslerini ... Devamını Oku »

TEHLİKELİ GERÇEKLİK Mİ?

                  Edebiyatın, moderniteye yenildiği günlerdeyiz. Nevzuhur meselelerle karşılaşıyoruz. Sapmanın bile edebiyatta normal karşılandığı günlerdeyiz. Sapkınlık, kurmaca bir metinde, özenli ve dikkatli anlatılır. Eseri de sapma üzerine kuramazsınız. Piyasa yazarının sapkınlığını, kızsam da anlarım! Edep kelimesinden beslenen bir yazar, sapkınlığın kurmacasını yazamaz. Bir edebiyat adamı, gerçeği yazıyorum diye, sapmanın ideolojisini yapamaz. Kenize Murat, Azra Kohen, Ahmet Altan, Elif Şafak, Ayşe ... Devamını Oku »

KENDİNDEN KAÇAN TOPLUM

                  Kendinden kaçan insan ve toplumlar vardır. Bizim kendimizden kaçma serüvenimiz oldukça eskidir. Niçin kendinden kaçar toplumlar? Genellikle, yenilgilerden sonra olur. Toplumsal bir yenilgi aldığınız zaman, sizi kültürel şoka itenlerin düdüğünü çalmaya başlarsınız. Buna mağlubiyet ideolojisi der Mehmet Doğan. Yenilgi şokundan sonra; giyim kuşamda, evde barkta,yazı çizide, mimaride, eğitimde kaçışlar başlar. Araftaki toplumda bu kaçışlara maruz kalır. Yani tepeden ... Devamını Oku »

EDEBİYAT VE HAYAT

                  Edebiyat, hayat memat meselesidir. Üretken bir edebiyat, önce sizi rahatlatır. Yazmak, bir huzur vesilesidir. Edebiyat bir huzursuzluk meselesi olsa da, siz mutlu olmak için yazarsınız. Edebiyatı, hüznün sisli puslu alanında inşa ederiz. Edebiyatın kendisi kaotik ortamı sever.Huzursuz olduğum zaman, en iyi yazdığım zamandır. Gergin olduğum imtihanlarda, iyi yazıyorum desem inanın. Edebiyatın hayatı beslediğini anladığımız anda da, yazmış ve ... Devamını Oku »

YAHYA KEMAL’İN DÖNÜŞÜ

                  Yahya Kemal Beyatlı, dinle ilişkisi merak edilen bir adamdır. Bir yüzü batıya dönük olan üstadın, bir yönü de doğuya teşnedir. Bunu eserlerinde de görebiliriz. Onun dinle ilişkisini anlamak için, şiirlerine bakmakta yarar var. Müslümanlığı sıkı, dini pratiği güçlü olmasa da, deist bir adam da değildi. Aldığı batılı eğitimle, dini romantizme sahip bir adamdı.Dinsiz hiç değildi. Eğer dine soğuk ... Devamını Oku »

AHLÂK

                  Ahlak, sadece bir olgu değildir. İnsan yaşamını organize eden toplam bir değerdir. Epey bir din, biraz da toplum değerleri harmanladığınızda ortaya ahlak çıkar. Ahlakı tekemmül etmiş bir adam, kendini ahlaklı olduğunu anlatmaz. Onu resmeder ya da şahsında gösterir. Gösterişçi bir düzende ahlak, anlatılır ve yaşanmaz oldu. Ahlakın kendisi bir normdur. Siz o formu doldurur  ve yaşamınıza ahlaklı bir ... Devamını Oku »